20/06/2017 | Yazar: Kaos GL

Yarı şeffaf bir kimono içerisindeki figür cilveli cilveli bir yelpaze tutuyor elinde. Bir diğeri vazonun içindeki zambağı düzenliyor.

Japonya’nın üçüncü bir cinsiyeti varken… Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Yarı şeffaf bir kimono içerisindeki figür cilveli cilveli bir yelpaze tutuyor elinde. Bir diğeri vazonun içindeki zambağı düzenliyor. Erkek mi onlar yoksa kadın mı?

Özde Çakmak, Susan Chiro’nun New York Times’ta yayınlanan “When Japan Had a Third Gender” makalesini KaosGL.org için Türkçeleştirdi:

Yarı şeffaf bir kimono içerisindeki figür cilveli cilveli bir yelpaze tutuyor elinde. Bir diğeri vazonun içindeki zambağı düzenliyor. Erkek mi onlar yoksa kadın mı?

Japan Society’de açılan serginin gösterdiği üzere, akademisyenler onlara üçüncü cins diyorlar – erken dönem modern Japonya’da hem erkek hem de kadınlarla cinsel ilişkiye hazır, güzelliklerinin doruğunda görülen yeniyetme erkekler. Japonya’nın 1800’lerin sonlarında Batı’nın cinsel törelerini benimsemeden önce cinsiyete dair görüşlerin ne denli esnek olduğunu açığa vuran sergideki çok sayıda örnekten biri wakashu adıyla biliniyor.

“Üçüncü Cins: Japon Baskılarda Güzel Gençler” adlı sergi Birleşik Devletler ve yurtdışında cinsiyet rollerine dair bir karışıklık zamanında çıkageldi. Trans kişiler için tuvalet hakları kültürel bir alev alma noktası oldu. “Cinsiyet akışkanlığı” kavramı – kadın ya da erkek olarak tanımlanmak şart değildir, cinsiyet bir süreklilik olarak ifade edilebilir – geleneksel tanımlamaları bulandırmakta.

Fordham Üniversitesi’nde sanat tarihi alanında öğretim üyesi ve 1603’den 1808’e Edo dönemini ele alan serginin misafir küratörü olan Asato İkeda, “Bu bizi şimdi ve gelecek hakkında düşünmemiz için tarihe yöneltiyor” dedi.

Geçmişteki ve günümüzdeki başka toplumlarda olduğu gibi – Hindistan’da “hijra”, bazı Amerikan yerli kültürlerinde “iki ruhlu kişi” – Edo Japonyası’nda cinsiyet tanımları ve cinsel alışkanlıklardaki çeşitliliğin kadın ve erkeklerin “ya ondadır ya şunda” kimlikleri olduğuna dair modern kavramlara meydan okuduğunu söyledi.

Sergilenen resimde Edo toplumunda kaç sayıda permütasyonun kabul edilebilir olduğu gösterilmektedir; yeni yetme wakashu ile cinsel birleşme yaşayan kadın ya da erkekler; wakashu gibi giyinen ve sert sevişmeye kendini kaptıran kadın geyşalar; kadın gibi giyinen erkek fahişeler; Kabuki sahnesi üzerinde kadınları taklit eden erkekler – günümüzde de devam eden bir gelenek; ve hatta bir noktada erkek gibi davranan bir kadını taklit eden erkek bir Kabuki aktörü.

Profesör Ikeda bunun baskılar görece ucuz olduğu ve bazıları erotika olarak geniş çapta yayıldığı için cinsiyet kimliğinin bir miktar bulanıklaşmasının kasti, oyunbaz ve kışkırtıcı olduğunu gösterdiğini söyledi.

Wakashular tipik bir örnektir. Bu terim bir erkeğin ergenliğe girdiği ve kafasının wakashuları tanımlamayan bir belirti olan perçemlerin üzerinde üçgen şeklinde bir kesimle yer yer tıraş edildiği zamanı tanımlar. Yalnızca tam olarak yetişkinliğe adım atmadan önceki bu dönemden önce erkekler ya da kadınlarla cinsel birliktelik yaşamak toplumsal olarak hoşgörülebilirdi.

Wakashular baskılarda güzel ve çekici olarak, bazen de zamanında çiçek düzenleme ya da samisen oynama gibi feminen sanatlarda görülenleri uygularken sunuluyor. Samuray sınıfına ait olan Wakashular, evlenmemiş kadınlar gibi, furisode olarak bilinen uzun kollu kimono giyebilirlerdi. Çok sayıda baskıda, saçın içerisindeki tıraşlı üçgeni bulmak ya da bir samuray wakashunun kuşağına sokulmuş kılıcı saptamak, (ya da erotik tahta basma kalıplarında teşhir edilen cinsel organlarını görmek için), wakashuları yakınlarındaki kadınlardan ayırt etmek için yakından bakmanız gerekir.

Bazı durumlarda, cinsiyetleri kasten tersyüz eden (transpose) muzip edebi göndermeler vardır. Bu baskılar klasik edebiyattan ya da Budist ve Konfüçyüsçü geleneklerden tefrikaları betimler, fakat ana karakterlerin cinsiyetleri değiştirir ya da erkekleri wakashu biçimine sokar.

