29/11/2019 | Yazar: Ali Erol

LGBTİ+’lara selamı esirgemeyen, gökkuşağının hakkını veren, en azından homofobik nefret söyleminden medet ummayan “köşe”ler…

“Bunlar apartmanlarında eşcinsel komşuya da tahammül edemezler” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Gökkuşağının hakkını veren, LGBTİ+’lara selamı esirgemeyen, en azından homofobik nefret söyleminden medet ummayan “köşe”lere göz atmaya devam ediyoruz…

İşte, son haftalarda “köşe”lerinde cinsel çeşitliliğe, cinsel yönelimlere, cinsiyet kimliklerine, LGBTİ+’lere (Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans, İnterseks) kısacası gökkuşağına yer açan gazete yazılarından sizler için okuduklarımız…

BirGün, Fikri Sağlar: “Cinsiyet, cinsel tercih gibi tüm farklılıkların birlikte barış içinde yaşaması”

BirGün gazetesinden Fikri Sağlar, “CHP!” başlıklı köşe yazısında, “CHP’nin nasıl bir parti?” olduğunun sorulduğunu belirtiyor ve cevaplarını sıralıyor: “Başta kadınlar ve gençler olmak üzere, ırk, inanç, yaş, cinsiyet, cinsel tercih gibi tüm farklılıkların birlikte barış içinde yaşaması hedefler.”

Cevaplarını bitirirken, “Şaşırmayın! Anlattıklarım hayalimde yaşattığım CHP!” diye de ekliyor.

Bir Yol, Hakan Tahmaz: “Cinsel tercihine veya yönelimine bakmadan”

Yayın hayatına yeni başlayan Bir Yol gazetesinden Hakan Tahmaz, “TutarlıOlmak” başlıklı köşe yazısında, “Değerler sisteminin, toplumsal eşitlik, özgürlük, adalet, barış ekseninde evrensel ve yerel hukuk kuralları çerçevesinde olmasının adıdır tutarlı demokratlık” diyor ve ekliyor:Bu nedenle tutarlı demokratlık, zalimin etnik kimliğine, siyasal görüşüne, inancına, cinsel tercihine veya yönelimine bakmadan, mağdurların hakkını savunmayı, her türlü zulme itiraz etmeyi gerektir.”

Evrensel, Yücel Sayman: “LGBT+ başlığı altında etiketlediklerimize karşı başvurulan güç”

Evrensel gazetesinden Yücel Sayman, “Kendime notlar” başlıklı köşe yazısında, savaşın sözcük olarak kullanılmayıp barışın olağan toplumsal hal olduğu dönemlerden her şeyin tersine dönüp savaşı savunmanın serbest, barışı savunmanın yasak olduğu günlere geliyor:

“Zaman geçti, biz yetiştik, bizden sonra en az üç (belki dört) kuşak yetişti, dördüncü (belki beşinci) kuşak yetişiyor; savaş olağan toplumsal halin güvencesi, barış olağan toplumsal halin güvencesine karşı koyuş, kuvvet kullanmak hoşlanmadığımız topluluklara, benimsemediğimiz görüş ve inanç sahiplerine, kadına, çocuğa, LGBT+ başlığı altında etiketlediklerimize, istenmeyen toplantı ve gösterileri yapanlara, sinir bozucu basın açıklamaları ve konferans düzenleyenlere, kendini hak savunucusu ilan eden bilumum sabır taşırtıcılara, vb. karşı başvurulan güç anlamına kullanılıyor.”

bunlar-apartmanlarinda-escinsel-komsuya-da-tahammul-edemezler-1

BirGün, Selçuk Candansayar: “LGBT bireylere yönelik düşmanca ayrımcılığa susanlar”

BirGün gazetesinden Selçuk Candansayar, “Öfkeyle bilenenler” başlıklı yazısında, “Bırakın tek tek insanları, koca şehirlerin üzerine karanlık bir bunaltı çökmüş durumda.” diyor ve devam ediyor:

LGBT bireylere yönelik düşmanca ayrımcılığa susanlar, şimdi otizmi olan çocuklara yönelen ayrımcılık karşısında şaşalıyorlar. “Suriyeli” etiketi altında toplanan binbir göçmen her an saldırıya uğrama tehditi altında yaşamaya çalışıyor, kimi zaman da linç benzeri olaylar görülüyor.

