30/05/2014 | Yazar: Ömer Akpınar

Sinem Sal’ın ‘Yine de Âmin’ adlı üçüncü kitabı yasağa, otoriteye direnen, hükmedene karşı çıkan şiirlerden oluşuyor.

Sinem Sal: ‘Aşka kucak açmamak, politikanın kıyımıdır’ Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı
Sinem Sal’ın “Yine de Âmin” adlı üçüncü kitabı yasağa, otoriteye direnen, hükmedene karşı çıkan şiirlerden oluşuyor.
 
“Otopsi raporunda ‘kalbi infilak etmiş’ yazanlara”, “yasak olduğu iddia edilen aşklara”, “halk arasında ‘kara sevda’ diye bilinen tüm cinsel ilişkilere” ithaf edilecekken en sonunda “kalbinin içinde sinekkuşu besleyenlere...” ithaf etmekte karar kılarak başlıyor “Yine de Âmin”. Toplumun dayattığı tüm baskılardan dolayı özgürce yaşanamayan bütün aşklara, olmayacak dualara kucak açan bir temenni bu.
 
Gezi zamanı şiirleri: Yine de Âmin
 
Lakuna ve Anekta kitaplarının yazarı, geçtiğimiz ay A.P.R.I.L Yayıncılık’tan çıkan son kitabını geçtiğimiz yıl Gezi zamanı yazmış:
 
“Hem aşk hem de direniş zamanları yani benim tarihimde. Sıkışan bir güç vardı ve patladı adeta. O yüzden fazlasıyla sokağa ait, insana dair, bir yandan kalbine varmaya çalışanın hikâyesi…”
 
Kitabın ilerleyen bölümlerinde aklından vazgeçen karakterin giderek yalnız ve toplum baskına yenik düşmüş gibi görünse de kendi aşk mitini yaratarak kendi kıyametine şahit olduğunu anlatıyor Sal:
 
“Ve Kur’anda da dediği gibi bütün organların dile geldiği o kutsal günde, yalnızca kalbi kalıyor geriye.”
 
“Aşka kucak açmamak, politikanın kıyımıdır”
 
Kitap yasak aşk temalı olunca yaşatılmayan aşkları sormadan edemiyoruz:
 

“Aşka şiddetle yaklaşana tahammülüm yok. Yasak aşk diye bir şey kalmadığında hepimiz sevmeyi öğreneceğiz. Arkadaş Özger diyordu: ‘Acıyla büyütüyorum aşkımı, bir gün bana sevişmeyi öğretecek.’ Aşka kucak açamamak, insanların dilediğince yaşamasına engel olmak politikanın kıyımıdır. Başka bir şey değil.”
 
Sal, aşkın bütün dayatmalardan özgür bırakılması görüşünde:
 
“Aşkı yasal ve evrensel kılacaksanız, ki bu kimin hükmünde bilmiyorum, önce özgür bırakmalısınız. İlk cinsel ilişkisini düğün gecesinde yaşamak isteyen bir kadın da özgür olsun; kadını sevmek isteyen bir başka kadın da… Hepsini saymak manasız, tüm aşklar küçük odalarda yaşandığı gibi, sokaklarda da yaşansın. Benim dileğim bu.”
 
Gezi’nin 1. yılında, direnişin içinden gelen Yine de Âmin’in nasıl bir kitap olduğunu Sal çok iyi özetliyor: “Belki çok karanlık, ama çok umutlu olsun istemiştim. Sanırım öyle oldu.”
 
 
kıyamet kopmuş
haberim olsaydı, kendimi savunmaya
giderdim elbet.
derdim
Allah’ım sen de dünyada olsan
delirirdin nihayet. (plastik mermi değil, plastik kuş acıtır çok)   

Etiketler: kültür sanat
Nefret