25/05/2017 | Yazar: Yıldız Tar

Fasıl 154, Kaos GL dergisine el konulması, Lambdaistanbul kapatılma davası.

‘Hukukta genel ahlak gibi muğlak kavramlar olamaz’ Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’tan LGBTİ’leri ilgilendiren emsal davalar Dava Gözlem Atölyesi’nde tartışıldı: Fasıl 154, Kaos GL dergisine el konulması, Lambdaistanbul kapatılma davası.

Kaos GL, LGBTİ’lerin tarafı olduğu davaları gözlemlemek, duruşma salonlarından haber yazmak, yargı sürecindeki insan hakları ihlallerini izleyip raporlamak isteyen LGBTİ aktivistleri ve KaosGL.org gönüllü muhabirleri için Dava Gözlem Atölyesi yapıyor.

Dört günlük program 22 Mayıs Ankara Neva Palas Otel’de İnsan Hakları Ortak Platformu’ndan Dicle Çakmak’ın “İnsan haklarına ilişkin temel kavramlar” ve “Ayrımcılık ve nefret” sunumuyla başladı. 23 Mayıs’ta Av. Kerem Dikmen; davalarda sık yaşanan ihlalleri, ceza soruşturma ve kovuşturmalarda sivil toplumun rolünü ve yargılama süreci bittikten sonraki aşamaları anlattı.

Dava Gözlem Atölyesi dün, Pembe Hayat Derneği Avukatı Rıza Yalçın Koçak ceza davaları, translara yönelik hak ihlallerini sunumuyla başladı. Program, Kaos GL Derneği’nden Av. Hayriye Kara ve Av. Faika Deniz Paşa’nın göç mevzuatı ve LGBTİ mültecilerin Türkiye’de karşılaştıkları hak ihlalleri sunumuyla devam etti.

Atölyelerin son günü ise İnsan Hakları Ortak Platformu’ndan Dicle Çakmak’ın “Adliye koridorlarından duruşma salonlarına neyi gözlemliyoruz?” sunumuyla başladı.

Kıbrıs’ın kuzeyindeki homofobik yasanın tarihi

Çakmak’ın ardından Kuir Kıbrıs’tan Av. Faika Deniz Paşa, Kıbrıs’ın kuzeyinde 2014 öncesinde yürürlükte olan İngiliz Sömürge İdaresi döneminden kalma “doğaya aykırı cinsel ilişki” suçunun kaldırılma sürecini aktardı.

Temmuz 2011’de iki erkeğin komşuların şikayeti üzerine “doğaya aykırı cinsi münasebet” ile suçlanarak gözaltına alındığını ve mahkemeye çıkartıldığını hatırlatan Paşa, bu süreçte Homofobiye Karşı İnisiyatif olarak diğer sivil toplum kuruluşları ile birlikte davayı izlediklerini aktardı:

“Mahkeme salonunda konuşulanları dışarıya yansıtmaya çalıştık. O süreçte eşcinsellik ile pedofili arasında bir bağ kurulmaya çalışılıyordu. Biz bu algıyı değiştirmeye çalıştık.”

Paşa, bu yasaya karşı Kıbrıs gibi küçük bir adada dava açmanın zorunlu olarak açılmayı gerektirdiğini belirtti. 2012 yılında bu davayı açmaya gönüllü bir kişinin çıkması ile birlikte yasayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşıdıklarını söyleyerek, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yapılan başvuru ve davanın ardından nihayetinde 27 Ocak 2014’te yasa değişti” şeklinde konuştu.

Kaos GL dergisine el konulması kararı ve AİHM süreci

Oturumun devamında Kaos GL’den Av. Hayriye Kara, Türkiye’den LGBTİ haklarını ilgilendiren emsal davaları aktardı.

Kaos GL dergisine 2006 yılında el konulmasının ardından başlayan hukuki süreci aktaran Kara, “Kaos GL dergisi, 2006 yaz döneminde piyasaya sürülmek üzere henüz matbaadayken Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı kararıyla toplatılmış, toplatma kararına karşı Kaos GL Derneği, Ankara 12. Sulh Ceza Mahkemesi’ne itiraz etmiş, ancak itiraz mahkeme tarafından aynı gün reddedilmişti” dedi.

