02/04/2020 | Yazar: Ali Erol

Cinsiyetçi, transfobik, homofobik nefret söylemi üretme, yayma ve teşvik organı Akit’in Mart ayı nefret seyri…

Akit’in cinsiyetçi, homofobik nefret siyaseti Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Fotoğraf: Behiye Erinç Taş, 8 Mart Ankara Yürüyüşü, 2020

Kaos GL, medya çalışmaları kapsamında, cinsiyetçi, transfobik, homofobik nefret söylemi üretme, yayma ve teşvik yayın organı Akit’in Mart ayı listesini hazırladı.

Nefret söylemi üretme, yayma ve teşvik etmede iktidarın “yaygın medya organ”ı halini almış olan Yeni Akit’in Mart ayı listesi, LGBTİ+’lara (Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans, İnterseks) yönelik ayrımcı dil, cinsiyetçi, transfobik ve homofobik nefret söylemleri içeren “haber” ve “köşe” yazılarının takibi ve kaydından oluşuyor.

Nefret söylemini doğrudan üreten, yayan, okurlarıyla takipçilerini teşvik eden medya organlarından Akit, iktidarın yaygın medya organı olmasından kaynaklı rahatlıkla ayrımcı dil ve nefrette sınır tanımıyor. 

Sosyal Psikolog Melek Göregenli, “nefret suçlarına yol açan ayrımcılığı oluşturan ve besleyen kalıp yargıların, önyargıların kısaca nefret söyleminin kurulmasında ve yaygınlaştırılmasında en etkili aracılardan biri” olarak medyayı değerlendirirken, ekliyor, “nefret söylemi iktidarda olanın ayrıcalığıdır, nefret suçuna teşvik de iktidarda olanın ayrıcalığıdır.”

En son savcılığın, “ifade özgürlüğü” bahanesiyle, LGBTİ+’lara yönelik nefretini görmezden gelmesinin getirdiği güvence ve iktidara yakınlığın sağladığı ayrıcalık ile homofobik hoyratlığını iyice arttıran Akit, “köşe” yazıları ve “haber” adı altında hazırladığı nefret bültenleriyle yayına devam ediyor.

Korona komplosu Akit’siz kalır mı!

Korona komplosunu deşifre edenler korosu Akit’siz eksik kalırdı!

Korona kılıflı homofobik nefret söylemlerine aracılık eden Akit, “Fatih Erbakan'dan dikkat çeken koronavirüs uyarısı: Arkasında onlar olabilir” başlığı altında, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’ın ırkçı, cinsiyetçi ve homofobik nefret söylemini paylaştı.

“Fatih Erbakan koronavirüsün arkasındaki ülkeyi açıkladı” başlığı altında ilkin imzasız paylaşılan Akit haberi, ardından bir kez daha Taha Emre Özdemir imzası ile yayınlandı.

Taha Emre Özdemir imzalı Akit’in nefret bülteninde, anti-semitik ırkçı sözlerini, ayrımcı ideolojilerin sıra takibinde bekleneceği üzere cinsiyetçi ve homofobik nefret söylemiyle süsleyen Yeniden Refah başkanı Fatih Erbakan’ın konuşması geniş yer buldu.

Filistin Ankara Büyükelçisini ziyaretinde konuşan oğul Erbakan’ın “nefret kokteyli”nde yok yok: “Siyonizm”, “aile kurumunu çökertmek”, “İstanbul Sözleşmesi”, “eşcinselliği empoze etme”, “cinsiyetsiz toplum”, “eşcinsel bir toplum”, “Hollywood”, “eşcinsellik propagandası”

Anti-semitik ve homofobik geleneksel komplosundan bildik “Siyonizm kanser, kısırlık, eşcinsellik ve ailenin çökertilmesi ile Yahudiler dışındakiler çoğalmasın istiyor.” ifadesini sarf eden Erbakan, nihayet “koronavirüs”e geliyor ve “elimizde kesin bir delil olmamakla birlikte” diye belirtmek durumunda kaldığı halde, “bu virüs Siyonizmin insan sayısını azaltma ve çoğalmasını engelleme amaçlarına hizmet ediyor” diyerekten de sallamakta sakınca görmüyor.

