27/06/2014 | Yazar: Ömer Akpınar

Nasıl ki LGBTİ’ler yalnızca belli bir sınıftan ya da kültürden değilse, LGBTİ örgütlenmeleri de yalnızca İstanbul, Ankara ve İzmir’de değil.

LGBTİ örgütlenmeleri her yerde: 3 kişi kalsak da devam! Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı
Nasıl ki LGBTİ’ler (lezbiyen, gey, biseksüel, trans, interseks) yalnızca belli bir sınıftan ya da kültürden değilse, LGBTİ örgütlenmeleri de yalnızca İstanbul, Ankara ve İzmir’de değil.
 
İşte İstanbul LGBTİ Onur Haftası’nın “Anadolu LGBTİ: Yerel Örgütler” panelinden aktivistlerin paylaştıkları:
 
“3-4 kişiyle başladı her şey”
 
Alican / Queer Adana: Queer adını seçmemizdeki amacımız iktidarsızlığı hedeflemekti.
 
Demhat / Queer Adana: 1 Mayıslarda, Newrozlarda yürümeye, görünür olmaya başladık. Üyemiz olmayanlara, translara ve eşcinsellere çok daha kolay ulaşabiliyoruz artık.
 
Hüseyin / Antalya Pembe Caretta: Akdeniz Üniversitesi’nde 3-4 kişiyle başladığımız oluşuma katılım zamanla arttı. Amacımız farkındalık yaratmak. Okulda broşür dağıtmamızın ve etkinliklerimizin ardından tüm okulda konuşulur olduk. Heteroseksüeller tarafından da desteklendik.
 
İlk yürüyüşümüzde önyargılar belirgindi. Küfürler, alaylar... 1 Mayıs’ta ise örgütler bizi alkışlarla, “homofobik devlet, yıkacağız elbet” sloganıyla karşıladı.
 
Malatya’da da ibneler yürüyecek!
 
Emir / Malatya Homofobi ve Transfobi Karşıtı Gençlik İnisiyatifi: 1 Mayıs bizim için çok önemliydi. Biz gökkuşağı bayrağı ve pankartlarla 2 kişi katıldığımız yürüyüşte 3-4 bin kişilik bir grup önünde konuşma fırsatı elde ettik.
 
İlk onur yürüyüşümüz öncesinde ise polisler beni sürekli arayıp “bu yürüyüşü yapmayacaksınız” dedi. Ben de onlara sürekli “ibneler yürüyecek” dedim ve yürüdük.
 
Salih / Malatya Homofobi ve Transfobi Karşıtı Gençlik İnisiyatifi: “Benim Çocuğum” belgesel gösterimi için Malatya’ya gelen LİSTAG annelerinin desteği çok iyiydi. Film gösteriminde yaklaşık 80 kişi vardı ama yürüyüşe daha az kişi katıldı. Malatya’da çok konuşuldu. Umarım devamı gelir.
 
Pınar / LİSTAG: Malatya’da onur yürüyüşünü engellemeye çalışan polislere brifing verirken buldum kendimi. Gözyaşlarını tutamadılar.
 
“’Bunlar dışarıdan geldiler’ söylemi vardı”
 
Loren / Dersim Roştîya Asmê: Seçim sürecinde kurulmamız, “bize oy kaybettirecekler” ve “bunlar dışarıdan, Dersim halkını yozlaştırmaya geldiler” söylemlerinin ortaya çıkmasına yol açtı. Biz de Dersim’de var olan siyasî örgütler ve kadın örgütleriyle hareket etmeye karar verdik. Toplumsal etkinliklere katılmayı önemsedik. Dersim’de olduğumuzu, toplumun parçası olduğumuzu göstermek için eylemlere renklerimizle dâhil olmayı önemsedik.
 
Kadir / KeSKeSoR:Amacımız Diyarbakır ve çevre illerde heteronormativite ve hegemonik erkeklikten muzdarip herkesi bir araya getirmek. Bir LGBTİ örgütlenmesinden önce homofobi ve transfobi karşıtlığını benimsemiş, sistem karşıtı bir örgütlenmeyiz.
 
Ronahi / KeSKeSoR: Yılmadık ve devam ettik. R.Ç. davasının bir numaralı takipçisiydik. Roboskî’de eylem yaptık. Hevsel’de çadırlarımızı kurduk. Vicdanî reddi konuştuğumuz panelin ardından 3 arkadaşımız vicdanî reddini açıkladı, biri de bendim.
 
“Antep’te de açık olabiliriz!”
 
Tarık / Antep ZeugMadi:İnsanların bilgisiz oldukları için homofobik ve transfobik olduklarını fark ettik. Antep’te etkinliklerimiz için yer bulmada zorlanıyoruz. Antep çok büyük şehir ama örgütlü insan bulmakta zorluk çekiyoruz.
 
Ama 3 kişi de kalsak biz devam edeceğiz. Önemli olan var olduğumuzu, her yerde olduğumuzu göstermek. Antep’teki eşcinsel ve translar bizim kurulmamızın ardından yalnız olmadıklarını gördüler. Antep’te de açık olabileceğimiz gördüler.
 
