18/08/2017 | Yazar: Aslı Alpar

Kuir Kıbrıs Derneği’nin ‘Unspoken/Konuşulmayan’ projesi sona yaklaşırken, adanın kuzeyi artık LGBTİ’leri görmezden gelmiyor.

‘Konuşulmadığınız müddetçe haklarınız ihlal edilir’ Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Kuir Kıbrıs Derneği’nin “Unspoken/Konuşulmayan” projesi sona yaklaşırken, adanın kuzeyi artık LGBTİ’leri görmezden gelmiyor.

Fotoğraf: Kuir Kıbrıs, “Unspoken/Konuşulmayan Projesi”nin "Geleceğimizi Birlikte Şekillendirelim" toplantısından. 

Kıbrıs Toplum Medyası Merkezi (CCMC), Kuir Kıbrıs Derneği ve Thomson Vakfı ortaklığında iki yıldır yürütülen “Unspoken/Konuşulmayan Projesi”nin sonuna geliniyor. Bu proje ile birçok seminer, çalıştay, tematik tartışma ve faaliyet düzenleyen Kuir Kıbrıs Derneği iki yılda ne değişti, neler dönüştü KaosGL.Org'a anlattı.

“Ceza yasasının eşcinsel lehine değişiminin ardından eşcinsellik konuşulmayan bir konu haline geldi”

 “Unspoken / Konuşulmayan Projesi” nasıl ortaya çıktı?

Homofobiye Karşı İnisiyatif olarak kurulan derneğimiz Kıbrıs’ta eşcinsel ilişkileri suç sayan Ceza Yasasının değişmesi için bir araya gelmiş aktivistlerden oluşuyor. Ceza Yasası’nın değişmesi ardından eşcinsel ilişkiler suç olmaktan çıkarıldı aynı zamanda yasalara, hiç kimsenin cinsel yönelim ve/veya cinsiyet kimliğinden dolayı ayrımcılığa uğratılamayacağını ve bunun bir suç sayılamayacağını belirten yeni maddeler eklendi. Bu kapsamda eşcinsel ilişki esnasında polis tarafından yakalanan ve gazeteler de manşet olan “doğaya karşı cinsi münasebet” söylemi de son bulmuş oldu. Yasanın değiştirilmesi sürecinde birçok kesim eşcinsellik konusunda konuşurken yasa değişimi sonrası bu konuda artık haber yapılmaz oldu. Kâğıtta değişen yasayla toplumsal dönüşümün hemen gerçekleşmeyeceğini fark eden Kuir Kıbrıs Derneği de toplumsal dönüşümün en önemli araçlarından biri olan medya ile ilgili bir çalışma yapmak istedi ve proje partnerlerimiz olan CCMC ve Thomson Vakfı ile birlikte Kıbrıslı Türk Toplumunda LGBTİ farkındalığını artırmak için Unspoken/ Konuşulmayan Projesi’ni yazdı.

Neden “konuşulmayan”?

2014 yılında Ceza Yasası’ndaki eşcinselliği suç sayan maddeler değişip de bireyler eşcinsel oldukları için ayrımcılığa uğrarlarsa bu durumu suç sayan maddelerin getirilmesi haliyle tüm homofobik tutum ve söylemlerin filtreden geçmesini sağladı. Dolayısıyla gazeteler dâhil toplumun birçok kesiminde eşcinsellik tamamen tabu ve konuşulmayan bir durum haline geldi. Yasa öncesi olumsuz olarak konuşulan konu artık hiç konuşulmaz oldu. Bu nedenle “Konuşulmayan” ile birlikte Kıbrıslı Türk Toplumunda LGBTİ’lerin varlığının ve haklarının konuşulması hedeflendi. Çünkü konuşulmayan ve görmezden gelinen kesimlerin haklara erişimi de orantılı olarak ihlal edilir ve görmezden gelinir.

Neleri konuşma fırsatı buldunuz bu proje ile?

Bu proje ile eğitim, sağlık, hukuk, medya, psikoloji ve aktivizm gibi birçok alanda LGBTİ’lerin varlığı, yaşadığımız sorunlar ve taleplerimiz konuşuldu.

Zarar gören afişlerden biri: Afişte, "Kamil abi ben lezbiyenim" yazıyor.

Özellikle Kıbrıs’ın kuzeyinde LGBTİ bireylerin varlığı bile görmezden gelindiği için adanın her yerine yerleştirilen “Kamlil abi ben lezbiyenim” ve “Mediha deyze, ben geyim” yazılı billboardlarımız çok tepki topladı ve zarar gördü. Tabi ki bu durum birçok örgüt ve bireyin bizlerle dayanışma göstermesini ve tekrardan toplumda LGBTİ’ler hakkında olumlu ve olumsuz konuşulmasını sağladı.

