11/02/2019 | Yazar: Kaos GL

​TİHEK, iki trans kadının otele alınmayarak mal ve hizmetlere erişimde ayrımcılık yasağının ihlal edilmesine ilişkin başvuruyu reddetti.

TİHEK: “Cinsel kimlik ayrımcılık temeli sayılamaz” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

TİHEK, iki trans kadının otele alınmayarak mal ve hizmetlere erişimde ayrımcılık yasağının ihlal edilmesine ilişkin başvuruyu reddetti.

Ankara’da iki trans kadın 10 Ağustos 2018’de Cinnah Otel’e alınmadı. Pembe Hayat, mal ve hizmetlere erişimde ayrımcılık yasağını Türkiye İnsan Hakları Eşitlik Kurumu’na taşıdı.

Pembe Hayat, TİHEK’in başvuruyu “Cinsel kimlik ayrımcılık temeli sayılmıyor” gerekçesi ile reddettiğini duyurdu.

Otel çalışanları, cinsiyet kimliklerini gerekçe göstererek trans kadınların otele girişini engellemişti.

“Bu karar yükümlülüğe aykırıdır”

Dernek avukatı Emrah Şahin Pembe Hayat’ın websitesindeki açıklamasında kararı şöyle değerlendirdi:

“Bu şikayetimiz neticesinde Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu 16 Ocak 2019 tarihli yazısı ile 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu’nun 3’üncü maddesinde ayrımcılık yasağı kapsamında değerlendirilmiş ayrımcılık temellerinin sadece “cinsiyet, ırk, renk, dil, din, inanç, mezhep, felsefi ve siyasi görüş, etnik köken, servet, doğum, medeni hal, sağlık durumu, engellilik ve yaş” olduğunu “cinsel kimlik” kategorisinin bunlar arasında sayılmadığından başvurumuzun kabul edilemeyeceğini açıkça belirtmiş, bu konudaki ayrımcılık şikayetlerine kapıyı kapatmıştır.

“Oysaki; TİHEK, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeleri ve Anayasamızı da hiçe sayarak bu kararı vermiş; “Ayrımcılık şikayet başvuruları arasında dahi ayrımcılık yapmıştır.” LGBTİ+ ları ötekileştiren bir kurumun adının İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu olmasına rağmen Ayrımcılıkla ilgili tüm şikayetleri kabul etmemesi, her şeyden öte bir devlet kurumunun tüm vatandaşlarına eşit davranma yükümlülüğüne aykırıdır. Nitekim İstanbul Sözleşmesi ile “cinsiyet kimliği” ve “cinsel yönelim” kategorilerinin Anayasamızın 90’ıncı maddesi gereğince yasal mevzuatımızda da ayrımcılık kategorileri olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Ancak AB uyum sürecine yönelik olarak göstermelik olarak kurulan; tüm üyeleri Yürütme erki tarafından oluşturulan TİHEK gibi kurumlar, eşitlik ve insan hakları bağlamındaki tüm kazanımlarda geriye dönüşe sebep olmakla birlikte, Devlet kurumlarına olan güveni de ortadan kaldırıyorlar. Bu TİHEK’in ilk vukuatı değil, yine bundan önce de TİHEK kurul üyesi Mehmet Altuntaş’ı homofobik twitleri nedeniyle şikayet etmiştik. Dernek olarak; “Kanun önünde “gerçekten” herkes eşit olana dek” LGBTİ+ ların maruz bırakıldığı ayrımcılığa karşı yasal ve idari başvurularımızı aynı kararlılıkla yapmaya devam edeceğiz.”

TİHEK Kanunu’nun kendisi de ayrımcı!

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK), 2016 yılında çıkartılan kanunla kuruldu. Kurumun karar organı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurulu olarak belirlendi.

Kurum; cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine dayalı ayrımcılığı görmezden gelerek LGBTİ’lere ayrımcılık yapıyor. Kanuna göre cinsiyet, ırk, renk, dil, din, inanç, mezhep, felsefi ve siyasi görüş, etnik köken, servet, doğum, medeni hal, sağlık durumu, engellilik ve yaşa dayalı ayrımcılık yasaklanıyor. Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği kanunda yer almıyor.

