23/05/2012 | Yazar: Gülistan Aydoğdu

Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali kapsamında yer alan Aysun Öner’in sergisi Trans Hayat Ankara Kızılırmak Sineması fuayesinde 31 Mayıs’a kadar gezilebilir.

Trans Hayat Ankara’da Sergileniyor Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı
Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali kapsamında yer alan Aysun Öner’in sergisi Trans Hayat Ankara Kızılırmak Sineması fuayesinde 31 Mayıs’a kadar gezilebilir. kaosgl.org’dan Gülistan Aydoğdu, Aysun Öner ve Ayta Sözeri ile görüştü.
Fotoğraf sanatçısı Aysun Öner’in iki yıl süren çalışması trans kadın ve erkekleri konu alıyor. Sergi, trans bireylerin de iş hayatında var olabildikleri bir dünyayı gösteren kurgu fotoğraflardan oluşuyor.
 
Daha önce İstanbul Daire Sanat’ta da açılan “Klasik” başlıklı karma sergide ve Tüyap İstanbul Sanat Fuarı’nda proje fotoğraflarından bir seçki yapılarak sergilenen TransHayat, transların da aslında seks işçiliği dışında toplumdaki pek çok meslek dalında çalışma haklarının olduğuna vurgu yapıyor.
 
Kızılırmak Sineması Alt Kat Fuayesi’nde yer alan sergiyi fotoğraf sanatçısı Aysun Öner’ le birlikte gezdik. Bu arada da sergi hakkında sohbet etme olanağımız oldu.
 
Sergi hazırlık sürecinin uzun sürdüğünü, bu süreçte birçok trans bireyle görüştüğünü, mekân seçimi ve mekânların hazırlığı ve meslek seçimleri konusunda hayli kafa yorduklarını belirten Öner, “Meslek seçimlerinde günlük hayatımızda halk ile yüz yüze ve sürekli ilişkide olduğumuz, daha görünür olunan meslekleri seçmeye gayret ettim ve trans bireylerin var olabildikleri seks işçiliği, sanat ve yaratıcılıkla ilişkili mesleki mecraları özellikle seçmedim.” dedi.
 
Öner, sözlerine şöyle devam etti: “Daha önce katıldığım “Klasik” başlıklı fotoğraf sergisindeki “klasik/ kanon” kavramını sorgularken, trans bireyler için yaratılmış olan ‘seks işçisi’, ‘eli falçatalı dehşet saçan travesti’ gibi stereotipileri yıkan bir çalışma yapmaya karar verdim. Diğer bir deyişle, görsel sanatların gücünü alternatif düşüncelerimi anlatmak için kullanarak ezberleri bozan bir çalışma yapmak istedim. Meslekleri mavi ve beyaz yakalılar üzerinden kurdum, çünkü tüm trans bireylerin doktorluk gibi beyaz yakalı meslek alanlarında var olmaları mümkün değil, eğitim alamamış bir trans birey, garsonluk gibi mavi yakalı bir meslekte çalışacaktır. Görünümlerdeki sadelik derecesi konusu,projenin sanat yönetmeni Bahattin Sağlam ile üzerine en çok tartıştığımız konu oldu.
 
Trans kadınların seks işçiliği yaptıkları, ya da kendilerini “kadın” olarak kabul ettirmek çabasıyla abartılı, çok renkli giyinmek durumunda olan kadınların iş hayatında daha sade olacaklarını düşünüyorum. bu sebeple trans kadınları projede bu şekilde yansıtmaya çalıştım. İş koşulları, saatleri, mesleklerle birlikte görünen bu hal de değişebiliyor. Sabah saat altıda kalkıp işe giden bir kadının uzun uzadıya makyaj yapmaya olanağı olamıyor. Yahut sekiz saat sıcak fırın karşısında ter döken bir kadının makyajla çalışması pratikte mümkün olmaz.”
 
Öner ayrıca çalışmada yalnızca bir trans erkek ile çalışabildiğini, bunun nedeninin de trans erkeklerin fazlaca görünür olmamaları olduğunu belirtti.
 
TransHayat’ ta yer alan oyunculardan Ayta Sözeri de sergi mekânının ziyaretçileri arasındaydı. Sergi hakkında Sözeri’nin de görüşünü sorduğumda “Aslında bu sergi ile Aysun, benim sahibi olduğum mesleğimi bana geri vermiş oldu. Çünkü; transların pek çoğunun bir mesleği var esasında. Trans olmadan önce okullarda okuyoruz, sorun çıkmıyor. Fakat cinsiyet kimliğimizi nedeniyle, okuduğumuz mesleklerimizi yapamıyoruz, çalışmamıza imkân verilmiyor. Bunun en güzel örneklerinden birisi halen Bodrum’da yaşayan bir eczacı arkadaşımızdır. 80’lerde ülkeden sürülüyor. Mesleğini yapmasına izin verilmiyor. Seks işçiliğine zorlanıyor. Ben Türkiye’de mesleklerimizi yapabileceğimiz konusunda ne yazık ki iyimser değilim. Posta Gazetesi’nde bir trans öğretmenden söz edilerek şöyle deniyor; ‘Öğrencileri öğretmenlerini yadırgamamışlar. Yeni cinsiyet kimliği ile kabul etmişler. Fakat öğretmenelerine nasıl hitap edeceklerini bilememişler’ gibi hala önyargılı, kınayan, deşifre eden, ayrımcı habercilik yapılıyor. Trans aktivizmine yararı, katkısı olacak her türlü çalışmaya koşarak gidiyorum. Bu çalışmada da Aysun’ la birlikte olmaktan memnun oldum. Zevkli bir çalışma oldu ve Aysun’la başkaca yeni projeler de yapmak istiyoruz.” diye konuştu.
 
Sergi 31 Mayıs’a kadar Ankara Kızılırmak Sineması Fuayesi’nde gezilebilir.
 
 

Etiketler: kültür sanat
Nefret