16/11/2008 | Yazar: Can K.

Jeffree Star’la tanışmaya hazır mısınız Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Elektronik müziğin yeni yüzü, MySpace'in en tanınan isimlerinden 21 yaşındaki Jeffree Star’ı sizlere tanıtmak için Can Koçanalı derledi ve çevirdi.

Sizleri elektronik müziğin yeni yüzü Jeffree Star’la tanıştırmak istiyorum.1986 yılı Kaliforniya doğumlu olan Jeffree Star müzisyen olmasının yanı sıra makyöz, model ve tasarımcıdır. Aykırı duruşu, saç rengi, ‘hello kitty" takıntısı, cinsel kimliği ve verdiği pozlarla herkesi kendine hayran bırakan bir güzellik. Çevresindeki coşkulu hayran kitlesiyle her geçen gün daha çok ünlenen bir sanatçı. Bir üretim ve tanıtım harikası. Hiç kimseye aldırış etmeden en uç noktalarda durabilme cesaretini gösterebilen bir birey. İnternet dünyasının bize kazandırdığı en büyük yeteneklerden biri.

Kendi yorumlarıyla kaşınızda Jeffree Star

‘Merhaba! Ben Jeffree Star. Tanrı bir kere bana bu kadar popüler olmanın sağlıksız olduğunu söylemişti ve sanırım bu yüzden sürekli hastayım.

Kendi vücudumun görüntüsü, her nefes aldığımda kesiliyor, parçalara ayrılıyor. Yaptığım hasarı tamir ediyorum. Sen iste ya da isteme. Son çıkan moda dergisini elime aldığımda ve başka hiç kimsenin bana benzemediğini gördüğümde korkunun tavanı adeta üzerime düşüyor. Ama ben neyim? "Gerçek" kelimesi nerelere gitti? Acaba gerçeklik sarı saçlar, plastik vücut parçaları, bronz ten ve porselen dişlerden mi ibaret? Bence güzellik terli bir vücut, lekeli ruj ve büyük ağız; hiçbir şeyden korkmamak ve kendini, başka hiç kimse olmaya çalışmadan gerçekten sevebilmek. Gurur mabedim beni güvende tutacak. Beni yıkmaya çalışabilirsiniz, ama sadece kendinize zarar veriyorsunuz; tam da yapmanız gerektiği gibi...



Ben bir reklam panosuyum. Gittikçe yaşlanan özgüveninizi reklam yapan; kendi yıkımınızı ve onurunuzu gösteren panoyum...

Çok uzun zaman geçti ve ameliyat da artık bir seçenek değil. Bana asla bir şey olamayacağımı söylediler; peki onları izleyen dünyaya kim sahip? Kimin böylesine muhteşem ve bağlı hayranları var? İnsanların benden nefret etmeye ihtiyaçları var çünkü aslında, kendilerinden nefret ediyorlar. Benim hakkımdaki dedikodulara inanmak istiyorlar çünkü kendi dedikoduları yok. Buraya kalmak için geldim; elmas jantlarımla ve pembe rujlarımla... Bu yüzden artık buna alışın; denemeden ve bana karşı olumsuz olmadan önce kendiniz hakkında düşünün biraz.

Ben, gerçek duygular için bir kaçış aracıyım. Ben sizin burnunuza kakılan gerçeğinizim. Petrolden dişlerinizle ve zorlama empatinizle gülümseyin. Kalbinizi kıran tek şey olmama izin verin, çünkü buna engel olamıyorsunuz. Haksız olduğunuzu hissettirecek benim gibi birine ihtiyacınız var.

Yalnız ve arıtılmış olmayı seviyorum. Biliyorum, hepiniz benim etrafta durmamı ve şirin gözükmemi istiyorsunuz. Ama aslında ben gerçek bir kişiyim. Neredeyse.

Evet, ben harika pembe rujumda siyah pencerenin altında sessizce saklanırken kameraların flaşları hep patlayacak. Elmas tırnaklarım bir Mike Jones ya da Paul Wall kızı gibi parlıyor; eğer bu şöhret prensesinin yanına gelecekseniz güneş gözlüğü takmak zorunda kalacaksınız.

Yeraltı gençliğine bir simgeyim ben. Jon Benet Ramsey bile benim yerimde olmak isterdi. Her şey kahrolası ölü gözlerim gibi sıradan ve diyorum ki: Ben tek Amerika güzeliyim. Ben, annenizin olması gerekenim. Muhteşemim.’

