19/01/2015 | Yazar: Jake Pyne

Trans gencin son sözleri, trans çocukları ‘düzeltmeye’ artık bir son verilmesi ve bunun yerine toplum tarafından hasara uğratılan iç dünyalarının tamir edilmeye başlanması için bir uyarı oldu.

‘Toplumu düzeltin. Lütfen.’ Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Trans gencin son sözleri, trans çocukları “düzeltmeye” artık bir son verilmesi ve bunun yerine toplum tarafından hasara uğratılan iç dünyalarının tamir edilmeye başlanması için bir uyarı oldu.

 

28 Aralık’ta 17 yaşındaki trans genç kız Leelah Acorn, Tumblr blogunda bir intihar notu yayınladıktan sonra kendini bir traktör römorkunun önüne atarak intihar etti.

 

Yayınladığı mesajda “Benim için üzülmeyin. Trans olduğum için yaşadığım bu hayat, yaşamaya değmezdi” diyen Leelah’ın son sözleri “Toplumu düzeltin. Lütfen.” oldu.

 

Leelah’ın hayatı hakkında pek fazla şey bilinmese de; ailesinin onu reddettiği, daha sonraysa onu terapiste götürdükleri ve terapistin de onu olduğu gibi kabul etmediği, toplum yerine onu düzeltmeye çalıştığı biliniyor. Pazartesi akşamı, Transparent isimli televizyon programının yaratıcısı Jill Soloway, Golden Globe ödülünü Leelah’a adadı. Ayrıca, the US Transgender Human Rights Institute (ABD Trans İnsan Hakları Enstitüsü), Obama yönetiminin Leelah’ya uygulanan ve cinsiyet kimliğini ya da cinsel yönelimi düzeltmeyi amaçlayan tedavi yöntemini yasaklaması için bir imza kampanyası başlattı.

 

Kanadalıların çeşitli sebeplerden ötürü Amerika’da yaşanan bu trajediyi göz ardı etmemesi gerekiyor. İlk olarak, Toronto’da çocuklarda ve gençlerde cinsiyet kimliğini düzeltmek amacıyla kurulmuş, ebeveynlere çocuklarının trans kimliğini reddetmelerini salık veren uluslararası bir merkez bulunuyor. İkincisi, bu yaklaşıma karşıt olarak yapılan en sağlam araştırmaların kökeni Ontario’ya dayanıyor. Ve son olarak da bu hafta, Kanadalı sosyal hizmet uzmanları bu tedavi yöntemlerini etik bulmadıklarını beyan ettiler.

 

Leelah’a uygulanan tedavinin tartışmalı bir geçmişi var. 1960’larda Kaliforniya Üniversitesi’nden araştırmacılar feminen erkek çocuklarındaki ruh sağlığı bunalımı olarak tanımladıkları sorunu araştırmaya ve tedavi etmeye başladılar. Amaçları çocukların eşcinsel ya da trans olmalarını engelleyerek onlara “yardım etmek”ti. Terapistler çoğu zaman çocuğu değiştirmek için ebeveynlerinin kaydını tuttular. Erkek olarak dünyaya gelen çocuklardaki feminenliği yok etmek istediler.  Leelah’nın terapisti gibi, bu terapistlerden bazılarının bunu yapma sebebi dindi. Bazılarıysa yalnızca “yardım etmek” istediler.

 

Uzun yıllar boyunca eşcinselliğin tedavi edilmesine yönelik girişimler ağır eleştirilerle karşılandı ve sonunda da 2000 yılında Amerikan Psikiyatri Birliği ve Amerika Ulusal Sosyal Hizmet Uzmanları Birliği tarafından etik dışı ilan edildi. 2012’de Kaliforniya eyaleti eşcinselliği önlemek için yapılan tedavileri yasadışı hale getirdi. Ancak transseksüelliği engellemeye yönelik uygulanan tedaviler hiçbir zaman aynı şekilde tepkiyle karşılanmadı ve günümüze kadar uygulanmaya devam etti. Hatta 2012 yılında, Toronto Ruh Sağlığı ve Bağımlılık Merkezi’ndeki Çocuklarda ve Gençlerde Cinsiyet Kimliği Servisi ve Aile Programı, Homosexuality Journal için “Çocuklarda transseksüelliğin engellenmesine yönelik yapılan tedaviler hususunda özellikle bir anlaşmazlık yaşamıyoruz” diye yazdı.