Son Medya, Atilla Aytemur: “Farklı olan her yerde mağdur”

Son Medya’dan Atilla Aytemur, “Otizmli çocuklaraayrımcılık” başlıklı köşe yazısında, “Ayrımcılık uygulamaları bakımından ülke olarak sicilimiz çok parlak olmasa da” diyor ve devam ediyor:

“Engellilerin, otizmlilerin, kadınların, yaşlıların, çocukların, cinsiyet kimliği farklı olanların, farklı etnik kimliğe sahip olanların, sığınmacı ve göçmenlerin, evsizlerin toplumsal hayat içinde yaşadıkları ve hissettikleri sayısız problem var.”

“Farklı olan her yerde mağdur” diyen Son Medya yazarı, “davranışlar ve suçlar”ı sıralarken “homofobi”yi de sayıyor. Yazar, Nazi Almanyası’nı hatırlatırken, Yahudiler ve Çingeneler ile birlikte eşcinselleri de anıyor.

HaberTürk, Sevilay Yılman: “LGBT’lilerin eylemlerinde de yanlarında olmuş…”

HaberTürk yazarı Sevilay Yılman, “Kızım sana söylüyorum ama gelinim sen dedinle!” başlıklı köşe yazısında Bordeaux gezisini anlatıyor: “Bir tramvaya biniyorsunuz mesela… Bir sarıklı, cübbeli Müslüman ile eşcinsel olduğu çok net belli olan iki insan medenice yan yana oturabiliyor.”

HaberTürk yazarı Yılman, “Kim bu Belit Onay ve nasıl “olamaz” denilen şeyibaşardı?” başlıklı köşe yazısında ise “Seçim çalışmaları boyunca hiç kimseyi dışlamadan, kimseye ayrımcılık yapmadan herkesi kucaklayan bir tavır sergiledi…” diyor ve ekliyor: “LGBT’lilerin eylemlerinde de yanlarında olmuş…”

“Doğru da yapmış! Zaten yapmasaydı da hem LGBT (Lezbiyen Gay Biseksüel Trans) lobisinin hem de muhafazakâr Müslümanların desteğini alacak böyle bir seçmen yelpazesi oluşmazdı Hannover’de…”

bunlar-apartmanlarinda-escinsel-komsuya-da-tahammul-edemezler-2

 T24, Mehmet Y. Yılmaz: “Bunlar apartmanlarında eşcinsel komşuya da tahammül edemezler”

T24 yazarı Mehmet Y. Yılmaz, “Erdoğan çok istiyor ama başaramıyor” başlıklı yazısında, “Aksaray’da otizmli çocukları yuhalayan kafa ile İzmir’de belediyenin Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu’nu boykot eden zihniyet aynıdır” diyor ve devam ediyor:

“Bunlar apartmanlarında eşcinsel komşuya da tahammül edemezler, trafikte her kuralı çiğneyip iki otomobil öne geçme isteğini de engelleyemezler. Zengin komşuya itirazları olmaz ama! O zenginlik ahlaksızlıkla kazanılmış olsa bile! Hırsızlıklarına çocuklarını ortak edenler de aslında aynı familyadandır.”

T24, Tayfun Atay: “Varsa eğer, iyi yapmışlar!”

T24’ten Tayfun Atay, “‘Nekaa homofobi, o kaa İslamofobi!’” başlıklı yazısında İzmir’in AKP’likadın belediye meclis üyelerinin istifa gerekçesini eleştirdi:

“İnsanlığın kültürel çeşitliliğini aksettirdiği de düşünülebilecek gökkuşağı renklerinin LGBTQİ hareketlerce kullanımından etki/etkileşim var mı yok mu İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu logosunda, bilmiyoruz. Varsa eğer, iyi yapmışlar!”

LGBTİ+’lara selamı esirgemeyen, en azından homofobik nefret söyleminden medet ummayan “köşe”leri okumaya devam edeceğiz: “Hep kahır, hep kahır, hep kahır, hep kahır” nereye kadar…

 

 

 

 

 


Etiketler: medya
Nefret