01/12/2019 | Yazar: Kaos GL

Sözlü tarih projemiz Renkli Ekran'da Şevval Kılıç; 90'larda gece hayatını, sokakları ve kulüpleri anlatıyor.

İstiklal'de 17 tane trans kadın kulübü vardı! - Renkli Ekran: Şevval Kılıç Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Sözlü tarih projemiz Renkli Ekran’da yeni konuğumuz Şevval Kılıç. Şevval; 90’larda Ülker Sokağı yaşadı, uzun süre sivil toplumda yer aldı, yıllardır da İstanbul gece hayatının aranan DJ’lerinden. Şevval; 90’ları, 90’larda gece hayatını, baskıyı ve eğlencenin politik önemini anlatıyor:


“90’larda yine faşizm vardı, yine transfobi, homofobi vardı. Üstelik çok daha brutal bir faşizm vardı, daha ham bir faşizm vardı. Böylesine Batılı, kurumsal bir faşizm yokken; daha hardcore bir faşizm varken, buna rağmen İstiklal’de 17 tane trans kadın kulübü yani. Trans kadınlara özel 17 tane kulüp vardı! Bence müzik de sanat da moda da 80’lerde 90’larda en radikal, en avangart çizgilerini o dönemde sundu. Yani beğenirsiniz-beğenmezsiniz şimdi böyle ığhyyy, 80’ler mi? Iğhyy falan diye burun kıvırıyoruz ama beş sene sonra Retro olacak, bir on sene sonra vintage olacak ya da bişey bişey yani. Şimdi şimdi böyle bir iklim altında çok daha farklı görmeye başladım. İşte, burada da ilk yasaklar başladı, Ankara’da yasaklar başladı, Onur Haftası’na saldırdılar, işte devlet saldırdı, üstelik de falan, çok motivasyonumuz çok düştü, ne yapacağımızı bilemedik, disoriented olduk yani, hani hangi yöne gitsek, ne yapsak bilemedik falan ama. Şekerim! Ben 80’lerde 90’larda survive ettim. Ben 80’leri 90’ları gördüm. Hiçbir şey o kadar kötü olamaz. Şimdiki daha az kötü demek istemiyorum. Şimdi çok daha bambaşka. Çok daha organize çok daha komplike bir faşizm var ve ayrımcılık var yani dört koldan böyle. Çünkü biz nasıl gelişiyorsak faşizm de gelişiyor.


Ben sokak kızıydım, Ülker sokak kızıydım fakat bir ara sokakta çalışmamıza izin verilmedi. Böyle, bir amir geldi “kulüplere gideceksiniz” dedi. “Herkes kulübe gitsin kulüpte çalışsın” dedi. “Camlardan sarkmak, camlardan bakmak yok” dedi bir tane amir. Biz kulüplere gitmeye başladık. Hakikaten bizi kimse almıyordu bir süre. Kulüp deneyimim de oldu yani. Tarlabaşı kulüpleri vardı, biz de Tarlabaşı kulüplerine burun kıvırırdık mesela. “Zalimin zulmü” böyle bir şey her ezilen eline fırsat geçtiğinde o da başka bir şeyi ezme hali. Tabi o zamanlar 19, 20 yaşında falandım yani. Çok da şey bilincim oluşmamıştı belki de ama. Kabare 33’te çalıştım. Ben Kabare kızıydım. Arada birimiz sahneye çıkıp bir mikrofona falan bir şey söylemeye çalışırdık ama ne ses sistemi vardı ne de oraya gelenlerin çok da onlarla bir alakası yoktu. Seks işçiliği yapıyorduk ve ben mesela çok içki de içemezdim. İçki içmeyi de çok sevmiyordum. Birisinin masana oturup seni çıkarabilmesi için sana içki ısmarlaması gerekiyor. O içki de pahalı bir içki. Yani bira atıyorum 5 liraysa o bira 15 lira gibi bir şey. Tam şeyleri doğru veremiyor olabilirim ama… Konsomasyona oturuyorsun yani. Ben şey yapamazdım yani hani birinin masasına otur, lak lak yap, “canım-cicim, yakışıklım, şahanesin, bir tanesin”, koliye ikna et, paraya anlaş ve götür. Bu prosedürler benim için çok… Ben sokak kızıyım. Ülker kızı olduğum için tip-tak, şey istiyorum hani Action! “Aşkım gidecek miyiz, gitmeyecek miyiz? Mal bu” falan…O yüzden mesela kulüp patronları beni pek sevmezlerdi çünkü masam olmazdı benim. Mesela benim ev arkadaşım vardı Gökçe diye. Gökçe’de bir çene vardı. Bir çene vardı onda, bizim koliden kazandığımız parayı, o yirmi tane masa yapardı böyle bir saat içinde, uçardı yani. Yirmi tane masa yapardı ve senin sikişerek kazanacağın parayı o bir saatte masalardan bahşiş olarak alırdı. Bu da başka bir yetenek yani. O da kulüp kızıydı mesela. Süslenir makyaj yapar. O da bir sektör işte. Onun giyimi var kuşamı var, birazcık laf etmeyi bileceksin. Her zaman güzel, çünkü senin gibi genç ve güzel kızlar var, rakiplerin var. Onların arasından seni birilerinin fark etmesi lazım. Bir tür rekabet de barındıran bir meslek bu. Hele hele kulüpteki tarzdaki bir seks işçiliği rekabeti de barındıran bir tarzdı.”


İyi seyirler…


Video Haber İkon  İlgili Video:


Etiketler: insan hakları, kültür sanat, yaşam
Nefret