Ergün / Antep ZeugMadi: Doğma büyüme Antepli olmama rağmen ZeugMadi’yi bilmediğime çok şaşırdım. Böyle bir oluşumun olması beni çok mutlu etti. 4 aydır ben de oluşumun içindeyim. “Antep’ten ibne çıkmaz” laflarıyla mücadele ediyoruz.  
 
“Örgütlenme sürecimiz Gezi’yle hız kazandı”
 
Gizem / Mersin 7 Renk: Bizim örgütlenmemiz aslında bir etkinlikte birbirini tanımayan insanların “neden örgütlenmiyoruz?” demesiyle başladı. Gezi bizim örgütlenme sürecimizi oldukça hızlandırdı. Sokakta örgütlenmeye, diğer ötekilerle tanışmaya başladık.
 
Translarla tanışmamız biraz geç oldu, o da Gezi’de oldu. Aslında adı konmamış, kendi içinde bir örgütlenmeleri olduğunu fark ettik.
 
Bugün ayrıca kötü bir haber aldık. Toros Üniversitesi’nden bir grup akademisyen bize destek verdikleri için toplu olarak işten atılmış. 17 akademisyen şu an zor durumda. Bununla ilgili bir imza kampanyamız olacak.
 
Eskişehir: Öğrenci kenti, neden lubunya kenti olmasın?
 
Ayşegül / MorEl Eskişehir:İnsan sirkülasyonu çok olduğundan her yıl insanlar gidip geliyor. Film gösterimleri yaptık, makaleler okuyup verimli tartışmalar yaptık. Eskişehir’de kalabalık bir lubunya grubu olarak bir mekâna gittiğimizde ayrımcı tutumlara maruz kalabiliyoruz, bu yüzden kendi partilerimizi düzenlemeye başladık. Sosyalleştiğimiz insanları politik alana çekmeyi başardık.
 
Merve / MorEl Eskişehir: Blogumuzu ve Twitter hesabımızı daha etkin kullanmaya başladık. Kendi aramızda olan Facebook grubumuzu bir Facebook sayfasına dönüştürdük.
 
Tolga / MorEl Eskişehir: Pek çok eyleme katıldık, MorEl ve LGBTİ’ler olarak sokaklarda yerimizi aldık.
 
Aktivizm yalnızca eylemlere katılmakla mı olur?
 
Oya / Anka LGBT: Sosyal dayanışma ve sosyal etkinlik amacıyla bir araya geldik. Ritm atölyemizle 1 Mayıs’ta yer aldık. Parti düzenleyerek bir trans mahpus için yardım topladık. Çalışmalarımız daha çok şiir, edebiyat ve kültürel etkinlikler üzerinden ilerliyor. “Aktivizm yalnızca eylemlere katılmakla mı olur?” diye sorduk. En son 1 Mayıs’ta “Marx, Engels’i sevebilir, bunda ne var?” yazdık. Alandaki homofobiyi kırma açısından umut vericiydi. Kendi içimizde birbirimizin kuyusunu kayarak aktivizm enerjimizi sömürmeyelim.
 
Arjen / Trabzon: 1 Mayıs’ta ilk defa gökkuşağı bayraklarıyla yüründü. Demokratik Öğrenci Birlikleri Federasyonu ve Öğrenci Dayanışması da LGBTİ mücadelesine destek verdi. “Benim Çocuğum” belgesel gösteriminde apayrı bir hava vardı. Eşcinsellik meselesiyle birlikte Kürt meselesinin de daha kolay tartışılabildiğini gördüm. Trabzon’da kimlik mücadelesi vermenin oldukça önemli olabileceğini fark ettim.   
 
“Kendi nefes alanlarımız için”
 
Berk / Trans Erkek Kültür Üretim Platformu (T-Kulüp): Farklı bir siyaset, farklı bir kimlik siyaseti oluşturmak için yola çıktı. Kültür üretimi yapmak istiyoruz. Trans erkek hareketi 2007’ye kadar geriye gidiyor. Kendi nefes alanlarımızı geliştirmek istiyoruz. İster tuvalet önünde olsun, ister rakı masasında...
 
T-Kulüp yerel bir örgütlenme değil. Türkiye’nin yanı sıra Almanya, Azerbaycan ve Kıbrıs’taki trans erkeklerle de iletişim halindeyiz. Biz bir arkadaş zinciri olarak yaşıyoruz. Akran danışmanlığıyla başladık. Şu anda trans erkeklerin hikâyelerini anlatan biz çizgiroman hazırlığındayız.
 
Semih / İzmir LGBTİ İnisiyatifi: Sokak aktivizmi yapıyoruz, sanatın yıkıcı gücüne inanıyoruz. Heteroseksüeller de bizim aramızda. Bornova Sokak’a transfobik bir nefret cinayeti sonucu hayatını kaybeden Azra Has’ın adını verdik. İzmir Onur Yürüyüşü’nde de yerimizi aldık.   

Etiketler: yaşam
Nefret