 

Yüzün üstünde makale yayınlayan kurumun makalelerini özetlemek gerekirse, Toronto Ruh Sağlığı ve Bağımlılık Merkezi’ndeki çocuklar için cinsiyet kimliği kliniği, çocukları doğuştan sahip oldukları cinsiyete bağlı kalmaya teşvik ediyor. Bu tedavi modelinde ebeveynler çocuğun değişiminde aktif bir rol oynuyor. 2006 yılında Ulusal Halk Radyosu bu konuda bir hikâye yayınladı. Hikâyede, aynı klinik bir anneye oğlunun çok sevdiği pembe oyuncaklarını kaldırmasını, parıltılı giysiler giymesine ve kızlarla oynamasına engel olmasını tavsiye etmişti. Çocuk, oyun parkında bir saldırıya uğradığı zamansa, ebeveynlerine çocuklarına değer vermeleri, onun kendine has dünyasını nasıl destekleyebilecekleri, haklarını nasıl savunabilecekleri ve güvenliğini nasıl sağlayabilecekleri yerine, farklılıklara tahammülü olmayan bir dünyaya daha iyi uyum sağlaması için çocuğa nasıl yardım edebilecekleri öğretildi. Kliniğin eleştirilere hedef oluşu beklenmedik bir olay olmamakla birlikte, Google’da üstünkörü yapılacak bir arama, klinik başkanı Dr. Kenneth Zucker’in eleştirileri çekmek konusunda adeta bir paratoner olduğunu gösteriyor.

 

Leelah’a uygulanan tedaviyle klinikte sunulan tedavinin farklı olduğunu belirtmekte fayda var. Leelah’ın tedavisi dine dayalıydı. Klinikte bu söz konusu değil. Leelah’ın terapisti onun cinsiyetini ergenlikte olduğu dönemde düzeltmeye çalışırken, klinikte trans gençlere artık düzeltilemez gözüyle bakılıyor ve bu yüzden, yayınlarında daha “kolay şekillendirilebilir” olarak tanımladıkları küçük çocuklara yönelik çalışıyorlar.

 

Tüm bu farklılıkların yanında, çok önemli benzerlikler de var. Her ikisinde de trans bir birey olmak talihsiz bir gelecek olarak görülüyor ve trans çocuklarını reddeden aileler onları reddetmeye devam etmeleri için teşvik ediliyor. 2012’de Ken Zucker ve meslektaşları the Journal of Homosexuality için şunları yazdı: “Eğer ebeveynler çocuğun diğer cinsiyetten olmak için duyduğu isteğin azaltılmasını isterlerse, terapideki yaklaşım bu yönde şekillendirilir.”

 

Trans topluluklarına ve destekçilerine göre bu son derece aşağılayıcı. Sayıları gittikçe artan araştırma sonuçlarına göreyse tehlikeli.

 

Bazıları trans olmanın başlı başına bir zorluk olduğunu ve kendiliğinden intihar gibi ciddi sonuçlar bile doğurabileceğini inanıyor olabilir. Ancak benim de parçası olduğum Trans PULSE isimli araştırma grubu, bundan çok daha fazlası olduğuna dair bulgular elde etti. Trans bireyler arasındaki intihara eğilim oranının maruz kaldıkları transfobi ve şiddetle doğru orantılı olduğunu bulduk. Bununla birlikte, intihar eğilimi Leelah gibi cinsiyet değişikliğini isteyenlerin bunu yapabilmeleri, ailenin ve sosyal çevrenin desteği gibi etkenlere de bağlı. Özellikle trans gençler için, cinsiyet kimlikleri konusunda ailelerinden destek almaları durumunda intihar girişiminde bulunma riski yüzde 93 oranında düşüyor. Hatta son bulgularımız, ebeveynlerin trans bir bireyin hayatında yeri doldurulamaz olduğunu, onların desteklerinin varlığının (ya da yokluğunun) çocuğun tüm hayatı boyunca intihar etme riski üzerinde ciddi bir etkisi olduğunu gösteriyor.

