04/09/2014 | Yazar: Ömer Akpınar

Dün yayınlanan bir rapor, LGBT’lere yönelik hizmetler için ayrılan fonlarda orantısız bir kesintiye gidildiğini ortaya koyuyor.

İngiltere’deki kemer sıkma politikaları LGBT örgütlerini zor durumda bırakıyor Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı
İngiltere’de evlilik eşitliğinin kabul edilmesi eşcinsellerin bütün sorunlarını çözmüş gibi görünmüyor. Dün yayınlanan bir rapor, LGBT’lere (lezbiyen, gey, biseksüel, trans) yönelik hizmetler için ayrılan fonlarda orantısız bir kesintiye gidildiğini ortaya koyuyor.
 
Britanya’da 54 sendikayla 6,2 milyon işçinin bağlı olduğu TUC adlı sendikalar birliğinin London Metropolitan University’den hazırlamasını istediği çalışma, İngiltere ve Galler’de LGBT’lere yönelik gönüllü ve topluluk hizmetleri için merkezî ve yerel yönetimlerden aktarılan fonlardaki kesintilere dikkat çekiyor.
 
Staying Alive (Hayatta Kalmak) adlı rapor, Muhafazakâr-Liberal Demokrat Koalisyonu’nun kemer sıkma politikalarıyla bütçelerinin yaklaşık yarısını kamu sektöründeki fonlardan sağlayan LGBT’lere yönelik hizmetlerin orantısız olarak daha zor bir duruma geldiğinin altını çiziyor.
 
LGBT’lere yönelik gönüllü ve topluluk hizmetleri, gönüllü örgütler için ayrılan kamu yardımının yalnızca on binde dördünden yararlanabiliyor. 184 LGBT örgütü ve grubuyla yapılan görüşmelerde, görüşmecilerin büyük bir çoğunluğu çalışmaların geleceği hakkında olumsuz görüş bildirdi.
 
“LGBT’lere yönelik hizmetler hayat memat meselesi”
 
Raporun hazırlanmasını sağlayan sendika birliği TUC Genel Sekreteri Frances O’Grady, Britanya’da LGBT toplumu için evlilik eşitliği gibi bazı alanlarda büyük mesafe kat edilse de “kanaatkâr” olmanın bedelini ödeyemeyeceklerini belirtiyor:
 
“Önyargıların ortadan kalkmaması, LGBT toplumu içinde daha yüksek olan evsizlik ve zihinsel hastalık gibi sorunların devam etmesine neden oluyor. Bu, LGBT’lere yönelik hizmetlerin hayatî olduğu, zaman zaman da uzman desteğine ihtiyaç duyan ya da gidecek hiçbir yeri olmayan kişiler için hayat memat meselesi olduğu anlamına geliyor.” 

Etiketler: insan hakları, çalışma hayatı
Nefret