24/07/2020 | Yazar: Kaos GL

Hrant Dink Vakfı’nın 11-12 Aralık’ta çevrimiçi gerçekleştireceği ‘Uluslararası Nefret Söylemi ve Ayrımcılık Konferansı’na başvurular başladı.

Uluslararası Nefret Söylemi ve Ayrımcılık Konferansı’na başvurular başladı Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Hrant Dink Vakfı’nın Friedrich Naumann Vakfı işbirliğiyle 11-12 Aralık’ta çevrimiçi gerçekleştireceği ‘Uluslararası Nefret Söylemi ve Ayrımcılık Konferansı’na başvurular başladı.

Nefret söylemi ve ayrımcı söylem gibi ayrımcılık içeren ifadelerin yarattığı sorunlar ve bu sorunlarla mücadele yöntemleri konusunda ülkelere özgü tecrübelerin, stratejilerin, akademik çalışmaların paylaşılabileceği konferansa başvuru için son tarih 7 Eylül Pazartesi.

“Her alanda hak odaklı bir söylemin tesis edilmesine duyulan ihtiyaç daha yoğun bir şekilde hissediliyor”

Konferans tanıtım metni şöyle:

“Türkiye’de ve tüm dünyada, kadınlara, çocuklara, LGBTİQ bireylere, etnik ve dinî azınlıklara yönelik nefret söylemi ve ayrımcılık çok yaygın. Yükselen milliyetçi ve popülist söylemler, artan kutuplaşma, yabancı düşmanlığı, göçmen ve mülteci karşıtlığı gibi siyasi eğilimler ayrımcılığı besleyip yaygınlaştırıyor. Bu da nefret söylemi ve ayrımcı söylemle, yerel ve küresel düzeyde farkındalık yaratma ve mücadele etme ihtiyacı doğuruyor.

“2019 yılı kışında başlayan ve birkaç aylık sürede tüm dünyayı etkileyen Koronavirüs pandemisiyle, sadece Asyalı toplumlar ve Çinliler hastalığın nedeni olarak hedef gösterilmedi, yabancı korkusu, ırkçılık, azınlıklara ve göçmenlere yönelik düşmanlık da arttı. Birçok olumsuz siyasi gelişmenin sebebi olarak işaret edilen, ekonomiye ve toplumsal yapıya yönelik ‘tehdit’ olarak görülen azınlıklar, göçmenler ve mülteciler ‘makul şüpheliler’ olarak yine hastalıkla ilişkilendirildi ve damgalandı.

“George Floyd’un polis şiddetiyle öldürülmesinin ardından ABD’de başlayan ırkçılık karşıtı gösterilerin İngiltere, Fransa, Brezilya, Endonezya gibi ülkelerde de sahiplenilmesiyle; dünya çapında ırkçılık, ırk temelli adaletsizlik ve genel olarak ayrımcılık karşıtı protestolar ve bu konu etrafındaki tartışmalar dünya gündemini yönlendirmeye başladı. Benzer şekilde tüm dünyada, ulus devletlerin ve vatandaşlarının ırk tanımı, milli sembolleri ve ırkçılığa yönelik tavırları da sorgulanmaya, tartışılmaya başlandı. Oluşan bu küresel tepki ve tartışmalar, ayrımcılık karşıtı birçok küresel mücadeleye ve tartışmaya yol gösterebilecek nitelik taşıyor.

“Nefret söylemi ve ırkçılığa karşı mücadele, bunların farklı mecralarda da dolaşıma girmesiyle genişliyor. Tüm dünyada Facebook, Twitter, YouTube gibi mecraların, yalan haber, nefret söylemi ve saldırgan söylemlerle mücadele konusundaki kurumsal politikaları kamuoyu tarafından dikkatle takip ediliyor ve tartışılıyor. Bu özel şirketlerin bu tür söylemlerle nasıl mücadele edeceği, nefret söylemi ve ifade özgürlüğü arasındaki sınırı nasıl tanımlayacağıyla ilgili riskler önemli bir tartışma konusu. Benzer şekilde, nefret söylemiyle mücadelede devletlerin, kamu kurumlarının, geleneksel medyanın ve yeni iletişim ve iletim araçlarının, sivil toplum aktörlerinin ve uluslararası örgütlerin sorumlulukları da bu tartışmalarda önemli bir yer tutuyor.

“Her sektörde ve alanda, çoğulcu, kapsayıcı, hak odaklı bir söylemin tesis edilmesine duyulan ihtiyaç git gide daha yoğun bir şekilde hissediliyor. Dolayısıyla ayrımcılık içeren her türlü söylem ve eylemi kapsamlı, eleştirel bir perspektifle ele alan ve bunlara karşı mücadele yöntemleri arayan çalışmaların bu konferansta yer bulması amaçlanıyor.

“11-12 Aralık 2020’de yapılması planlanan Uluslararası Nefret Söylemi ve Ayrımcı Söylem Konferansıyla, sivil toplum temsilcileri, akademisyenler, hukukçular, meslek örgütleri, medya çalışanları ve gazeteciler bir araya getirilerek, ortak bir tartışma zemini açmak; yeni akademik çalışmalara ve sahada mücadele yöntemlerine ilham vermek hedefleniyor.

“Aşağıda belirtilen konularla ilgili çalışmalar üreten kişileri bu konferansa bildiri sunmaya davet ediyoruz:

 

Nefret söylemi, ayrımcı söylem, tehlikeli söylem, ayrımcılık, ırkçılık kavramları

Medya izleme çalışmaları konusunda yenilikçi yaklaşımlar

İfade özgürlüğü, basın özgürlüğü

Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli ayrımcılık ve nefret söylemi

Din ve inanç temelli ayrımcılık, yabancı düşmanlığı (zenofobi), göçmen ve mülteci düşmanlığı

Yaş ayrımcılığı

Engellilere yönelik ayrımcılık

Çifte ayrımcılık ve kesişimsellik

Yükselen otoriter yönetimlere, popülist siyasete ve kutuplaşmaya dayanan ayrımcılık

Çevrimiçi nefret söylemi ve çevrimiçi nefret söylemi izleme çalışmaları

Çevrimiçi nefret söylemi ile mücadelede devletler, özel şirketler, sivil toplum kurumları gibi farklı aktörlerin rolleri, mücadele yöntemleri ve düzenleme mekanizmaları

Karşıt söylem, alternatif söylem ve çoğulcu söylem oluşturma yolları ve yöntemleri

Ayrımcılıkla mücadele etmek için alternatif yöntemleri

Ayrıntılar için burayı, başvuru formu için ise burayı ziyaret edebilirsiniz.


Etiketler: yaşam
Nefret