04/06/2009 | Yazar: Ali Erol

DİSK, kamuoyuna sunduğu anayasa önerisinde, ‘cinsel yönelim ve cinsel kimlik’i de ayrımcılık yasakları arasına ekledi.

KESK ve DİSK’in Anayasasında Cinsel Yönelim Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

DİSK, kamuoyuna sunduğu anayasa önerisinde, ‘cinsel yönelim ve cinsel kimlik’i de ayrımcılık yasakları arasına ekledi.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) da ‘Yeni Anayasa İçin Öneriler’ başlıklı bir taslak hazırladı. KESK, hazırladığı taslağı, konfederasyonu oluşturan genel merkezlere sundu.
 
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonunun (DİSK) ‘Özgürlükçü, Eşitlikçi, Demokratik ve Sosyal Bir Anayasa İçin Temel İlkeler Raporu’, kamuoyuna duyuruldu. 
Genel Başkan Süleyman Çelebi, ‘baskıların, yasakların, siyasal gericiliğin, ırkçılığın, her çeşit milliyetçiliğin yükselmesinin ardında 12 Eylül anlayışı ve 12 Eylül Anayasası’nın olduğunu söyledi.
 
12 Eylül anayasasının değiştirilmesi konusunun Türkiye’nin gündemine eskiye oranla daha fazla taşındığını belirten Çelebi, ‘anayasanın ‘Kimler tarafından, nasıl ve niçin değiştirilmesi gerektiği tartışması’ önemlidir’ dedi.
 
‘Anayasa, evrensel olarak kabul edilmiş insan haklarını ve uluslararası anlaşmalarla teminat altına alınmış bireysel hakları çekincesiz içermelidir. Anayasada sadece demokratik hak ve özgürlükler değil, ekonomik ve sosyal haklar da güvence altına alınmalı, yurttaşların temel ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarının giderilmesi devletin anayasal sorumluluğu olmalıdır.’
 
Eşitlik ve Ayrımcılık

DİSK, kamuoyuna sunduğu anayasa önerisinde, ‘cinsel yönelim ve cinsel kimlik’i de ayrımcılık yasakları arasına ekledi.
 
Anayasa raporundaki eşitlik ve ayrımcılık ile ilgili öneriler şöyle:
 
‘Eşitlik ilkesi, fiili (maddi/gerçek) eşitlik esas alınarak düzenlenmelidir. Tarihsel süreç içinde eşitlik kavramı incelendiğinde, ilk tanımların biçimsel (şekli) eşitlik çerçevesinde yapıldığı, bunu fiili (maddi/gerçek) eşitlik tanımlarının izlediği görülmektedir. Biçimsel eşitlik anlayışının yetersizliği, ‘gruplar’a ilişkin olumsuzlukların giderilmesi ihtiyacının savunulmasına yol açmıştır. Şöyle ki, kadınlar ve engelliler veya diğer bazı gruplar, grup olarak uzun yıllardır, daha radikal, grup temelli çözümler gerektiren dezavantajlar yaşamaktadırlar. Bu nedenle bireyin cinsiyet veya benzeri özelliklerini göz ardı eden bireysel bakış açısına karşılık, dezavantajlı grup temelli bakış açısı, bu etmenlerin göz önünde bulundurulmasını ve söz konusu grupların gerçek durumlarına ilişkin kararlar alınmasını talep etmektedir. Sonuçlarda veya çıktılarda eşitliği amaçlayan bu tür eşitlik, ‘fiili eşitlik’ olarak adlandırılmaktadır.
 
Fiili eşitliğin gerçekleştirilmesinde başvurulan yöntemlerden biri, olumlu (pozitif) ayrımcılıktır.
 
