16/03/2020 | Yazar: Kaos GL

Türkiye’de yaşayan LGBTİ+ mültecilerin katkılarıyla “Gökkuşağı Sınır Tanımaz” temalı özel bir sayı yayımlayan Kaos GL Dergi’de Fariman Kashani anlatıyor: “Fobi otomatik olarak inşa edilen bir şey değil daha ziyade yetersiz ve cahil bir aklın sonucudur”

“LGBTİ+ olmamın beni eğitim hakkımdan mahrum bırakmasına izin vermedim” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Türkiye’de yaşayan LGBTİ+ mültecilerin katkılarıyla “Gökkuşağı Sınır Tanımaz” temalı özel bir sayı yayımlayan Kaos GL Dergi’de Fariman Kashani anlatıyor. Kahani, gerek cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ayrımcılığından gerekse geldikleri yerdeki uygun olmayan koşullar nedeniyle eğitimini yarıda bırakan mülteciler için eğitim imkânları hakkında bilgi veriyor.

Ben Fariman. Türkiye’de yaşıyorum ve mülteci ve LGBTİ+ hakları alanında sosyal aktivitelerle ile ilgileniyorum[1]. Yaklaşık iki yıl önce genç sığınmacıların bir temsilcisi olarak bütün genç sığınmacıların eğitim hakkına erişimini sağlamak için Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) ile gönüllü olarak çalışmaya başladım.

İran’da cinsel yönelimimin ‘farklı’ olması nedeniyle okuldan atıldığımda İnşaat Mühendisliği son sınıftaydım. Hayatımdaki en belirgin amaç her zaman öğrenmek ve eğitim oldu ve İran’da bir LGBTİ+ olduğum için beni bundan mahrum bıraktılar ancak LGBTİ+ olmamın beni eğitim hakkımdan mahrum bırakmasına izin vermedim.

LGBTİ+ insanların okulda her zaman izole edildiklerini düşünüyorum. Onlara normal olduklarını ve aynı cinsiyetten sınıf arkadaşına âşık olmaktan utanmamaları gerektiğini hatırlatacak kimse yok. Bu nedenle okullar genelde LGBTİ+’ların içinde olmaktan pek hoşlandıkları yerler değil. Eğitim için özgür ve sağlıklı bir ortama sahip olmak her çocuğun hakkı ancak ne yazık ki bu hak ihlal ediliyor.

Türkiye’de öğrenim görmek için bazı yollar bulmaya başladım ve farklı toplantılarda arkadaşlarımı bu yöntemlere dair bilgilendirdim. Bu toplantılardan sonra arkadaşlarım da yollar keşfetti ve birçoğu uzaktan eğitim yoluyla eğitim alabildiler. Ben Google’dan programlama için burs kazandım ve şimdi eğitimimi sürdürüyor ve internet üzerinden çalışıyorum. Online derslerde ve sohbet forumlarında kimse benim cinsel yönelimim ve cinsiyetimle ilgilenmemekle kalmıyor aynı zamanda insanlar beni becerilerim ve çalışkanlığımla biliyorlar.

Sığınmacıların birçoğu, ülkelerini zorla ve alelacele terk ettikleri için eğitimlerine dair belgeleri yanlarında Türkiye’ye getirememekte. Neyse ki Türkiye’de Milli Eğitim Bakanlığı bazı sınavları geçmeleri halinde bu durumdaki sığınmacıların diplomalarını kabul ediyor ama ne yazık ki lisans, yüksek lisans ve doktora diplomalarını yanlarında getirememiş olanlar Türkiye’de denklik alamıyorlar.

İş piyasasındaki kriterler gün be gün daha da beceri ve bilgiye bakar hale geliyor fakat ne yazık ki bu iş imkânlarının birçoğu halen üniversite derecesi gerektiriyor.

İnsanların düşündüğünün aksine ben bizim toplumumuzda eğitimli insanların sayısının çok olduğunu ileri sürüyorum. Fikrimce eğitimli olmak sadece okulda olmak ve üniversite derecesine sahip olmak demek değil. Ben her gün, insanlarla konuşarak, kitap okuyarak ve internette dolaşarak yeni bir şey öğrenmeye çalışıyorum. Mantıksız olan ve bulguya dayanmayan bir metne ya da bir söze asla inanmam.

