27/11/2019 | Yazar: Kaos GL

Koç Üniversitesi’nin “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” raporu, “Adalet ve Haklar” kısmında “cinsiyet kimliği” ve “cinsel yönelim”e de yer veriyor.

Koç Üniversitesi’nden “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” raporu Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

İllüstrasyon: Aslı Alpar

Koç Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi (KOÇ-KAM) “2018 Verileriyle Türkiye’de Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” raporunu yayımladı.

Koç Üniversitesi’nin “2018 Verileriyle Türkiye’de Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” raporu, “Adalet ve Haklar” başlığı altındaki “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Anayasa Yargısı” bölümünde “cinsiyet kimliği” ve “cinsel yönelim”e de yer veriyor.

“Cinsiyet Kimliği ve Cinsiyet Değiştirmenin Anayasal Koruması”

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin bir hak olarak yargı eliyle korunması bakımından 2018’de Anayasa Mahkemesi’ne taşınan davalara dikkat çekiliyor ve Mahkeme’nin, “cinsiyet kimliği gibi daha önce hiç ele almadığı bir konuda” bireysel özerkliğin sınırlarını yorumlaması ve genişletmesi kayda geçiriliyor.

Rapor, bununla birlikte, “eşcinsel kimliğe karşı nefret söylemi, kılık kıyafete ilişkin kişisel veriler ile toplumsal cinsiyet eşitliği arasındaki ilişki ve sadece bir cinsiyete özgü meslekler bakımından ayrımcılık iddialarının sınırlanması örneklerinde ayrımcılık temelli etkili bir denetim yapmadı” kaydını düşüyor.

“Cinsiyet Kimliği ve Cinsiyet Değiştirmenin Anayasal Koruması” kısmında Anayasa Mahkemesi’nin 2018 içtihatlarıyla, “cinsiyet değiştirme ilk kez anayasa yargısı düzeyinde ve temel haklar yönünden ele alınmış oldu” bilgisi vurgulanıyor: “Cinsiyet değiştirme bakımından Mahkeme, Medeni Kanun’un 40. maddesinde yer alan cinsiyet değiştirme koşullarından birini Anayasa’ya aykırı buldu.”

Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği koşul, “üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun olma”dı: “Açıkça biyolojik cinsiyetten farklı olduğunu vurguladığı “transseksüel yapıda olan kişiler” kavramını ise ilk kez kullanmaktadır. Böylece biyolojik cinsiyet ile cinsiyet kimliği arasındaki farklılık anayasa yargısı düzeyinde ve bireysel özerkliğe bağlı bir tercih olarak tanınmıştır. Mahkeme, sadece doğuştan üreme yeteneği olmayan ya da doğal olarak üreme yeteneğini kaybetmiş transseksüel kişiler yanında, üreme yeteneği bulunan, ancak cinsiyet değiştirmek isteyenlerin durumunu da gözetmektedir.”

“Cinsel Yönelime Dayalı Nefret Söylemi”

Koç Üniversitesi’nin “2018 Verileriyle Türkiye’de Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” raporunun “Cinsel Yönelime Dayalı Nefret Söylemi” kısmında, “cinsel yönelime dayalı nefret söylemi konusu 2018 yılında Anayasa Mahkemesi içtihadına konu oldu” bilgisi Kaos GL Derneği’nin bireysel başvurusuna dayandırılarak yer alıyor.

Rapor, Kaos GL kararını, “LGBT-Q kimliğine karşı nefret söylemi konusunda medya takip ve sistemli veri analizi yapılmasının önemini ortaya koymaktadır” vurgusuyla alıyor: “2018 Medyada Nefret Söylemi İzleme Raporu, sistemli istatistiki tarama içermemekle birlikte, kadınlar ve LGBT-Q düşmanı söylemin nadir olmadığını, çarpıcı ve tekrar eden örneklerin bulunduğunu göstermektedir.”

Koç Üniversitesi’nin “2018 Verileriyle Türkiye’de Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” raporunun tamamına buradan erişilebilir.


Etiketler: insan hakları
Nefret