03/09/2014 | Yazar: Ömer Akpınar

Danimarka’nın Sosyalist Halk Partisi’nden Özlem Çekiç, partisinin LGBT alanındaki çalışmalarını kaosGL.org’a anlattı.

Özlem Çekiç: Cami açılışına göğsümde Pride iğnesiyle gittim Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı
Özlem Çekiç, Danimarka’da LGBT alanında önemli çalışmalara imza atmış Sosyalist Halk Partisi vekili. Ülkenin Müslüman kökenli ilk kadın vekili olan Çekiç, LGBT’lerin hak ve özgürlüklerine olan yaklaşımını kaosGL.org’a anlattı.
 
Danimarka, transların cinsiyet kimliklerinin yasal olarak tanınması için zorunlu tıbbî müdahaleyi kaldıran ilk Avrupa ülkesi oldu. Sosyalist Halk Partisi de 1 Eylül’de yürürlüğe giren yasaya büyük destek verdi. Çekiç, sosyalist bir parti olarak insan haklarına bakışlarını şu sözlerle anlatıyor:
 
“Genel olarak insan haklarına çok değer veren bir partiyiz. Soldaki bir partiyiz ve her insanın değişik olduğunu düşünüyoruz. Dini, ırkı, ekonomik durumu, cinsel hayatı ne olursa olsun herkesin aynı şartlar altında, aynı imkânlara sahip olarak yaşaması için uğraşıyoruz.”
 
“Trans kimliklerin hastalık listesinden çıkarılması için çalışıyoruz”
 
Çekiç, LGBT’lerin eşit haklara sahip olması için mücadele verdiklerinin altını çiziyor:
 
“Partimiz, 30 sene önce eşcinselliğin hastalık listesinden çıkarılmasında çok büyük rol oynadı. Şu anda aynısını translar için yapmaya uğraşıyoruz. Çünkü burada translar hâlâ psikolojik hasta diye bir mühür yiyor.”
 
Cinsiyet kimliğinin tanınması için internetten başvuru yeterli
 
Ülkede artık translar cinsiyet kimliklerini yasal olarak kabul ettirebilmek için ne psikolojik değerlendirmeye, ne zorunlu kısırlaştırmaya, ne de cerrahî müdahaleye tabi tutuluyor. Transların tek yapması gereken, internet üzerinden başvuruda bulunarak 6 ay sonra bu başvuruyu onaylamak.
 
“Artık Danimarka’da bir trans kişi kendi kimliğini değiştirebiliyor, pasaportuna sadece X, cinsiyeti belirtilmemiş ifadesi geliyor.”
 
“Kimse kimseye senin bu yaşantın yanlış diyemez”
 
Çekiç, Müslüman kimliğinin de LGBT’lerin hak ve özgürlüklerine karşı durmasını gerektirmediğine dikkat çekiyor:
 
“Mesela ben buradaki en büyük caminin açılışına gittim. Caminin sözcüsü gazeteye bir demecinde eşcinselliği bir hastalık olarak gördüğünü söylemişti. Ben açılışa gittiğimde göğsümde Pride iğnesiyle camiye girdim. Çünkü ben Müslüman’ım ama sosyalistim. Ben insanların aynı haklara sahip olması gerektiğine inanıyorum. Özgürlük sadece bir kısım insan için değil, herkes için geçerlidir. İnsanların hayatlarını nasıl yaşayacağı onlara kalmış bir şey. Kalkıp da senin bu yaşantın yanlış, sen anlamazsın gibi yaklaşımlara ideolojik olarak karşıyız.”
 
“Bir çocuğun iki annesi, iki babası olabilir”
 
Çekiç’in ileriki hedefleri arasında gökkuşağı ailelerinin çeşitliğini yasalara da yansıtmak var:
 
“Lezbiyen arkadaşlar çocuk sahibi olduğunda sadece biri resmî olarak anne kabul ediliyordu, artık annesi ve annesi olarak geçiyor. İkinci anneye de aynı hakları sağladık. Benim şu anda üzerinden çalıştığım şey, gey bir çiftin bir lezbiyenden çocuk sahibi olduğunda iki babası, bir annesi olmasını sağlamak. Çünkü gökkuşağı ailelerinde sadece bir anne, bir baba yok. İki anne, iki baba olabilir. Çiftler ayrıldıklarında ya da boşanma sürecinde çocukların iki babasını da, iki annesini de görme hakkını sağlamak istiyoruz.” 

Etiketler: yaşam
Nefret