26/04/2018 | Yazar: Kaos GL

Uluslararası Af Örgütü, yeni raporunda LGBTİ etkinliklerine getirilen yasakları ele aldı.

“LGBTİ+ yasakları homofobi ve transfobiye karşı atılan olumlu adımların da gerilemesine neden oluyor” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Uluslararası Af Örgütü, “Fırtınaya Göğüs Germek: Türkiye’deki korku ikliminde insan haklarını savunmak” raporunda LGBTİ etkinliklerine getirilen yasakları ele aldı.

Uluslararası Af Örgütü, “Fırtınaya Göğüs Germek: Türkiye’deki korku ikliminde insan haklarını savunmak” isimli raporunda LGBTİ etkinliklerine getirilen yasakları ele aldı.

Rapor’un “Toplanma özgürlüğü üzerindeki haksız kısıtlamalar” bölümünde son üç yılda İstanbul ve Ankara’da birden fazla Onur Yürüyüşü etkinliğinin yasaklandığına dikkat çekiliyor ve 15 Kasım tarihli Ankara Valiliği kararı ile başlayan LGBTİ etkinlikleri yasaklarına değiniliyor.

“On binlerce kişinin katıldığı Onur Yürüyüşü’ne giderek artan katılımın gerçekleştiği ortamdan uzaktayız”

Rapor, Ankara Valiliği’nin 15 Kasım’da olağanüstü hal yetkilerini kullanarak, 16-17 Kasım tarihleri arasında düzenlenmesi planlanan Alman LGBTİ Film Günleri Etkinliği yasağını ve yine Ankara Valiliği’nin 18 Kasım’da duyurduğu LGBTİ+ örgütlerinin tüm etkinliklerinin  süresiz olarak yasaklanmasını kayda geçirdi. Rapor’da Pembe Hayat Derneği’nin 25 Kasım tarihinde İstanbul’da düzenleyeceği film gösterinin de İstanbul Beyoğlu Kaymakamlığı tarafından yasaklandığına dikkat çekildi.

Yasakların “toplumsal duyarlılıklar”, “kamu güvenliği”, “genel sağlığın ve ahlakın korunması” ve “başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması” ifadeleri ile gerekçelendirilmesine de değinen Rapor, Haziran 2014 tarihinde İstanbul’da düzenlenen on binlerce kişinin katıldığı Onur Yürüyüşü’ne giderek artan katılımın gerçekleştiği ortamdan ne kadar uzaklaşıldığını belirtiyor.

Rapor’da etkinliklere getirilen genel yasakların yalnızca örgütlerin varlığını tehdit etmekle kalmadığı aynı zamanda yaygın homofobi ve transfobiye karşı atılan olumlu adımların da gerilemesine neden olduğu belirtiliyor.

Ali Erol’un gözaltı süreci de Rapor’da

Raporun “Keyfi gözaltı ve tutuklamalar” bölümünde Kaos GL’nin kurucularından Ali Erol’un 1 Şubat sabahı gözaltına alınması ve beş gün boyunca polis merkezinde tutulmasına da yer veriliyor.

Rapor Erol’un gözaltı sürecine şu cümlelerle değiniyor: “Önde gelen bir insan hakları savunucusu ve LGBTİ+ hakları için çalışan sivil toplum örgütü Kaos GL’nin kurucu üyesi Ali Erol, 1 Şubat 2018 tarihinde gözaltına alınarak beş gün boyunca polis merkezinde tutuldu. Ankara Emniyeti Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde yapılan sorgusunda, Ali Erol’a attığı bir tweet ve iki re-tweeti hakkında sorular soruldu. Erol, attığı tweetinde Afrin’e yapılan askeri operasyonun ismi olan “Zeytin dalı operasyonu”na atıfta bulunarak bir zeytin ağacı fotoğrafı ve savaş karşıtı etiketler paylaşmıştı. Re-tweetlerinden biri ise Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nin savaş propagandası yapılmasını yasaklayan 20. maddesiydi”

Ali Erol’un 6 Şubat’ta adli kontrol şartı ile serbest bırakıldığına ve haftada bir kez polis merkezine bildirimde bulunması gerektiğine dikkat çeken Rapor,  Erol hakkında “terör örgütü propagandası yapmak” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek” suçlamalarıyla başlatılan cezai soruşturmanın devam ettiğini de bildiriyor. Rapor, Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nin 9. maddesinin keyfi yakalama, gözaltı ve tutuklamaları yasakladığını da ekliyor.

Raporun tamamı için burayı ziyaret edebilirsiniz.


Etiketler: insan hakları
Nefret