Sergideki resimler günlük yaşamın canlı enstantenelerinden çekincesiz arzu tasvirlerine uzanmaktadır. Ekranın biri, bir Budist rahibin çevresinde erkek erkeğe cinsel birleşmeden önce önsevişmeyi çağrıştıracak şekilde rahibin ellerini şaka yollu bastırarak tutan (hold down), ona içki içiren ve ayağını gıdıklayan birkaç wakashuyu gösterir. Genç bir kadın, bir resme imzasını atan yaşça daha büyük bir ressamın arkasından wakashu sevgilisine bir aşk mektubu uzatır. Wakashunun biri ünlü bir fahişeyle seks hayalleri kurarken, bir diğer kadın onun üzerini bir ceketle şefkatle örter.

Çok sayıda baskı Edo toplumunun sıkı sınıf ve yaş hiyerarşisini yansıtır, küratörlerin buna dikkat çekmelerinin bir sebebi cinsiyet normlarını doğrudan günümüzdekiyle kıyaslamanın yanıltıcı olmasıdır. Rekabet halindeki samuraylar arasında uzun süren savaş yıllarının ardından Edo dönemi Japonlar için görece barış dönemiydi. Aynı zamanda Batı’dan nerdeyse tam bir kopuş yaşanıyordu. Bu, cinsel deneyimlere yer açılmış olmasının nedenlerinden biri olabilir, ancak sadece belli sınırlar çerçevesinde.

Japan Society’deki sergi yorum küratörü Michael Chagnon, eşcinselliğin yüzyıllar boyunca samuraylar arasında gerçekleştirilmesi ve Edo dönemi sırasında ticarete dökülmesine rağmen herhangi bir cinsel anlamda yetişkin erkek erkeğe birleşme imasının – Kabuki aktörleri gibi – toplumdan dışlanmış gruplarla sınırlandığını söylemektedir. Daha genç wakashular peşinde koşan tecrübeli kadınlar dışında erkekler cinsel partner ve cinsel pozisyon arayışından sorumlulardı. Kadınlara erkeklere tanınan cinsel özgürlükler verilmediği için adeta hiçbir lezbiyenizm betimlemesi yoktu. İki çıplak kadını gösteren tek baskı muğlak olmakla beraber sanat tarihçileri onun karşılıklı arzu çağrıştırıp çağrıştırmadığından emin değiller. Yaşlı erkekler genç wakashularla sevişir.

Wakashuların şimdi rıza yaşı sayılan yaştan daha küçük bir yaşta, ergenlikten sonra cinsel ilişkiye hazır oldukları düşünüldüğünde, sergi sübyancılık ya da istismar sorularını akla getirmektedir. Küratörler Toronto’da Royal Ontario’da gerçekleştirilen orijinal sergi boyunca çalışmanın çocuk pornografisi sayılmadığından emin olmak için yetkili sosyal hizmet uzmanları ve avukatlara danıştı.

Chagnon evliliklerin ve cinsel ilişkilerin, kısmen insanların çok daha genç – genellikle 30’lu yaşların sonlarında -  ölmeleri sebebiyle günümüzdekinden daha erken yaşandığını söylemektedir.  Chagnon, rıza yaşı kavramının Edo Japonya’sında olmadığını, daha sonra ithal edildiğini söyledi.

Japonya’nın askeri açıdan daha üstün olan Batı’nın talepleriyle küçük düşürülmesinin ardından – Tuğamiral Perry’nin siyah gemileri bir zamanlar Batı tüccarlarını kıyıdan uzak adalara hapseden bir ülkenin imtiyazlarını zorla elinden aldı – Edo dönemi sona erdi. Ve 1860’ların sonlarında, Japonlar Batı teknolojisini ve hükümet biçimlerini benimsemekte acele ederken Batı’nın daha katı cinsiyet ve hoşgörülebilir cinsel özgürlüğünü de ithal etti. Wakashu geleneği sona erdi. Eşcinsellik bir süreliğine yasaklandı.

2015 yılında parlamentoda tartışılmasına ve bazı şehirlerin hemcins çiftler için partnerlik hakkı vermesine rağmen günümüz Japonya’sında hemcins evlilik yasal değildir. Çok sayıda sanatçının daha çok internet ortamında şakacı biçimde kimlikleri değiştirmesi ya da katmanlamasıyla eşcinsel bir alkültür gelişmektedir. Fakat eşcinsel erkeklerden genellikle kadınlarla evlenerek ve çocuk yaparak toplumsal beklentileri gerçekleştirirken cinsel hayatlarını gizlice yaşamaları beklenir.

Günümüzde “cinsiyetsiz danshi” olarak bilinen bazı Japon erkekler, geçmişin esrarengiz bir yansıması olarak, bir kez daha androjen giyinerek ve makyaj yaparak ya da genellikle feminen görülen kıyafetler giyerek safları bulanıklaştırıyorlar.

Japonya’da büyüyen Profesör Ikeda, “Cinsiyete dair bu zengin geleneğe sahip olsak da bunun gibi baskılar ders kitaplarında bulunmuyor,” dedi. “Japonya’da bu türden sergiler yapmıyoruz.”

Bu provokatif sergi, modern toplumun çok sayıdaki yansımasından biridir. Onu incelemek kategoriler, tanımlamalarla ve halen cinsiyetler arasındaki safların bükülmesi mi yoksa muğlaklaştırılması mı gerektiği konusunda kararsız toplumlarda nasıl yankılandıklarına dair bir hesaplaşmadır.


Etiketler: kültür sanat
Nefret