Yeni Anayasa’da, kadınların gerçek eşitliğinin sağlanması için, ‘olumlu ayrımcılık’
ilkesi açıkça yazılmalıdır. Ayrımcı düzenleme ve uygulamalara yol açan  ‘cinsel yönelim, cinsel kimlik, aile sorumlulukları, medenî durum, yaş, engelli olma’ gibi yeni nedenler de, ayrımcılık yasakları arasında sayılmalı ve Devlet, eşitliği bütün dezavantajlı gruplar için siyasal, sosyal ve iktisadi yönleri ile her alanda gerçekleştirmek amacıyla özel ve olumlu önlemler almakla yükümlü kılınmalıdır. Bu maddeye, ‘hiçbir gelenek, görenek, din ve ideolojinin, hiç kimsenin aşağılanmasını ya da fiziksel ve ruhsal bütünlüğüne zarar veren eylemlerin yapılmasını haklı göstermeyeceği" ibaresi eklenmelidir.’

 
KESK: ‘Yeni Anayasa İçin Öneriler’

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) da ‘Yeni Anayasa İçin Öneriler’ başlıklı bir taslak hazırladı. KESK, hazırladığı taslağı, konfederasyonu oluşturan genel merkezlere sundu.
 
Çalışma hayatında cinsel yönelim ayrımcılığı yasaklansın

KESK, çalışma hayatında cinsel yönelim ayrımcılığına karşı tedbirlerin alınması ve anayasal kural haline getirilmesini ‘yeni anayasa için öneriler’ine dâhil etti. Diğer ayrımcılıklarla birlikte cinsel yönelim ayrımcılığının da yasaklanarak yaptırıma tabi tutulması gereği belirtiliyor.
 
DİSK, ‘kamu hizmetine girme hakkı’ bölümüne, ‘cinsel yönelim’ ve ‘cinsiyet kimliği’ ibarelerini de aldı.
 
‘Kamuya ilişkin iş duyurularında, işe alınmada, iş ilişkisinin devamında ve işe son vermede görevin gerektirdiği nitelikler ve biyolojik nedenlerden başka hiçbir ayırım gözetilmemelidir. Dil, ırk, renk, cinsiyet, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, siyasî düşünce, inanç, medeni hal, aile yükümlülükleri, yaş, engelli olma ve benzeri sebeplerle ayrım yasaklanmalıdır.’
 
‘Çalışma koşulları bölümünde de ayrımcılığın yasaklanması ayrıntılı olarak tanımlanıyor.
 
‘Fiili eşitliğe, yaşlılara, engellilere ve çocuklara özgü düzenlemeler yapılmalıdır. Kadın ve erkekler arasında, işin niteliğinin ve biyolojik nedenlerin zorunlu kıldığı haller dışında, iş duyurularından başlayarak, işe alınmada, çalışma koşullarında ve işe son vermede, cinsiyete dayalı ayrımcılık ve ayrıca çalışanlar arasında medeni hale, aile sorumluluklarına, cinsel yönelime, yaşa, düşünce ve inanca ve benzeri sebeplere dayalı ayrımcılık yasaklanmalıdır. Devlete, işveren ve çalışan taraflarına fiili eşitliğin gerçekleşmesi için gerekli bütün önlemleri alma yükümlülüğü getirilmelidir. Devlete, aile ve iş yaşamının bağdaştırılmasını sağlayıcı önlemleri alma yükümlülüğü getirilmelidir.’
 
Eşitlik sorunu

‘Eşitliğin sağlanması için asgari şart olan ayırımcılığın yasaklanması gerekir. Ayrımcılık yasağı anayasada açıkça yer almalı, toplumsal olarak dezavantajlı konumda bırakılan gruplara yönelik ayırımcılık her düzeyde yasaklanmalıdır.’
 
Yeni anayasa önerisinin ‘eşitlik’ bölümünde, ayrımcılık yasağına, ‘cinsel yönelim’ ve ‘cinsel kimlik’ ibarelerinin eklenmesi öneriliyor. 

Bu haber, Ali Özbaş'ın katkılarıyla hazırlandı.


Etiketler: insan hakları, sivil anayasa
Nefret