22/01/2020 | Yazar: Aslı Alpar

22 Ocak Uluslararası Trans Mahpuslarla Dayanışma Günü’nde trans mahpusların mektuplarını yanıtlayan Seçin Tuncel anlatıyor: “Mektuplarımızın büyük kısmı tecrite bağlı yaşanan sorunlar oluşuyor.”

“Trans mahpusların mektuplarında en çok karşılaştığımız duygu yalnızlık” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Kaos GL’den Seçin Tuncel LGBTİ+ mahpusların mektuplarını yanıtlıyor. 22 Ocak Uluslararası Trans Mahpuslarla Dayanışma Günü’nde Tuncel’e sorduk: Trans mahpusların mektuplarda paylaştığı sorunlar neler?  

Tuncel trans mahpusların mektuplarında en çok karşılaştığı duygunun yalnızlık olduğunu söylüyor: “Trans mahpusların mektuplarında en çok karşılaştığımız duygu yalnızlık. Uzun süre mektuplaştığımız trans erkek mahpus hapishane yöneticilerinin ‘güvenlik’ gerekçesiyle kendisini hücrede tuttuğunu yazdı. Trans mahpusların birçoğu, tecritte. Tecriti ‘olanaklarımız kısıtlı’ ya da ‘güvenliğini sağlayamayız’ diyerek gerekçelendiriyorlar. Bu sebeple mektuplarımızın büyük kısmı tecrit ve tecrite bağlı yaşanan sorunlar oluşuyor.”

“Pembe Hayat ve CİSST’e yönlendiriyoruz”

Trans mahpuslar Kaos GL’ye yazdıkları mektuplarında kıyafet taleplerini belirtiyor diyen Tuncel bu talepleri Pembe Hayat Derneği’nin Dilek İnce Giysi Bankası’na yönlendirdiğini belirtti: Mektup arkadaşı olduğumuz trans mahpusların gerekli yerlere yönlendirmelerini de yapıyoruz. Bu alanda çalışan Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’ne ya da Pembe Hayat Derneği’ne. Trans mahpusların giysi talepleri için ise yönlendirdiğimiz adres Pembe Hayata’ın Dilek İnce Giysi Bankası.”

Yalnızlıktan uzaklaştıran mektuplar

“Dergi talepleri mektuplardaki bir diğer gündem. Mahpuslar, LGBTİ+ hareketten güç alıyorlar, yalnızlığın biraz olsun kırılmasına yarıyor dergimiz” diyen Tuncel, Olağanüstü Hal döneminde Kaos GL Dergisi’nin keyfi sebeplerle cezaevi yönetimi tarafından kabul edilmediği ve mahpuslara verilmediğini hatırlattı.

Tuncel, çoğu trans mahpusun aile desteğinden uzak olduğunu ve hapishane koşulları ile birlikte tecritin kendilerini çok daha yalnız hissettirdiğine dikkat çekiyor: “Trans mahpusların karşılaştıkları sorunlarda başvurabilecekleri çok az yer var. Mektuplaşma üzerinden kurduğumuz ilişki ile bu yalnızlık duygularını biraz olsun azaltabiliyorsak ne mutlu bize.”

 


Etiketler: insan hakları, yaşam
Nefret