15/01/2020 | Yazar: Kaos GL

LGBTİ+ aile örgütleri: Yurttaşların anayasaya uygun olarak düzenlemek istediği barışçıl ve silahsız gösteri ve yürüyüşler, bir terör örgütünün ve radikal kesimlerin tepki gösterebileceği gerekçesiyle yasaklanabilir mi?

“LGBTİ+ çocuklarımızın güvenliğini sağlamak devletin görevidir” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Fotoğraf: 5. Mersin LGBTİ+ Onur Haftası, Valilik yasağının ardından kapalı alan etkinlikleri ile gerçekleşti. Hafta, Komite’nin “Bir gün değil her gün lubunyayız! Çünkü istesek de istemesek de alıktırıyoruz!” açıklaması ile sona erdi.

LGBTİ+ aile örgütleri, Mersin Onur Haftası yasağına açılan davanın reddedilmesine ilişkin açıklama yayınladı.

Ankara Gökkuşağı Aileleri Derneği, Akdeniz Antalya Aileleri Grubu, Denizli LGBTİ+ Aileleri Grubu, İzmir LGBTİ+ Aileleri Grubu ve LİSTAG LGBTİ+ Aileleri ve Yakınları Derneği’nin ortak açıklamasının tamamı şöyle:

“Türkiye'de LGBTİ+ Aile Dernekleri ve Örgütlenmeleri olarak, Mersin 1. İdare Mahkemesi'nin 2019 Mersin Onur Haftası’nın Valilik tarafından yasaklanmasına ilişkin açılan davayı reddettiğini öğrendik. Mahkeme, Valiliğin ayrımcı yasağına gerekçe gösterdiği “kamu huzuru”, “genel asayiş”, “suç işlenmesinin önlenmesi”, “genel sağlık” ve “genel ahlak” ifadelerini yineleyerek davayı reddetmiş. Bu, bizim için yeni bir şey değil. Eşit ve onurlu yaşam talebini dile getirmek amacıyla anayasal hakları çerçevesinde Onur Yürüyüşü yapmak isteyen çocuklarımız, 2016'dan bu yana yukarıda sayılan gerekçelerle engelleniyor.

“Mersin 1. İdare Mahkemesi, bu bildik bahanelere "DEAŞ terör örgütü ve bazı radikal kesimler tarafından tepki gösterilebileceğini" de eklemiş. Bu, anlaşılması çok güç bir ifadedir. Yurttaşların anayasaya uygun olarak düzenlemek istediği barışçıl ve silahsız gösteri ve yürüyüşler, bir terör örgütünün ve radikal kesimlerin tepki gösterebileceği gerekçesiyle yasaklanabilir mi? Aksine, anayasal haklarını kullanmak isteyen vatandaşların güvenliğini sağlamak devletin asli görevidir. Bir terör örgütünün ve radikal kesimlerin "tepki gösterme ihtimali" anayasal hakların rafa kaldırılmasının gerekçesi olamaz.

“Onur Yürüyüşü, her yıl Haziran ayının sonlarında dünya genelinde kutlanan ve Stonewall ayaklanmasının yıl dönümünde gerçekleştirilen, LGBTİ+'lar ve LGBTİ+'lara destek veren kişilerin katılımıyla gerçekleşen bir dizi yürüyüş ve etkinlikten oluşur. LGBTİ+ mücadelesinin dönüm noktalarından biri olan gün, dünyanın her yerinde LGBTİ+ onur haftası, onur yürüyüşü gibi adlarla kutlanır. Burada kastedilen onur, kişinin kendi oluşunun onurudur, kendi varoluşundan utanmayışının yansımasıdır.

Türkiye'de 2005 - 2015 yılları arasında Onur Yürüyüşleri izinli olarak düzenlendi. Büyük şehirlerde yapılan yürüyüşlere ve etkinliklere binlerce kişi katıldı. Bu yıllarda Onur Yürüyüşü ve diğer etkinlikler “kamu huzuru”, “genel asayiş”, “suç işlenmesinin önlenmesi”, “genel sağlık” ve “genel ahlak” bakımından sorun oluşturmuyordu da, şimdi neden oluşturuyor? Bu sorunun kabul edilebilir bir cevabı yoktur.

“Çocuklarımızın "vardık, varız, var olacağız" diyebilmek, eşit ve onurlu bir yaşam hakkını savunmak için gösterdikleri her çaba çok değerlidir. Bizler, LGBTİ+'ların aileleri olarak, çocuklarımızın yanında yer alacağımızı ve en güçlü desteğimizi vereceğimizi bir kez de buradan ifade ediyoruz.

“Bir terör örgütünün ve radikal kesimlerin tepki gösterebileceği ifadesini ise asla kabul etmiyoruz. Sosyal bir hukuk devleti, bir terör örgütünün hissiyatına göre hareket etmemelidir. Mersin 1. İdare Mahkemesi'nin verdiği bu kararın, üst mahkeme tarafından bozulacağını ümit ediyoruz.

“Çocuklarımız yanlış da değil, yalnız da değil.

“Eşit ve onurlu bir yaşam herkesin hakkıdır.

“Daha güzel bir dünyada yaşamak isteyen herkesi, çocuklarımızın eşit ve onurlu yaşam hakkı talebini savunmaya davet ediyoruz.”


Etiketler: insan hakları, aile
Nefret