27/03/2020 | Yazar: Umut Güven

Kaos GL Dergisi’nin “Karantina” dosya konulu gelecek sayısının hazırlık süreci devam ederken, son sayı ‘Queer Göç II’de yayınlanan yazılardan birkaçına göz gezdirelim.

Okuma önerisi: Queer Göç II’den seçmeler #EvdeKaLubunya Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Eser: Reena Saini Kallat, Woven Chronicle

Kaos GL Dergisi, Mart – Nisan sayısında Queer Göç II sayısı, LGBTİ+’ların yaşadığı iç ve dış göçün arka planında yatan nedenleri ele aldı.

Derginin “Karantina” sayısı hazırlıkları devam ederken birçok yazarın katkılarıyla raflarda yerini alan Queer Göç II sayısından okuma önerilerini, karantina günlerinde evinde olan okuyucularımız için derledik.

okuma-onerisi-queer-goc-ii-den-secmeler-evdekalubunya-1

Avrupa ve Göç Politikaları: “Gelme, Ne Olursan Ol Yine Gelme”

“Bugün Avrupa’nın göç politikaları nedir diye sorarsanız cevabı net: Göçün engellenmesi.

Savaştan, zulümden, işkence ve yoksulluktan kaçarak güvenli bir hayata ulaşmak isteyen mülteci ve sığınmacılara karşı, “Kale Avrupası” iç ve dış sınırlarını güçlendirme odaklı politikaları uzun zamandır uyguluyor. Kara sınırlarında duvar üstüne duvarlar yükselirken, deniz sınırlarına bile yüzen duvarlar (hatta hala ne olduğunu anlayamadığımız “e-perdeler”) dizmeye çalışan Avrupa, göç politikalarının en büyük bütçesini sınır güvenlik harcamalarına ayırıyor. Avrupa Birliği Sınır Koruma Ajansı (Frontex) artık AB tarihinin en güçlü finansal kurumlarından biri. Bu yetmiyor, 2016 AB-Türkiye açıklamasında olduğu gibi bu “krizi” dışsallaştırma amacıyla Libya gibi insan hakları ihlallerinin merkezi olan üçüncü ülkelerle pazarlık yaparak mültecilerin yola çıkmasını dahi engellemeye çalışıyor.

Lakin bu nafile bir çaba. Güvenli bir gelecek hayali ve hayatta kalma arzusu sığınmacıları her ne kadar riskli olursa olsun “bir umut” yollara döküyor. Yolda ölenler hakkında bilgiye ulaşmak neredeyse imkansızken, hayatta kalarak AB sınırlarına girmeyi başaranları birer “data” olarak sisteme giriyorlar ve tam o noktada “savaş” nerede başladı, nerede bitecek bilmediklerini görüyorlar.”

Begüm Başdaş Avrupa ve Göç politikalarını, Yunanistan örneği üstünde yoğunlaşarak kaleme aldı. Yazısında sığınmacı LGBTİ+’ların karşılaştıkları sorunlara değinen Başdaş, AB üye ülkeleri arasında toplumsal cinsiyet, cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim gibi temel haklar alanında “ortak değerler nedir?” sorusuna yanıtlar arıyor.

okuma-onerisi-queer-goc-ii-den-secmeler-evdekalubunya-2

Giovanni’nin Odası’ndan Hiçliğe: Bir Sürgün Romanı

Queer Göç II dosyasının yazarlarından Süleyman Bölükbaş’ın kaleminden James Baldwin imzalı Giovanni’nin Odası (1956) incelemesiyle, David’in hikayesine tanıklık ediyoruz.

“Amerika’dan ırkçılık gibi sebeplerle göç etmek –ya da sürgün gitmek- zorunda kalan Baldwin, bu romanda da kendini sürgüne vurarak gerçekliğini aramanın peşine düşen bir adamın hikâyesini anlatıyor. Kendini “hiçbir zaman evinde saymadığı” ailesinin yanında “kendine bile kabullendiremediği” eşcinsel arzuları, babasıyla yaşadığı sorunlarla da birleşince David bir nevi kendi evini, kendi gerçekliğini aramak için bir yolculuğa çıkıyor. Paris’te gey bar olarak nitelendirebileceğimiz bir mekânda barmen olarak çalışan Giovanni ile tanışıyor ve aralarında romantik bir ilişki başlıyor.”

“Giovanni’nin odasında, kapalı kapılar ardında, David kendine ait çok önemli bir parça olan ve şimdiye kadar bastırmaya çalıştığı cinselliğini keşfetmeye başlıyor. Tüm bu yaşananların, karanlık bir odada geçmesinin Baldwin tarafından yapılmış çok manidar bir seçim olduğunu söylemek mümkün. David için kendi içindeki arzuları, saklanması gereken deneyimler olarak zuhur ediyor. David’in arzularını bu odaya hapsetmesinden, hâlâ içindeki ‘erkeklik’ kodları ve eşcinsel arzuları arasında sıkışıp kaldığı ve Giovanni’ye olan tutkusunun bu mücadeleden galip çıkamadığını anlayabiliriz kolaylıkla. Kimliğini ve aidiyetini bulmak adına bu yolculuğa çıkan David için (eş)cinselliğinin önüne bir set olarak çektiği ‘erkekliği’, kendi varoluşunu anlamlandırmak için de hala en büyük engel.”

Derginin içeriğine erişmek için, dergiye abone olmak isteyenler gerekli bilgilere dergi websitesinden ulaşabilir. Basılı halini edinmek isteyenler ise kitapçılardan yeni sayıyı satın alabilirler. Dergiyi internetten satın almak için ise NotaBene Yayınları ile iletişime geçebilirsiniz. 


Etiketler: medya, kültür sanat, mülteci
Nefret