Ya fobi?

Homofobi, eşcinsellere ve onlara önyargıyla yaklaşmaya ve eşcinselliğe ilişkin bilimsel ve doğru bilgi edinmeye dönük ilgisizliğe ve ayrıca miras alınan önyargılarda ısrarcı olmaya dair! Fobi kendiliğinden inşa edilen bir şey değil daha ziyade yetersiz ve cahil bir aklın sonucu. Fobiyi üreten en önemli faktör cehalet ve kabiliyetsizlik, sorunlara dair bilgimizi ne kadar arttırırsak kesinlikle içimizde daha az fobi hissederiz. Bırakın cehaletle mücadele edelim. Zor ama mümkün:

Türkiye’de mültecilerin sorunlarından biri ya da en büyüğü diyebiliriz çalışma izinlerinin olmaması. Mültecilerin birçoğu kabul edilemez koşullarda çok fazla çalışıyor ve çalışmaları yasal değil. Mülteciler arasında da LGBTİ+ mülteciler, farklı görünümleri nedeniyle daha az iş bulma imkânına sahipler. [2]

Çalışma saatleri çok uzun ve ücretler asgari seviyede. Dolaysıyla, eğitime zaman ayırmak ve eğitim maliyetlerini karşılamak zor. Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği (ASAM/SGDD) ve BMMYK gibi örgütler mültecilerin üniversitelere kaydolduktan sonra yararlanabilecekleri bazı fonlar ayırıyorlar.

Korkmayın!

Türkiye’deki üniversitelere girmek mültecilerin düşündüğü kadar zor değil. Arkadaşlarıma her zaman üniversitelerin adlarını Google’da araştırmalarını, üniversitelerin web sitelerinden kayıt sürecine dair bilgi almalarını ve üniversitelere gitmelerini ve öğrencilerle ve öğretim görevlileriyle konuşmalarını öneriyorum. Notlarınızın ve not ortalamanızın düşük olmasından korkmayın ve üniversitelere seçilme şansınızı arttırmak için YÖS (Yüksek Öğretim Sınavı) ve SAT (Akademik Değerlendirme Sınavı) gibi sınavlara girin.

Üniversite olmayan üniversite üniversite değildir![3]

kiron.ngo mültecilere internet üzerinden ücretsiz eğitim sunuyor. Öğrenim görmek isteyen ya da hâlihazırda öğrenimini sürdüren mültecilere tavsiyem bu web sitesine bir göz atmaları. Bu web sitesi ilk önce eğitim için şart koşulan dili öğrenmenize ve ikinci olarak ön şartları geçmenize yardımcı oluyor, dolayısıyla eğer bazı konuları unuttuysanız ya da temel düzeyden öğrenmek istiyorsanız endişelenmenize gerek yok çünkü; bu site sınıf arkadaşı bulmanızdan ve eğitim için danışmanlık sağlamaya uygun üniversiteyi bulmanızdan eğitimize ülke dışında devam etmenize dair her şeyi daha önce yaptı.

Umarım eğitimin ve bilginin bütün insanlar için erişilebilir olduğu bir gün gelir.


[1] Editör Notu: Orijinal Farsça metinde yazar Farça dilinde LGBTİ+lar için şemsiye terim olarak kullanılan “DEGERBASHAN” kelimesini kullanmaktadır.

[2] Editör Notu: Çalışma iznine dair daha detaylı bilgi için bkz: Yasal Haklar Hakkında Sıkça Sorulan Sorular.

[3] Editör Notu: Bu cümle Humeyni’nin İran’daki üniversiteler hakkında yaptığı bir açıklamaya referans taşımaktadır. 

“Gökkuşağı Sınır Tanımaz” özel sayısına ArapçaFarsça ve İngilizce burada yer alan linklerden erişebilirsiniz. 


Etiketler: insan hakları, mülteci
Nefret