26/06/2013 | Yazar: Ömer Akpınar

İnsanlar eşcinselliğin günah olduğunu düşünüyor. Bir de Amerikan ve İsrail emperyalizminin sonucu olarak görülüyoruz, tabii. Mısır’da insan hakları için mücadele ediliyor olsa da LGBTİQ hakları hep unutuluyor.

Mısır’da "Kız Başına" Devrim Yapmak Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı
İnsanlar dünyadaki en katı rejimlerden birini yıktıktan sonra her şeyi yapabilecek gibi hissettiler. Sen beni kontrol edemezsin, dedik, bu benim hayatım. Mesela devrimden önce akşam dışarı çıkamıyordum; çünkü ailem izin vermiyordu. Devrimden iki ay sonra aileme seyahat etmek istiyorum dedim. “Olmaz” dediler, ben de hiç tereddütsüz “olur” dedim. 
 
Maha Youssef, Kaos GL’nin düzenlediği 4. Uluslararası Bölgesel Ağ Buluşması’nın Mısırlı konuğuydu. Ankara’da bir araya geldiğimiz Maha’yla Mısır’da lezbiyen olmayı, kız arkadaşıyla işlettikleri kafeyi ve devrimi konuştuk.
 
Maha, kendini kısaca tanıtır mısın?
Ben bir lezbiyenim. 2010 Eylül’ünden itibaren Mısır’da LGBTİQ (lezbiyen, gey, biseksüel, trans, interseks, queer) haklarına odaklanan Bedayaa örgütünde çalışıyorum. Örgütümde medya grubunun başındayım.
 
Bedayaa neler yapar?
Kayıtlı bir örgüt olmamıza izin verilmediğinden her şeyi gizli kapaklı yapmak zorunda kalıyoruz. Pek çok atölye ve cinsel sağlık eğitimi düzenliyoruz. Bunların yanı sıra psikolojik destek veriyoruz. Üzerinde durduğumuz çalışma alanlarından biri de medya.
 
Medyayla ilgili ne gibi faaliyetler yürütüyorsunuz?
Medya izlemesi yapıyoruz. Haberleri başka kaynaklardan almak yerine kendimiz yazıyoruz. Ayrıca pek çok video ve karikatür hazırlıyoruz. Bir de online radyomuz var.
 
Yayınlardan ötürü sıkıntı yaşadığınız oluyor mu?
Yok, podcast halinde yayın yapıyoruz. Takip edilmemek için de podcast’leri Orta Doğu’da yaşamayan üyelerimize gönderiyoruz, onlar yayınlıyorlar. Eşcinsel toplumunun sorunları ve çözüm yollarına dair konuşan uzmanlarla yapılmış röportajları yayınlıyoruz.
 
Lezbiyenlerin Mısır’da ne gibi sıkıntıları var?
Gey topluluğuna pek benzemiyor. Geyler daha kalabalık, daha hareketli. Lezbiyenler öyle değil, mesela her zaman dışarı çıkamıyorlar. Birilerine bakmak zorundalar ya da aileleriyle yaşıyorlar, her zaman için birileri onları bir başkasıyla görecek diye bir korku taşıyorlar. Çoğu zaten açık değil, ben de açık değilim.
 
Kız arkadaşınla bir kafe işlettiğinizi biliyorum. Kafe açma fikri nasıl ortaya çıktı?
2012 Nisan ayında açtık kafeyi. Aslında amacımız Kahire’nin merkezinde bir yerimizin olmasıydı. Şehir merkezinde insan hakları aktivistlerinin, solcuların, genç liberallerin takıldığı yerlere gidiyorduk. Ama her konuda açık görüşlü olan insanlar konu eşcinsellik olunca hiç de öyle açık görüşlü olmuyordu. Kafelerden atılıyorduk. “Kızlar gelsin; ama yanınızda bu ibneleri getirmeyin” diyorlardı. İşte bu yüzden kendi mekânımızı açmaya karar verdik.
 