Aykırı duruşuyla Jeffree Star her geçen gün güçleniyor. O geçen yılı dergiler için pozlar vermek, TV şovlarına çıkmak, Myspace'te 20 milyon kereden fazla dinlenmek, çoğu grubun uğruna öleceği teklifleri geri çevirmek ve on binden fazla dinleyiciye söylemek, kapalı gişe turlar yapmak ve KRALİÇE olmakla geçirdi. Dünyanın şu ana kadar gördüğü en büyük kendi kendine yaratılmış kişiliğinde kendini dolduran hayaller ve inançların bir alıştırması, uygulaması olarak başlayan şey, bayanlar ve baylar, hayatından kendisinden büyük, bir evden bile büyük ve bekâr erkeklerin üzerinden çukurlar ve sınırların arasından geçebilen, internetin yeni kraliçesi...

Kendiliğinden itiraf eden bir sevgili hırsızı ve makyaj bağımlısı, bir fotoğraf keşi ve paçoz giysilerin tasarımcısı, utanmazca azgın ve açıkça yıkıcı, altüst edici; 11 Eylül sonrası Amerika için bir rol model. Tüm dünya yasta ve Jstar da dünyayı felaketle karışık gerçeklik ve sahteyle dolduran yüksek topuklu bir mumyalayıcı. Nefret edenler gözünü açsın! Jeffree Star'da makyajdan ve saçtan daha fazlası var.



MySpace'in en tanınan isimlerinden 21 yaşındaki Jeffree Star, kendi kendine ünlenmiş biri olarak meşaleyi taşıyor. Bazı ünlüler sistem tarafından üretilirken, diğerleri sisteme vurur ve kendilerini üretirler. Jeffree Star'ın MySpace sayfasına gizlice bakan ilgisiz kültür akbabalarına, yüz binlerce "arkadaş" mucize gibi gelebilir tabi ama zorlu pazarlama dehası ve sayısız saatlerce sıkı çalışma, işte bu marifetin arkasındaki gerçektir. O, ‘Heart Sungery İsn’t That Bad(14 Şubat 2008)’’ ve ‘Plastic Sungery Slumber Party (13 Mart 2008)’’ gibi çok konuşulan ve dinlenen single’lara imza attı. Müziğe bakış açısı ve kendi alternatif elektronik müzik anlayışıyla birçok kişinin dikkatini çekti ve taklit edilmeye başlandı. Şarkıları itunes’te yüksek satış rakamlarına ulaştı. MySpace profil sayfasının ziyaret edilme oranı 60 milyon tıklamaya yaklaştı. O artık kendi gücünü ve direnişini herkese göstermeye başlamıştı.

Jeffrey Star, ‘ben erkek değilim; ben kadın değilim; vitrinlerde gördüğünüz cansız mankenler gibiyim’ gibi söylemlerle yeni bir kişisel geçmiş türü yaratarak, doğduğu ismi ve geçmişini bazı eski moda trendler gibi geride bıraktı. Cinsiyet, cinsel kimlik ve süreçte insanlık durumunun kaybı/şekil değiştirmesi/edinilmesi kavramlarıyla oynayarak bunu yapan Star, ‘Beni herkes anlamayacak,’ diyor. ‘İşte, konu da bu. Zamanımın önünde olan ilk insan değilim, ama emekliliğimi bekleyecek zamanım yok. Onlar Geritol haplarını içip sürekli aynı şeyleri yapabilirler. Ama benim için sürekli değişmek, genişlemek daha önemli. Kayıt şirketleri ve medya patronları kafalarını bilindik orta yaşlı, orta Amerikan, korku temelli modayla bozduklarından, Jeffree Star sürüsüne katılan sayısız genç aslında hiç de ‘hiçbir şey’ için çalışıyor değil. Bu insanlar terli avuçlu hayranlar ya da homofobik düşmanlar; bıçak gibi bakışları ve amansız dikkatleri aynı temel gerçeği onaylıyor: onu sev ya da ondan nefret et, günün sonunda bu yıldız yükseliyor olacak.

Jeffree Star’ın ağzından son olarak şunları aktarmak istiyorum:

‘Etiketlerin dışına çıkmak istiyorum. Bütün hayatımın tek bir kelimeye sıkıştırılmasını istemiyorum. Bir hikâye. Başka bir şey bulmak istiyorum; bilinemez, haritada olmayan bir yer. Gerçek bir macera. Esrarengiz biri, bir sfenks. Bir gizem. Boşluk. Bilinmeyen. Tanımsız.’

‘Gerçek mutluluğu bulmanın tek yolu, tamamen açık olarak tehlikeye girmenizdir. Tabi ki herkes tanrıyı oynamak ister! Ama benim için, bu tam-zamanlı bir iş.’

‘Gidin ve kendinize güneş gözlüğü alın. Çünkü gelecek, parlak pembe olacak.’’

Kaynak: www.myspace.com/jeffreestar] [www.JeffreeCuntStar.com

Etiketler: kültür sanat
Nefret