Akit’in Mart ayında aracılık ettiği korona kılıflı bir başka homofobik nefret söylemi ise Saadet Partisi Genel İdare Kurulu Üyesi İsmail Hakkı Akkiraz’dan geldi.

Akit’in “Saadet Partili isimden koronavirüs açıklaması: Faiz, içki, kumar, israf, zina, eşcinsellik yasaklanmalı” başlığı altında aracılık ettiği homofobik nefret suçunu Saadet Partili Akkiraz, aynı zamanda “köşe” yazarı olduğu Millî Gazete’de sarf etti. Korona komplosunu deşifre edenler korosundan Akkiraz’ın, Akit’in aracılık ederek manşete taşıdığı “koronaya karşı eşcinsellik yasaklanmalı” çıkışıyla, “elimizde kesin bir delil olmamakla birlikte” belirtip öyle sallayan Fatih Erbakan’ı solladığı görülüyor.

Akit’in, “Ali Rıza Demircan'ın koronavirüs uyarısı bazı kesimleri rahatsız etti!” başlığı altında aracılık ettiği bir diğer homofobik nefret nakaratı “ilahiyatçı yazar” olarak bilinen Ali Rıza Demircan’dan geldi. Akit’in Demircan’dan “koronavirüs uyarısı” diye aktardığı ayrımcı, cinsiyetçi ve homofobik nefret söylemini tahmin etmek zor olmasa gerek: Koronavirüsten korunmak için evlilik dışı ilişki ve eşcinsellikten uzak durun!

Akit, koronavirüs kılıflı homofobik nefretine bu kez de Bulgaristan’dan bir ortak buluyor. “Avrupa, koronavirüsle mücadelede sınıfta kaldı! “Bize Türkiye yardım ediyor”” başlığı altında, “Eşcinsel evliliklerle uğraşan ülke, vatandaşlarıyla ilgilenemez” ara başlığının ardından Bulgaristan’dan bir siyasetçinin ayrımcı ve homofobik nefret söylemini aktarıyor. AB üyesi Bulgaristan bakanı Avrupa bürokrasisini eleştirme bahanesiyle arada “ulus devleti yok etmekte kullandığı eşcinsel evlilikler ve diğer icat edilmiş fikirler” gibi orijinal “fikirlerini” de katıyor hazır fırsatını bulmuşken.

“Barolardan skandal bildiri” başlıklı Akit yayınında ise bu kez hedefte barolar vardı. Hakkı Bilir imzalı Akit yayını, korona salgınında cezaevlerindeki koşullara dikkat çeken baroların bildirisini “LGBTİ sevici 32 baro” ara başlığı ile gördü. Ankara Barosu’nu hedefleyen Akit’in nefret kokteyline “Öte yandan alçak bildiriye; LGBTİ sapkınların her türlü faaliyetine destek veren İstanbul ve İzmir Barosu dahil olmak üzere 32 baro da destek verdi.” ifadeleriyle diğer imzacı barolar da dahil edilmekten kurtulamadı.

Akit’in kadınlara yönelik öfkesi ve cinsiyetçi nefreti dinmiyor!

8 Mart İstanbul Feminist Gece Yürüyüşü’ne saldırmak için Akit’in bu seneki bahanesi gündeme uygundu: “Bu faşist cinsiyetçi kafa, koronavirüsten daha tehlikeli: Feminist yürüyüşte skandal pankart!” “Erkeklik koronavirüsten daha öldürücü” pankartı karşısında kendinden geçen Akit, “Cinsiyet bölücülüğü yapan HDP destekli feminist çeteler, bugün Beyoğlu'nda düzenledikleri illegal yürüyüşte skandal bir pankart açtılar.” dezenformasyonu kullandı. Cinsiyetçi nefretle tatmin olmayan Akit, ardından erkeklik sempozyumunda yapılmış konuşmalardan “erkek düşmanı” dediği queer teori irdelemesine dönük bir pasaj paylaştı.

Faruk Arslan imzalı Akit’in “Kadın düşmanları yine sahnede” başlıklı dezenformsayon, küfür ve cinsiyetçi nefret bülteninde, 8 Mart İstanbul Feminist Gece Yüyürüşü’ne katılan kadınlar hedefleniyor. Faruk Arslan’ın nefret kokteylinden kadınlar gibi haliyle “iğrenç pankartlar” göndermesiyle LGBTİ+’ler de nasibini alıyor.