Tepkiler nasıl peki?
Diğer tüm kafeler erkekler tarafından işletiliyor. Kadının biri çıkıyor, hem de butch, üstüne üstlük müşterileri de gey. Herkes bakıyor haliyle. Bizden önce aynı mekânı farklı farklı kişiler işletmeye çalışmış; ama hepsi batmışlar. Biz bir yıldır çok iyi gidiyoruz, diğer işletmeciler bizi kıskanıyorlar. Kız başlarına nasıl yapıyorlar diyorlar. 
 
Bir de saldırıya uğradınız. Onu da anlatır mısın?
2 ay önceydi. Kafeyi açmamızın ardından aylarca arkamızdan konuştular, orada olmamızı istemediler. Gece vakti mekân kapanmaya hazırlanırken içeri dalıp masaları sandalyeleri kırdılar, bir garsonumuzu dövdüler. Yarım saatte mekânı yerle bir ettiler. Ardından kız arkadaşım sağlam kalan bir masa ve sandalyeyi kafenin önüne çekti, nargilesini de aldı yanına, kalkmadı oradan. Ertesi gün serserilerle doldurduk kafeyi, yanlarında silahlar… Bize saldıranlar bayağı korktu haliyle. Gelip bizden özür dilediler, verdikleri zararı ödediler. Amira, kız arkadaşım, onlara iyi bir ders verdi. “Mekânıma istediğim kişiyi alırım, bu sizi ilgilendirmez,” dedi. 
 
Parmağındaki yüzük Amira’dan mı?
Evet. Yasalar bize evlenme hakkı vermiyor; ama yasalar, hükümet filan umrumuzda değil. İlişkimizi daha kuvvetli bir hale getirmek istedik. Düğün-nikâh yapacağız, yüzüklerimizi alıp kutlayacağız dedik. Bir arkadaşımız bizi evlendirdi, diğerleri de şahitlerimiz oldu.
 
Evliliğinizin şartlarında neler var?
İkimiz eşitiz, kimse kimseden üstün değil. Bizi evlendiren kişi olmadan boşanmamız, bir de başka kadınlarla seks yapmamız yasak (gülüyor).
 
Mısır toplumu nasıl bakıyor eşcinsellere?
İnsanlar eşcinselliğin günah olduğunu düşünüyor. Kötü insanlar olduğumuz için bunu tercih ettiğimizi düşünüyorlar. Bir de Amerikan ve İsrail emperyalizminin sonucu olarak görülüyoruz, tabii. Mısır’da insan hakları için mücadele ediliyor olsa da LGBTİQ hakları hep unutuluyor.
 
Peki, devrim nasıl etkiledi hayatlarınızı?
Herkes için yeni bir başlangıç oldu. İnsanlar dünyadaki en katı rejimlerden birini yıktıktan sonra her şeyi yapabilecek gibi hissettiler. Sen beni kontrol edemezsin, dedik, bu benim hayatım. Mesela devrimden önce akşam dışarı çıkamıyordum; çünkü ailem izin vermiyordu. Devrimden iki ay sonra aileme seyahat etmek istiyorum dedim. “Olmaz” dediler, ben de hiç tereddütsüz “olur” dedim. Bizi korkutacak bir şey kalmadı; ama Müslüman Kardeşler yüzünden Mısır’ın geleceğine dair bir umudum yok. Eşcinsel olduğunu düşündükleri herkesi tutuklayabiliyorlar. İşlerin daha da kötüye gitmesinden korkuyorum. Ülkeyi terk edip eşimle daha güvenli bir yerde yaşamak istiyorum. Yine de Mısır’daki LGBTİQ’ler için bir şeyler yapmak zorunda hissediyorum.
Kaos GL Dergisi, Mayıs - Harizan 2013, sayı:130

 


Etiketler: yaşam, dünyadan
Nefret