30/10/2017 | Yazar: Aslı Alpar

‘Sorun bizim kaderimizde, hormonlarımızda, aybaşı kanamalarımızda, kadın olmamızda değil, kurumlarımızda ve eğitimimizdedir.’

Nochlin’e saygı duruşu: Neden Hiç Büyük Kadın Sanatçı Yok? Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

“Sorun bizim kaderimizde, hormonlarımızda, aybaşı kanamalarımızda, kadın olmamızda değil, kurumlarımızda ve eğitimimizdedir.”

Feminist sanat tarihçisi Linda Nochlin dün hayata veda etti. Kendisini 1971 yılında tamamlamış olduğu en popüler çalışması “Neden Hiç Büyük Kadın Sanatçı Yok*” makalesinden unutulmaz cümleleri ile analım. Unutulmaz cümleler Libby Vanderploeg gifleri ile…

Yanlış soru

“’Neden hiç büyük kadın sanatçı yok’ sorusu yanlış bir entelektüel altyapının ürünü.”

“Sorun bizim hormonlarımızda, aybaşı kanamalarımızda değil”

“Fakat hepimizin bildiği gibi geçmişin ve bugünün düzeni, kadınlarla birlikte, beyaz, tercihen orta sınıf mensubu ve her şeyden önce erkek olarak doğma şansına erişmemiş herkes için, yalnızca sanat alanında değiş daha başka yüzlerce alanda da engelleyici, baskıcı ve cesaret kırıcıdır. Sorun bizim kaderimizde, hormonlarımızda, aybaşı kanamalarımızda, kadın olmamızda değil, kurumlarımızda ve eğitimimizdedir.”

Kadınlar, bırakın büyük olmayı, yeterli beceriyi edinebilmek için gereken hazırlıklardan yoksun bırakılıyor

19. Yüzyılın sonuna dek kadınların çıplak modelden çalışmasının yasak olmasının yol açtığı sonuçları şöyle özetliyor Nochlin:

“Kadınlara karşı otomatik olarak uygulanan kurumsal ayrımcılığın tek bir boyutunu oluşturan çıplak modelden çalışma olanağı üzerine bu kadar ayrıntılı durmamın iki nedeni var: hem bu ayrımcılığın evrenselliğini ve doğurduğu sonuçları hem de sanat alanında uzun bir dönem boyunca büyüklükten vazgeçtik, yeterli beceriyi edinebilmek için gereken hazırlıkların bireysel değil, kurumlsal doğasını göstermek istedim.”

“İnanılır gibi değil”

“Teşvikten, eğitim olanaklarından ve ödüllerden böylesine yoksun bırakılan kadınların belli bir yüzdesinin yine de sabırlı olup sanatı meslek edinmeye çalışması aslında inanılır gibi değil”

Cinsellikten vazgeçmek!

Delacroix, Courbet, Degas, Van Gogh ve Toulouse-Lautrec… Mesleklerinde başarı elde edilmek uğruna gereken azmi gösterirken erkekliklerini ya da cinsel rollerini feda etmiş olabilecekleri hiç birinin aklının ucundan bile geçmemiştir.

Bonus: Tarihsel ve güncel gerçeklerle yüzleşebilmek

“Önemli olan kadınların mazeretler ileri sürmeden, vasatlığa düşmeden, kendi tarihsel ve güncel gerçekleriyle yüzleşebilmeleridir. Dezavantajlı olmak gerçekten de bir mazeret olabilir; ama entelektüel bir konum değildir.”

*Linda Nochlin'in bu makalesini İletişim Yayınları'ndan çıkan Ahu Antmen'in editörlüğünü yaptığı "Sanat, Cinsiyet: Sabat Tarihi ve Feminist Eleştiri" kitabından okuyabilirsiniz.


Etiketler: kültür sanat
Nefret