18/03/2020 | Yazar: Kaos GL

Türkiye’de yaşayan LGBTİ+ mültecilerin katkılarıyla “Gökkuşağı Sınır Tanımaz” temalı özel bir sayı yayımlayan Kaos GL Dergi’de S. Gh. anlatıyor.

“Kendime binlerce kez ayrılma dedim…” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Türkiye’de yaşayan LGBTİ+ mültecilerin katkılarıyla “Gökkuşağı Sınır Tanımaz” temalı özel bir sayı yayımlayan Kaos GL Dergi’de S. Gh. anlatıyor.

İran’dan ayrılmaya karar verdiğimde 27 yaşındaydım. Mezun olmuştum ve dünyayı değiştireceğimi düşünüyordum. Eşyalarımı topladığım son haftalarda ülkesinin sonsuza kadar terk eden biri gibi hissediyordum. O günlerde ülkeyi sonsuza kadar terk eden kuzenim dışında yurt dışında yaşayan akrabamız yoktu.

Kendime binlerce kez ayrılma dedim… Vazgeçmek ve bütün sözlerimden dönmek istedim...

O geceyi asla unutmayacağım. Vedalaşmam gerektiğinde 22 Eylül 2014’tü ve özellikle de ne olacağını bilmediğimde vedalaşmak kolay değildi. Türkiye’ye dair hiçbir fikrim yoktu. Annemle vedalaşmak en zor andı. Onu öptüm ve kokladım fakat bir daha görüşüp görüşemeyeceğimizi bile bilmiyordum. Herkes ağlıyordu, onlara sarıldım ve onları öptüm. Annem aralarında en güçlü olandı ve ona gerçekten gıpta ettim. Annemin sonrasında hiç geri dönmeyeceğimden emin olduğunda çok huzursuz olduğunu, odamın kapasını sonsuza dek kilitlediğini duydum. Kahretsin, ayrılık!

Annemle lezbiyen olmama dair bir kez konuştum. Bunu kabul etmek onun için zor olsa da bana “canım ne olursan ol başarılı olmak için sadece derslerine çalış ve eğitimine devam et” dedi. En sonunda, vedalaştım ve buraya geldim. Şimdi kendime şöyle demem gerekiyor: “S. Gh. bu senin seçimin ve güçlü olmak zorundasın.” İstanbul güzeldi. Oraya gidişim de güzeldi. Annemi aradım ve ona “vardığımda seni arayacağım” dedim. İstanbul’dan direk Ankara’ya gittim. Oraya vardığım anı çok net hatırlıyorum. Buraya benden önce gelmiş bir arkadaşım X beni havaalanında bekliyordu. Bir ya da iki gün onun evinde kaldım.

BM’ye kayıt olmaya dair kötü şeyler duymuştum. Kayıt olmak için oraya korkuyla ve titreyerek gittim. Sonrasında X şehrinde yaşamam gerekiyordu. Annemi her sabah ve her gece arıyordum. Onu telefondan aramak çok pahalıydı ben de onu Viber’dan arıyordum. Sonrasında X ona bir iPad aldı ve Skype üzerinden konuşmaya başladık, onu bazen görebiliyordum.

O geceden bu yana, iyi kötü, soğuk sıcak, mutlu ve üzüntülü anlar içeren birkaç yıl geçti. Anneme tekrar sarılabilir hale geldim. Şimdi buraya geldiğim için mutluyum, bütün o iniş çıkışlara rağmen mutluyum… Hasretim azalmadı ama kendi ayaklarım üzerinde durmayı, mutlu anlar yaratmak için acı çekmeyi ve hayatıma şekil vermeyi öğrendim.

Şimdi, buradayım, bir eşimin ve bir ailemin, bütün hayatım olacak bir kızımın olmasını umut ediyorum ve onu her koşulda destekleyeceğime ve onun benim gibi zor bir hayatının olmasını engelleyeceğime dair kendime söz veriyorum.

“Gökkuşağı Sınır Tanımaz” özel sayısına ArapçaFarsça ve İngilizce burada yer alan linklerden erişebilirsiniz. 


Etiketler: insan hakları, mülteci
Nefret