22/01/2020 | Yazar: Aslı Alpar

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’nden Hilal Başak Demirbaş 22 Ocak Trans Mahpuslarla Dayanışma Günü’nde trans mahpusların durumunu kaosGL.org’a değerlendirdi.

“Trans mahpuslar ‘tek kalamaz’ raporuna rağmen hücrelerde tutuluyor” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Fotoğraf: CİSST, İzleme Değerlendirme Koordinatörü Hilal Başak Demirbaş

Bugün 22 Ocak Uluslararası Trans Mahpuslarla Dayanışma Günü. Bu gün, 2016 yılından beri trans mahkûmların karşılaştıkları hak ihlallerine dikkat çekmek, trans mahpusların hakları konusunda farkındalık yaratmak amacıyla düzenlenen etkinlikleri kapsıyor.

Türkiye’de trans mahpusların trans geçiş operasyonları engelleniyor, sağlık hakları ihlal ediliyor. Hapishane çalışanları ve yönetiminin ayrımcı uygulamaları ise mahpus olan translar için hapishane koşulları ağırlaştırıyor. İkili cinsiyet sistemine göre düzenlenen hapishaneler ise trans mahkumlar için sistematik ve sonu gelmeyen tecrit demek…

22 Ocak Trans Mahpuslarla Dayanışma Günü kapsamında trans mahpusların durumunu Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği İzleme Değerlendirme Koordinatörü Hilal Başak Demirbaş ile konuştuk.

Demirbaş, trans mahpusların hapishanelerde yaşadığı hak ihlallerini önlemenin bir yolunun, karar verici mekanizmaların LGBTİ+ mahpusları ve alanda çalışan sivil toplum örgütleri ile işbirliği yapılmasından geçtiğini söylüyor.

Tecritin bahanesi “güvenlik”

Translar hapishanelerde nasıl tutuluyor?

Türkiye hapishaneleri ikili cinsiyet sistemi esas alınarak yapılan yapılar. Bu trans mahpuslar için içeri giriş aşamasından itibaren birçok sorun anlamına geliyor.

Bir trans mahpus mavi kimlikliyse erkek hapishanesine alınıyor ve eğer o hapishanede kalan başka bir trans var ise onunla bir koğuşta kalabiliyor. Hapishanede LGBTİ+ mahpus yoksa tek başına kalmak zorunda. Tek kalamaz raporu olmasına rağmen hücrelerde tutuluyorlar koğuşa alınmıyorlar. Bu tecritin nedeni sorulduğunda ise “güvenlik” yanıtını alıyoruz. 

Peki, nasıl sosyalleşiyorlar?

Ne yazık ki sosyalleşemiyorlar. Çünkü güvenlik gerekçesiyle diğer mahpusların sahip olduğu birçok hak LGBTİ+ mahpuslara tanınmıyor. Kurs ve atölyeler diğer mahpuslara açılıyor ve LGBTİ+ mahpuslar bu etkinliklere çıkarılmıyor. Hapishanede çalışamıyorlar, açık hapishane hakkından faydalanamıyorlar. 

Hapishanede çalışamadıkları için para kazanamıyorlar öyleyse… Hapishane yönetiminin geliri olmayan LGBTİ+ mahpuslara yönelik bir düzenlemesi var mı?

Hükümlülerin giydirilmesi Madde 64’te “muhtaç hükümlülere talepleri halinde, idare tarafından, idare tarafından iklime ve sağlığa uygun giysiler verilir” deniyor ama LGBTİ+ mahpusların ihtiyaçları düşünülüyor mu, bu destek sağlanıyor mu bilemiyoruz.

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tek seferlik maddi destek sağlayabiliyorlar fakat bu destek sürekli değil. Bize ve LGBTİ+ derneklerine çok sık kıyafet ve kişisel malzeme talebi geldiğini söyleyebiliriz. Ayrıca LGBTİ+ mahpuslar el işi, boncuk işi yapabiliyor koğuşlarında. Zaman zaman bu malzemelerin kendilerine verilmediği ve yine maddi imkânsızlık sebebiyle bu malzemeleri alamadıklarını da söylüyorlar.

“2019 yılında en önemli gündemimiz ölüm orucuna giren trans mahpuslar oldu”

Tecrit, trans geçiş operasyonunun ardından sürüyor?

Beden uyum operasyonunun ardından tecrit bitiyor ancak bu defa da gittikleri yerde ayrımcılığa maruz kalıyorlar. Çoğu kadın hapishanesine giden trans hem hapishane personeli hem de diğer mahpuslar tarafından ayrımcılığa uğruyor.

