26/04/2020 | Yazar: Kaos GL

“İktidar tüm politikalarında bireyleri ayrıştıran, şiddete maruz bırakan, şiddeti meşrulaştıran, ahlak kisvesiyle panoptik sürekli gözetleme davranışından vazgeçmelidir.”

İzmir Barosu Çağdaş Avukatlar Grubu’ndan nefrete karşı mücadele çağrısı Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

İzmir Barosu Çağdaş Avukatlar Grubu, Diyanet’in LGBTİ+’ları ve HIV’le yaşayanları hedef gösteren nefret hutbesinin ardından, “LGBTİ+ hakları mücadelemizi sürdürmek konusundaki ısrarımızı yinelerken, nefret söylemlerinin karşısında olduğumuzu belirtmek isteriz” dedi.

Açıklamanın tam metni şöyle:

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın geçtiğimiz Cuma Hutbesi’nde LGBTİ+ bireylere yönelik nefret dolu söylemlerinin kitlelere de nefreti aşılama amacı taşıdığını üzülerek görüyoruz.

Ali Erbaş, daha önce yazılmış bir kağıttan okuduğu metinde, aynı zamanda nikahsız birlikteliklerin ve eşcinselliğin HIV’e neden olduğunu vurgulamaktadır. Bu söylemler, HIV hakkında çağın gerisinde kalan, ilkel inanışlarla hem HIV’le yaşayan kişileri toplumun ahlaki kazığına oturtmakta hem de bir çeşit toplum mühendisliğini inşa etmeyi amaçlamaktadır. 81 ildeki tüm camilerde aynı konuyu işleyen ve merkezi cuma hutbesi uygulaması yapan Diyanet İşleri Başkanlığı açık bir şekilde bu konuşmasıyla iktidara ait disiplin oluşturmaya yönelik teknikle adeta panoptikon hapishane tasarımı amaçlamaktadır. Nesneleşen bireyler, toplumun birlikte yaşadığı kişileri ve kendisini denetleyerek makbul vatandaşlığa hizmet ederken bu nefret söylemleri ile LGBTİ+ bireyleri açık bir güvensizlik ortamında bırakmaktadır.

Ataerki, genel ahlaka dayalı iktidarlık performansını sürdürürken tahrip ettiği alanlara müdahalesinde hep aynı silahı kullanıyor. “Muktedirlere layık vatandaş olma” Toplumsal cinsiyet rollerine uygun, dindar, itaat eden ve her özel alanda genel ahlakı gözetmek zorunluluğunda olan vatandaşlar.

LGBTİ bireylerin, LGBTİ+ aktivizmi yürüten derneklerin, LGBTİ+ aktivistlerin sıklıkla İç İşleri Bakanının, Diyanet İşleri Başkanı’nın, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı’nın ajandasına girmesi örgütlü şekilde yürütülen LGBTİ+ fobi karşıtı mücadelemizin ne denli önemli olduğunu gösteriyor. Bir kez daha vurguluyoruz ki; iktidar tüm politikalarında bireyleri ayrıştıran, şiddete maruz bırakan, şiddeti meşrulaştıran, ahlak kisvesiyle panoptik sürekli gözetleme davranışından vazgeçmelidir.

İzmir Barosu Çağdaş Avukatlar Grubu olarak LGBTİ+ hakları mücadelemizi sürdürmek konusundaki ısrarımızı yinelerken, nefret söylemlerinin karşısında olduğumuzu belirtmek isteriz.


Etiketler: insan hakları, nefret suçları, din/inanç
Nefret