15/11/2010 | Yazar: Gülistan Aydoğdu

 

 

ATO’nun TÜİK verilerinde yola çıkarak hazırladığı gençlik raporu genç nüfusun ne bir işte çalıştığını ne de bir eğitim süreci içerisinde olduğunu ortaya koyuyor. Evde oturanların büyük çoğunluğu kızlar.

Yerel Muhabir Ağı'ndan Gülistan Aydoğdu'nun haberi
 
Ankara Ticaret Odası’nın (ATO) “İş’te Gençlik” raporuna göre, Türkiye’de 11 milyonun üzerindeki genç nüfusun 3 milyon 904 bini ne üretimde ne de eğitimde yer alıyor.

 

ATO’nun TÜİK verilerinde yola çıkarak hazırladığı gençlik raporu genç nüfusun ne bir işte çalıştığını ne de bir eğitim süreci içerisinde olduğunu ortaya koyuyor. 384 bin gencin okuma yazma bilmediğinin açıklandığı rapora göre, 2 milyon 700 bin genç evde oturuyor ve evde oturanların büyük çoğunluğu da kızlar.
Çalışan 3 milyon 732 bin kişiden 961 bini ise ücretsiz ve güvencesiz aile işçisi durumunda. Atıllık oranı kızlarda % 70; 2 milyon 842 genç kadın okumuyor ve çalışmıyor. Bu durum, Türkiye’de kadının yoksulaşma nedenlerinin başında geliyor.
 
ATO’nun raporunda gençlerin eğitim durumu şöyle:
384 bin genç okuryazar değil,
1 milyon 114 genç sadece okuma yazma biliyor,
6 milyon 353 bin kişi ilköğretim seviyesinde.
 
Bu tablo, AB standartlarının yakalandığını ve eğitim seviyesinin yükseldiğini söyleyen siyasilerin söyledikleriyle örtüşmüyor.
 
Genç nüfusun büyük ölçüde atıl bırakıldığı Türkiye’de, 691 bin üniversite mezunu gencin 333 bini işte çalışıyor. 83 bini yüksek lisans veya öğrenimlerini destekleyecek dil ve özel kurslar şeklinde eğitimlerine devam ederken, 275 bin üniversite mezunu genç ise işte veya eğitim alanında kendine yer bulamıyor.
 
2010 yılı Haziran ayı itibarıyla atıl gençlerin sadece % 23’ü iş arıyor. 3 milyon 904 bin atıl gencin 882 bini işsiz. Atıl gençlerin 621 bini ümitsizlik nedeniyle çalışmak istediği halde iş aramıyor.
 
Gençlerin, işsiz kaldıkları süre uzadıkça iş bulma ümitlerini kaybettiklerini, söyleyen ATO Başkanı Sinan Aygün, Rapora ilişkin açıklamada bulundu ve “3 milyon 904 bin genç insanın evde oturmasının üzücü olduğunu” söyledi.
 

Etiketler: insan hakları, çalışma hayatı
Nefret