AİHM’in bu yıl toplatılmaya karşı verdiği kararı da hatırlatan Kara sözlerine şöyle devam etti:

“AİHM, toplatılma kararının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) ifade özgürlüğünü düzenleyen 10. maddesine aykırı olduğuna oy birliğiyle karar verdi. Mahkeme, yetkililerin “genel ahlakı koruma” amacının dergiye el koymak, toplatmak ve satışını engellemek için geçerli bir iddia olmadığını söyledi.”

Kaos GL dergisinin Pornografi sayısı üzerinden “müstehcenlik” suçlaması yapıldığını hatırlatan Kara bu kavramı ve “genel ahlak” ifadesini şöyle eleştirdi:

“Hukukta belirsiz kavramlar olamaz. Müstehcenlik ve genel ahlak gibi kavramlar ile suçlamalar yöneltilemez. Muğlak kavramlar temel haklar açısından sıkıntılıdır. Müstehcenliğin ya da genel ahlakın tanımını kim, nasıl yapıyor? AİHM’in Kaos GL kararı da bu bağlamda olumlu görünse de aslında kararda ‘genel ahlaka aykırı olduğu iddiasıyla el konuldu, satışı engellendi ancak genel ahlak ayrıntılandırılmıyor’ ifadeleri yer alıyor. Yani aslında AİHM ‘genel ahlakı koruma’nın gerekçelendirilmediğini belirterek ihlal olduğunu karar veriyor. Yine AİHM ifade özgürlüğünün ihlalinde el koyma kararının aşırı olduğunu söylüyor. +18 ibaresi konulabilirdi, başka tedbirler alınabilirdi, diyor. Haliyle genel ahlaka bu kadar vurgu yapan bir karar, ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilse de tehlikeli bir karar. Aynı şekilde bu muamele heteroseksüel dergilere yapılmazken LGBTİ dergisine yapıldığında ayrımcılık da var ancak AİHM kararını sadece ifade özgürlüğünün ihlali üzerinden veriyor. Ayrımcılık yasağından değil. Olumlu tarafı ise ‘özel hayatın mahremiyeti’ üzerinden değil ifade özgürlüğü üzerinden verilmesi.”

Kara, Lambdaistanbul’un kapatılma davasında Yargıtay’ın verdiği kararı hatırlatarak, “Yargıtay kararında cinsel kimlik ve yönelim kişilerin kendileri istemeyerek maruz kaldıkları bir olgu olarak tarifleniyor. Bu kişiler istemleri dışında bir olgunun içerisinde oldukları için dayanışmalarında sorun yok. ‘Ahlaka aykırı olan LGBT’lerin kendileri değil, onların yaşam tarzı’ denmiş oluyor. Ve en kritik nokta ‘LGBT yaşama teşvik ve özendirmek ahlaka aykırıdır. Lambdaistanbul bunu yapmıyor. İleride bunu özendirirse feshi istenebilir’ ifadesi yer alıyor” cümlelerini kullandı.

*Bu etkinlik Rosa Lüksemburg Stiftung (RLS) tarafından desteklenmektedir. Bu durum RLS’nin etkinlik içeriğine katıldığı anlamına gelmemektedir.

İlgili haber:

Sıradan olaydan adli soruşturmaya yargı sürecinde neler yaşanıyor?

Dava Gözlem Atölyesi başladı: Hiçbir hak ihlali münferit değildir!

Dava Gözlem Atölyesi’nde ayrımcılık ve nefret tartışıldı

‘Dava Gözlem Kılavuzu’ yayınlandı!

Dava gözlem, soruşturma aşamasını da kapsamalı

Türkiye’deki LGBTİ mültecilerin yaşadığı hak ihlalleri neler?

Dava gözlemin aşama ve ilkeleri


Etiketler: insan hakları
Nefret