Faruk Arslan’ın cinsiyetçi nefret kokteyli ile yetinmeyen Akit, Faruk Erzen imzalı “Algı bültenleri körüklüyor, femifaşistler kuduruyor” başlığı altında kadınlara yönelik küfür be nefretine devam etti. “Aileyi ifsad projelerinin maşası femifaşistlerin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Taksim’de düzenlediği korsan gösteri, milli ve manevi değerlerden yoksun medya tarafından köpürtülerek aktarıldı.” ifadeleriyle nefreti ve dezenformasyonu “köpürdeten” Faruk Erzen imzalı Akit, bedava küfürlerinden olan “LGBTİ’li sapkınlar” ifadesini de unutmadı.   

Akit’in kadınlara yönelik öfkesi ve cinsiyetçi nefreti dinmiyor. Taha Emre Özdemir imzasıyla Akit, “mikrofon” tuttuğu isimlerden, “DR. İhsan Şenocak: Kadınların anne olması engelleniyor” başlığı altında, “sözde kadın savunucusu çevreler eleştiriler”i aktarıyor: “Annelik hakkı ödenemez”, “Aile “Devlet” demektir”, “Eşcinsellik terörden beter”

“Tecavüzler ülkesinde tecavüzlere idam cezası” başlıklı Akit yayınında ise “haber”in sonuna “Eşcinsel sapkınlığa onay verilmişti” eki yapılıyor: “Hindistan'da Yüksek Mahkeme yine bu ay 1861 yılından bu yana yürürlükte olan ve eşcinsel ilişkiyi yasaklayan sömürge döneminden kalma tartışmalı bir yasayı iptal etmişti.”

Akit’in cinsiyetçi, homofobik nefret siyaseti…

Cinsiyetçi, transfobik, homofobik nefret söylemi üretme, yayma ve teşvik yayın organı Akit’in Mart ayı listesine kaydettiğimiz diğer nefret siyaseti “haber”leri şöyle sıralanıyor…

Akit, “İBB'de CHP'li üyelerin son icraatı "LGBT müdürlüğü"” başlığı altında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde LGBTİ+’ların varlığını ve kent hakkını inkâr eden ayrımcı muhafazakâr siyasetin temsilcisi AKP’li meclis üyelerinin cinsiyetçi, homofobik ve transfobik nefret söylemleriyle, toplumsal cinsiyet eşitliğine karşı belediye meclislerinde sürdürdükleri muhalefeti paylaştı.

Harun Sekmen imzalı Akit, “Kadıköy LGBTİ Belediyesi!” başlıklı dezenformasyon bülteni, “CHP’li Şerdil Dara Odabaşı yönetimindeki Kadıköy Belediyesi, kadim ilçeyi homoseksüel bir geleceğe hazırlamak için iğrenç bir planı hayata geçiriyor.” ifadeleriyle açılıyor.

Akit’ten Harun Sekmen, “nefret kokteyli”ni sallarken kendinden geçiyor: “Müslüman Türk milletinin aile yapısını yerle bir etmek isteyen ahlak teröristleri olan LGBTİ’li sapkınları…” Sekmen salladıkça ayrımcı ve homofobik nefretini saçıyor: “kamunun imkanlarını homolara peşkeş”, “CHP’li başkanlar işi iyice azıttı”, “sapkınlar”, “Kadıköy’de sapkınlığı meşru hale getirecekler”, “Sapkınların Kadıköy planı”, “LGBTİ sapkınlara peşkeş çekilmesi”, “eşcinsel ahlaksızlar”, “Sapkınları korumak”, “Eşcinsel sapkınlığın meşrulaştırılması”

“Eşcinselliğin kitabını yazdılar! O üniversitede büyük sapkınlık!” başlığı altında, Anadolu Üniversitesi Sosyoloji bölümünün ders kitabında cinsel yönelime ilişkin tanımları aktaran Akit, Sema Maraşlı’nın cinsiyetçi ve homofobik nefretine aracılık etti: “Türkiye'nin en büyük üniversitelerinden olan Anadolu Üniversitesi'nin sosyoloji programı ders kitabında yer alan cinsel yönelime ilişkin akılalmaz cümleler büyük tepki çekti. Kitabın ilgili bölümünden bir sayfayı sosyal medya hesabından paylaşan yazar Sema Maraşlı, "Müslüman memlekette bu nasıl bir hadsizlik" yorumunda bulundu.”