TİHEK nasıl kuruldu?

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu kurulması hakkında yasa tasarısı 2016 yılında Şubat ayında TBMM İnsan Hakları Komisyonu’nda incelendi. CHP ve HDP’nin tasarıya ‘cinsel yönelim ve cinsel kimlik’ eklenmesi talepleri AKP’nin homofobik tepkisi sonucu kabul edilmedi. HDP, komisyon çalışmalarından çekildi.

Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine dayalı ayrımcılığı kapsam dışında tutan tasarı alt komisyona gönderilebilecekken AKP'nin ısrarı sonucu komisyon tarafından incelenip doğrudan oylanmak üzere meclise iletildi. Böylece tasarının alt komisyonda daha detaylı incelenmesi önlenmiş oldu. Muhalefetin ve sivil toplumun önergelerini sunması için yeterli vakit tanınmadı.

Hükümet’in hazırladığı cinsiyet, ırk, renk, dil, din, inanç, felsefi ve siyasi görüş, etnik köken, servet, doğum, medeni hal, sağlık durumu, engellilik ve yaşa dayalı ayrımcılığı yasaklayan ancak LGBTİ’leri ve taleplerini görmezden gelen tasarının komisyondaki görüşmeleri sırasında tartışma yaşandı.

50 LGBTİ örgütü “İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Yasası’nda eşcinsel, biseksüel, trans ve intersekslere ayrımcılık yapma!” diyerek basın açıklaması yayınladı.

Sivil toplum örgütleri LGBTİ’lere ayrımcılık yapan, insan hakları oluşumlarını süreçten dışlayan İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanun Tasarısı’na karşı kurumsal ve bireysel imza kampanyası başlattı.

TBMM’ye seslenen örgütler, “Bizler, Türkiye’de insan hakları, ayrımcılıkla mücadele ve eşitlik için çalışan sivil toplum örgütleri olarak, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülecek Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu Tasarısı ile sunulan yapının ve öngörülen çerçevenin, gerekçesinde belirtilen amaç ve işlevi gerçekleştirme imkanı olmadığına dikkat çekiyoruz” dedi.

Mal ve hizmetlere erişimde ayrımcılık yasağı

Kaos GL Derneği hukuk danışmanlarından Av. Kerem Dikmen; mal ve hizmetlere erişimde ayrımcılık örneklerini, bir kişi LGBTİ+ diye mal ve hizmetlere erişiminin engellenmesinin neden ayrımcılık olduğunu ve mevzuatı şöyle anlatıyor:

“Mal ve hizmet, gündelik hayattaki ticari ve bireysel tüketime ilişkin her türlü metanın veya hizmetin genel adıdır. Örneğin bir avukat, ücret karşılığı avukatlık hizmeti verir. Bir eczacı ücret karşılığı ilaç verir. Mal ve hizmeti sağlayanın kamu otoritesi olup olmamasının bu hak veya yasak bakımından bir önemi bulunmamaktadır.

“Bir ev sahibi tarafından kiracı ile girişilen kiracılık ilişkisi, bir taksiciden satın alınan ulaşım hizmeti, bir kafede alınan eğlence hizmeti, hamamda alınan bir hizmet gibi, alışveriş faaliyetinin gündelik hayatta akla gelebilecek her türlü formu, mal ve hizmetlere erişimde ayrımcılığa uğramama hakkının konusunu teşkil edecektir.

“Konunun LGBTİ+'lar açısından anlamı, homofobik ya da transfobik bir motivasyonla LGBTİ+'lara mal veya hizmet sunumundan kaçınılmasıdır. Yani herkesin yapabildiği bir alışverişi LGBTİ+'ların yapamaması veya herkese kiralanan bir evin sırf, kiracının LGBTİ+ olduğu gerekçe gösterilerek kiralanmaktan kaçınılması, bu ayrımcılık çeşidinin birer örneğidir.”

Mal ve hizmetlere erişimde ayrımcılık yasağı hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.

 


Etiketler: insan hakları
Nefret