“Proje uzun süredir sessizliğe bürünen adanın kuzeyindeki toplumu tekrardan LGBTİ konularında konuşmaya başlattı”

İki yıl içinde hangi etkinlikleri gerçekleştirdiniz?

“Unspoken/Konuşulmayan”, 23 Ocak 2016 günü Proje Açılışı ve Eğitimde LGBTİ Farkındalığı üzerine Kaos GL’den gelen Berna Savcı’nın da sunum yaptığı seminer ile başladı. Eğitim, sağlık, medya, sanat, hukuk alanları ve LGBTİ Ailelerine yönelik seminerler yapıldı. Kıbrıs’ın kuzeyini kapsayan ve homofobik, bifobik ve transfobik tutumları ölçen geniş kapsamlı bir anket yapıldı sonuçları yakında açıklanacak. Basında da geniş yankı bulan ve toplumda ses getiren bir billboard kampanyası yürütüldü, ikincisi yakın zamanda yapılacak. İki adet sesli kamu spotu üçer farklı radyoda yayınlandı. İki adet basılı iki adet dijital gazete sekiz farklı anahtar kelime ile taranıp raporlandı, proje sonunda iki yıl boyunca yapılan haberlerin özetleri ve kategorileri ile birlikte medya raporu yayınlanacak. Gazete editörlerine yönelik yuvarlak masa toplantısı düzenlendi. Gazetecilere ve aktivistlere iki farklı eğitim serisi verildi üçüncü eğitim de 16-17 Eylül tarihlerinde yapılacak.

Kıbrıs 2017, 17 Mayıs Uluslararası Homofobi Transfobi Karşıtlığı Yürüyüşü'nden

Dört adet piknik ve altı adet kapasite artırıcı çalıştay organize edildi. Bunun haricinde ILGA Avrupa’nın bu yıl Kıbrıs’ta düzenlenen konferansına proje kapsamında katılımcılar gönderildi ve buralarda da sunumlar yapıldı. Son olarak da 17 Mayıs sürecinde proje etkinliği olarak hem kuir sanat üzerine bir seminer, ham trans feminizm üzerine çalıştay, hem de belgesel gösterimleri yapıldı ve bu etkinlikler için Türkiye’den aktivistler geldi.

Projenin sonuna geldiğinizde, neleri değiştirdiğinizi düşünüyorsunuz?

Proje uzun süredir sessizliğe bürünen adanın kuzeyindeki toplumu tekrardan LGBTİ konularında konuşmaya başlattı. Bu konular yeniden gündeme geldi ve dolayısıyla paralelde yürütülen farkındalık çalışmaları ile toplumun LGBTİ farkındalığı artırıldı. Ataerkil bir toplumunda yaşadığımız için toplumsal dönüşüm de zaman alan ve emek isteyen bir süreç bu nedenle gitmemiz gereken çok yol var.

“Geleceğimizi hep birlikte şekillendirelim” etkinliğinde neler konuşuldu, bundan sonra neler yapacaksınız?

Bu etkinlik öncelikle Kuir Kıbrıs’ın yakın geçmişine göz atarak başlandı yapılan çalışmalar, düzenlenen eylemleri yeniden konuştuk. Geçmişte kazanılan deneyimlerle birlikte, özeleştiriler de yapılarak daha iyi bir şekilde geleceği kurgulamaya çalıştık. Özellikle engellilere derneğin ulaşamadığı ve Türkçe konuşmayan kesime ulaşma konusunda derneğin başarısız olduğunu düşünüyoruz, ilerleyen dönemlerde yazılacak projelerde ve yapılacak faaliyetlerde bu hassasiyetleri de göz önünde bulunduracağız. Özellikle derneğin kapasitesinin zayıf olmasından kaynaklı gerçekleştirilmek istenen birçok şeyin yapılamadığı, bu nedenle kapasite artışı için Avrupa Birliğinin yeni açmış olduğu çağrıya proje yazılacağı bilgisini paylaştık. Bu projede yer alması gerekenler ve LGBTİ mücadelesi için önemli olan konuların sorulduğu ufak bir anket hazırlamıştık, katılımcılar bu anketi doldurdu. Bu arada bu anketi KaosGL.Org okuyucuları da doldurmak isterse şuradan sorulara ulaşabilirler. Ardından genel olarak mücadele yöntemlerimizi konuştuk ve ardından müzik eşliğinde bir arada vakit geçirdik.


Etiketler: yaşam
Nefret