Bir diğer gündem trans mahpusların açlık grevi…

Bu 2019 yılında en önemli gündemimiz oldu. LGBTİ+ mahpuslar sorunları hiçbir şekilde karşılık bulmadığı için sıklıkla açlık grevine başvurmak zorunda kalıyor.

Yalnızca geçtiğimiz yıl 3 trans mahpus beden uyum sürecine girebilmek, sürecini devam ettirebilmek ve ihtiyaçlarına ulaşabilmek için açlık grevi ve ölüm orucuna girdi.

CİSST, trans geçiş operasyonuna izin verilmeyen trans mahpuslarla nasıl bir dayanışma izliyor?

Dernek olarak mahpusların dosyalarıyla ilgilenemiyoruz. Geçiş süreciyle ilgili gelen sorulara danışmanlık veriyoruz ve nereye nasıl başvuru yapabileceklerine ilişkin yönlendirme yapıyoruz.

LGBTİ+ mahpusun bu süreçte avukata ihtiyacı varsa LGBTİ+ derneklerinin avukatlarına ve gönüllü avukat ağlarına yönlendirme yapıyoruz. Süreç içerisinde hapishaneden veya diğer kurumlardan kaynaklı yaşanan aksamalar oluyor ise idari başvurular yapıyor, kamuoyuyla paylaşıyoruz. Hapiste LGBTİ+ Ağı’ndaki arkadaşlarımızla da ihtiyaç halinde kampanya veya etkinlikler organize ediyor, dayanışmanın büyümesi için farklı gruplarla bir araya geliyor, sosyal medya hesaplarımızdan çağrıları yaygınlaştırıyoruz.

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’ne gelen başvurular arasında cinsiyet kimliğinden ötürü ayrımcılık başvuruları var mı?

Olmaz mı... Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği sebebiyle personel tarafından kötü muameleye maruz kalan, kimlikteki isimleriyle çağrılan, LGBTİ+ derneklerinin hazırlamış olduğu dergi ve kitapları “müstehcen” bulunduğu kendilerine verilmeyen…

Dahası, personel tarafından aşağılayıcı tavırlarla karşılaşıyorlar, hakaretlere maruz kalıyorlar, psiko-sosyal servisten yeteri kadar faydalanamıyorlar.

“Trans kadın mahpusların parfüm, topuklu ayakkabı gibi eşyaları depolara kaldırıldı”

LGBTİ+ mahpusların dışarı ile iletişimi nasıl?

2016’da Olağanüstü Halin (OHAL) ilan edilmesi ve günümüze kadar yayınlanan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) hapishaneleri ve mahpusların yaşadığı koşulları etkiledi. Tahmin edersiniz bu süreçte LGBTİ+ mahpusların da yararlandıkları çoğu hak askıya alındı. OHAL kalktı ama bu durum halen sürüyor.

Mektuplar üzerinden şikâyetlerin anlatılamadığı, mektupların ve dilekçelerin engellendiği, ilgili derneğe gönderilmediği, hapishane personelinin cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine yönelik saldırı ve ayrımcı tutumlarının arttığını biliyoruz.

Ayrıca trans kadın mahpusların parfüm, topuklu ayakkabı, takı gibi malzemelerinin depolara kaldırıldığı, eşyaların hapishanelerin inisiyatife göre verildiği, trans kadın mahpuslara erkek iç çamaşırı verildiği, kargolarla gönderilen kıyafetlerin uygun bulunmadığı için kendilerine verilmediği CİSST’e bildirildi. 

Son olarak LGBTİ+ mahpusların hapishanelerde yaşadığı ayrımcı uygulama ve maruz kaldıkları hak gaspları nasıl ortadan kalkabilir?

Öncelikle sorunu ortaya koymak gerekiyor; LGBTİ+ mahpusları diğer mahpuslardan ayıran en temel talepleri yaşamsal ihtiyaçları. Bu ihtiyaçlar çeşitli ülkelerde benzerlik gösterse dahi, onları karşılamak adına ülkelerin geliştirdiği yöntem ve stratejiler farklılaşıyor.

Bu stratejilerin başında da karar verici mekanizmaların LGBTİ+ mahpusları sürece dâhil ederek sivil toplum örgütleri ile işbirliği yapması olduğunu düşünüyorum. Bu işbirliği içerisinde LGBTİ+ mahpuslara özgü ihtiyaçların belirlenmesi, yapılacak tüm düzenlemelerde bu ihtiyaçların göz önünde bulundurulması elzem.


Etiketler: insan hakları
Nefret