13/02/2015 | Yazar: Ömer Akpınar

‘Eşcinselliğin bir hastalık olduğu yönündeki teori, yeni olmamakla birlikte, dünyanın düz, güneşinse dünyanın etrafında döndüğü yönündeki görüş gibi geçersizdir ve çürütülmüştür.’

Mahkeme: ‘Eşcinselliği tedavi ediyoruz’ iddiası tüketiciyi kandırıyor Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı
“Eşcinselliğin bir hastalık olduğu yönündeki teori, yeni olmamakla birlikte, dünyanın düz, güneşinse dünyanın etrafında döndüğü yönündeki görüş gibi geçersizdir ve çürütülmüştür.”
 
ABD’de New Jersey Üst Mahkemesi hâkimi, eşcinselliği “tedavi” ettiğini iddia eden terapi merkezine bu sözlerle karşı çıktı.
 
“Şifa İçin Yeni Alternatifler Sunan Yahudiler” adlı terapi merkezi, 100 dolarlık seanslarının ardından ruhsal bir bozukluk olarak tanımladığı eşcinselliği tedavi ettiğini iddia ediyordu. Terapiden sonuç alamayan dört erkek ile erkeklerden ikisinin annesi, eyaletteki tüketiciyi koruma kanunundan yararlanarak merkeze dava açtı. Kanun, mal ve hizmet sağlayıcılarının yanlış iddialarla tüketiciyi dolandırmasını yasaklıyor.
 
Şarlatanlar korunmasız tüketicileri hedef alıyor
 
Hâkim Peter Bariso Jr, cinsel yönelimin değiştirildiğine dair “başarı istatistikleri” sunmanın sahtekârlık olduğunu, zira “bu tür istatistiklerin yapılmasını sağlayacak gerçeklere dayalı bir temel bulunmadığını” söyledi.  
 
Terapi merkezine açılan davayı üstlenen hukuk merkezinden yardımcı hukuk müdürü David Dinielli ise, “onarım terapisi endüstrisinin, ülkenin tamamında şarlatanlıklarını korunmasız tüketicilere satmak için kullandıkları başlıca yalan bu” diyerek eşcinselliğin ruhsal bir bozukluk olmadığını vurguladı. “Eşcinsellerin tedavi edilmesi gerekmiyor, mahkemenin bunu tanımasından ötürü heyecan duyuyoruz.”
 
Erkekleri çırılçıplak soyup tedavi ettiklerini iddia eden merkezin, savunmasında eşcinselliğin bir hastalık olduğu iddiasını yinelemesi de yasaklandı. Davacıların terapi için harcadıkları paraları ve tazminatlarını talep ettikleri dava, Haziran ayında karara bağlanacak.
 
“Eşcinsellik hastalıktır” sahtekârlığı Türkiye’de
 
Eşcinselliğin “düzeltilebilir” bir tercih olduğu iddiası, Türkiye’de de pek çok psikologun insanları dolandırmak için kullandığı bir yöntem. Toplumdaki homofobiden ötürü özellikle çocuklarını heteroseksüel yapmak için bütün imkânlarını seferber etmeye hazır ailelerin varlığı, sahtekârlığın önlenmesi ve eşcinsel çocukların ruh sağlığı için devlet politikalarının harekete geçirilmesi ihtiyacını ortaya koyuyor.
 
Eşcinselliğin bir hastalık olup olmadığı tartışmaları, 2010 yılında dönemin Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf’ın bir röportajında eşcinselliğin biyolojik bir bozukluk olduğuna inandığı sözleriyle gündeme gelmişti.
 
Türk Psikologlar Derneği’nin “eşcinsellik ruhsal bir bozukluk değildir” şeklinde bir açıklama yapmasına rağmen Cinsel Sağlık Enstitüsü CİSED “normal cinsel ilişki”yi “karşı cinsten bir kişiyle boşalmayı amaçlayan, sevişmeyi ve penis-vajina birlikteliği içeren bir ilişki” diye tanımlıyor.
 
CİSED’in “Cinsel Sapkınlık Bozuklukları ve Farklı Cinsel Yaşantılar” başlığıyla düzenleyeceği 1. Ulusal Cinsel Sağlık Kongresi, 1-2-3 Mayıs’ta Ankara’da gerçekleşecek.
 
Terapiye zorlanma ruh sağlığı sorunlarını tetikliyor
 
Cinsel yönelim veya cinsiyet kimliğini değiştirmeye yönelik onarım terapilerinin ciddî ruh sağlığı sorunlarına yol açtığı biliniyor. ABD’de 17 yaşındaki trans genç Leelah Alcorn’un terapiye zorlanmasının ardından intihar etmesi üzerine Başkan Obama’dan onarım terapilerini yasaklamasını talep eden bir kampanya başlatılmıştı.
 
İlgili haberler:
 

Etiketler: insan hakları, sağlık
Nefret