“O sitede eşcinsellik skandalı! İğrenç ifadeler!” başlığı altında Akit bu kez de BBC’sinin işine karışıyor: “Türkiye'de Batı eliyle eşcinsellik propagandası tam gaz sürüyor. BBC Türkçe'de yer alan bir haberde, yıllarca evlat edinme perdesi altında yaşayan iki kadının, eşcinsel birliktelik yaşamaları sıradan bir olay gibi Türk toplumuna sunuluyor.”

“Bu kez hedefte çocuklar var! LGBTİ'li sapkınlar harekete geçti” başlığı altındaki Akit’in homofobik nefret katkılı “gökkuşağı” dezenformasyonu: “Müslüman Türk aile yapısını ortadan kaldırmayı kendilerine görev edinen LGBTİ'li sapkınlar bu kez çocuklar üzerinden harekete geçti. Ahlak teröristleri çocukları kullanarak kirli emellerini yaymaya çalıştı.”

Akit, “Koç’un çocukları sapkınlığa teşvik eden kitabı halen piyasada! Bu rezalete ne zaman dur denilecek?” ile başladığı cinsiyetçi ve homofobik nefret yayınında nihayet muradına erdi: “Koç’un sapkın kitapları toplatılıp imha edildi” 

Faruk Arslan imzalı Akit, sansür, yasak, imha ile kendinden geçiyor: “Aile Bakanlığı’nın Koç Grubu’na ait Yapı Kredi Yayınları’nın piyasaya sürdüğü sözde çocuk kitaplarını yargıya taşımasıyla, virüs kadar tehlikeli kitapların kökü kazındı. Basım, dağıtım ve satışı yasaklanan kitaplar, toplatılıp imha edilirken, yayıncıları hakkında iddianame hazırlandı.”

Ha “haber” ha “köşe”! Akit için fark etmez…

Haftanın gündemi, karaladıkları “köşe”nin konusu Akit yazarları için fark etmez. İlgili ilgisiz, bilgili bilgisiz bulamaçları hazırdır; "tartışma" diye içine çekecekleri ırkçı, cinsiyetçi, homofobik nefret çukuru hiç değişmez! Akit’in Mart ayı “köşe”lerindeki seyir de farklı olmadı…

Akit “köşe” yazarlarından Abdurrahman Dilipak, “8 Mart’ta ne oldu?” başlıklı köşe yazısında, “8 Mart”ın seyrine ilişkin, mor değil kızılcı geleneksel solcular ile bahaneye ne hacet her hâlükârda kadın düşmanı anti-feministlerden rol çalıyor. Dilipak, “İnşallah, “Dünya Kadınlar Günü” bahanesi ile gay ve lezbiyenler sokağa çıkmazlar!.” duasıyla başladığı “köşe”sinde cinsiyetçi ve homofobik nefret söylemiyle “okur”larını teşvik etmede beis görmüyor: “8 Mart, bu sene sadece “Dünya Kadınlar Günü” olarak anılmayacak. “İstanbul Sözleşmesi” ve “Cinsiyet Eşitliği” politikası da gündem olacak! Bu iki ifsat hareketi de en az LGBT kadar aileye yönelik bir tehdit olarak toplumda infiale sebep oluyor.”

Abdurrahman Dilipak, “Eşkıya dünyaya hükümdar olmuş!” başlıklı “köşe” yazısında ise koronavirüs komplo ve nefret nakaratına tabii ki “gay ve lezbiyenler”i de katmadan yapamıyor. 

“Gaylik, lezbiyenlik, inançsızlık, ateistlik, maymunluk..” diye saydıran Akit “köşe” yazarı Ali Karahasanoğlu, “Said Nursi’yi; Livaneli, Demirel, Özkök ile mi anacağız?” başlıklı yazısında, Said Nursi’nin 60. Ölüm yıldönümünü rahmetle anarken gey ve lezbiyenliği “itibarsızlaştırma” aracı olarak araya katıyor ve “köşe”sinin konusu fark etmeden homofobik nefretini bir kez daha kayda geçirmekten geri kalmıyor.

 


Etiketler: medya
Nefret