 

Eğer şu ana kadar açıklığa kavuşmadıysa, bu trajik ironiyi şu şekilde özetleyebiliriz: Trans olmanın getirdiği zorluklardan korumak amacıyla çocuklarının trans olmasını engellemeye çalışan aileler, aslında bu zor hayatı daha da zor bir hale getiriyor; öyle ki çocuklar bu hayattan tek kaçış yolunu intihar olarak görüyor. Leelah bunu son derece yakından deneyimlemişti. İntihar notunda ailesinin kendisini kabullenemeyişini anlattıktan sonra şunları yazdı: “Eğer bunu okuyan ebeveynler varsa lütfen çocuklarınıza asla böyle şeyler söylemeyin. Bu, onların kendilerinden nefret etmelerine sebep olur.”

 

Bu sebepten ötürü, Washington DC’den Dr. Edgardo Menvielle, Kaliforniya’dan Dr. Herbert Schreier ve Dr. Diane Ehrensaft gibi uzmanlar ebeveynlere, trans bir çocuğu değiştirmeye çalışmanın onun için “zorlayıcı” olacağını, bunun çocuklara zarar veren ve uzak durulması gereken bir yaklaşım olduğunu söylüyorlar. Bununla birlikte Dr. Birgit Moller, geçtiğimiz yıl Bangkok’taki Trans Sağlığı için Dünya Profesyoneller Birliği’nde, her 13 uluslararası uzmandan 11’inin doğuştan gelen cinsiyetine uyum sağlamayan çocukları düzeltmeye çalışmayı etik bulmadığını gösteren çalışmasını sundu.

 

Pek çok uzman düzeltmek yerine, cinsiyetine uyum sağlamayan gençlerin kim olduklarını bulmalarına ve ifade etmelerine yardımcı olacak onaylayıcı bir yaklaşım kullanıyor. Bazılarına göre bu cinsiyet değişikliği demek, bazılarına göreyse değil. Ancak Dr. Menvielle, Schreier and Ehrensaf’a göre, ailelerin görevi çocuklarının haklarını savunmayı öğrenmek- çocukları yerine, çocuklarının etrafındaki dünyayı düzeltmek. Geçtiğimiz yıl, bunun kolay bir iş olmadığını göz önünde bulunduran Rainbow Health Ontario,  Ontariolu doktor, terapist ve ailelerden oluşan 40 kişilik bir grupla ebeveynlere yardımcı olabilecek bilgiler içeren bir broşür serisi hazırlamak için bir araya geldi.

 

1985 tarihli bir makalede, klinik başkanı Dr. Ken Zucker kendi kliniklerinin modeline karşı çıkılmasının olasılık dışı olduğunu belirten şu ifadeyi kullanmıştı: “Transseksüelliği engellemek hiçbir zaman sistemli bir muhalefetle karşılaşmayacak gibi görünüyor”. Yakın zamanda bu tedavilerin yasaklanması için verilen dilekçe, durumun tam tersi olduğunu kanıtlıyor. Kanadalı sosyal hizmet uzmanlarının bu hafta beyan ettiği üzere: “Genç bir bireyin cinsiyet kimliğini ya da ifadesini sosyal normlara uyum sağlayacak şekilde değiştirmeye yönelik yapılacak her profesyonel müdahale etik dışıdır, gücün ve yetkinin suiistimal edilmesidir.”

 

Leelah bizden dünyayı düzeltmemizi istedi. Bunu onun için zamanında yapamadık. Hayatındaki yetişkinler bunu başaramamanın yanı sıra, bir de onu düzeltmeye çalıştılar. Sonuçlarıysa korkunç oldu. Leelah intihar notunda “Üzülmeyin” diyor. Ancak bunun için çok geç. Üzgünüz Leelah. Ve çoğumuz aynı zamanda kızgınız da.

 

Leelah Acorn’un ölümü trans çocukların düzeltilmesine son verilmesi ve hayatta bir şanslarının olabilmesi, Leelah’ın deyimiyle hayatlarının yaşamaya değer olabilmesi için dünyalarının düzeltilmeye başlanması gerektiğine dair bir uyarıydı.

 

Jake Pyne Toronto’daki trans topluluğunda bir araştırmacı, Mcmaster Sosyal Hizmet Okulu’nda öğretim üyesidir.

Kaynak: Now Toronto 


Etiketler: insan hakları, sağlık
Nefret