08/01/2020 | Yazar: Ali Erol

LGBTİ+’lara selamı esirgemeyen, en azından homofobik nefret söyleminden medet ummayan “köşe”ler…

“LGBT’lerin insan haklarının ihlal edilmediği bir yıl diliyorum” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Gökkuşağının hakkını veren, LGBTİ+’lara selamı esirgemeyen, en azından homofobik nefret söyleminden medet ummayan “köşe”lere göz atmaya devam ediyoruz…

İşte, yeni yıla girerken “köşe”lerinde cinsel çeşitliliğe, cinsel yönelimlere, cinsiyet kimliklerine, LGBTİ+’lara (Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans, İnterseks) kısacası gökkuşağına yer açan gazete yazılarından sizler için okuduklarımız…

Antalya Gündem, İlyas Daştan: “LGBT’lerin insan haklarının ihlal edilmediği bir yıl diliyorum”

Antalya Gündem gazetesinden İlyas Daştan, “Yeni Yıl İçin Dileklerim” başlıklı köşe yazısında, “LGBT’lerin insan haklarının ihlal edilmediği bir yıl” da diliyor: “Nazım’ın tarif ettiği “Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan” cennet ülkem Türkiye için çocukların, kadınların, engellilerin, kimsesiz yaşlıların, sokakta yaşamak zorunda kalan evsizlerin, LGBT’lerin insan haklarının ihlal edilmediği bir yıl diliyorum.”

Antalya Gündem köşe yazarı Daştan, ayrımcılıklara karşı yeni dileklerine devam ediyor: “İnsanlar arasında renk, dil, din, ırk, cinsiyet, cinsel yönelim konularında ayrımcılığın yapılmadığı; toplumsal cinsiyet temelli kadına dair şiddetin olmadığı; kadın cinayetlerinin işlenmediği, kadın erkek eşitliği uçurumunun kapandığı bir yıl diliyorum.”

Ordu Hürses, Öznur Gözüdok ötekilerin sesi oldu: “Eşcinsel olduğum için hem halk tarafından hem de sistem tarafından ötekileştiriliyorum.”

Ordu Hürses gazetesinden Öznur Gözüdok, “Yeni Bir Yıla Merhaba!” başlıklı köşe yazısında ötekilerin sesi oldu, “her seferinde yeni yıldan iyi şeyler istedikçe, yeni yıl yeni zam rakamları ile bizi hiç duymadı ve daha zalim oldu” diyor.

“Bunların dışında mesela; hâlâ kürt olduğum için öldürülüyorum. Yapılan zammı protesto ettiğim için bir gösteride polis jopu darbesi ile ölüyorum. Kadın olarak eşimden, babamdan ve ağbimden gördüğüm zulme, şiddete ses çıkardığım için erkekler tarafından öldürülüyorum. Okuldan eve giderken, cezaevi firarisi bir katil tarafından evime kadar takip edilip, oracıkta kalbime sapladığı bıçakla öldürülebiliyorum. Sırf bakımsız olup beni beğenmeyen kocamın vahşetiyle hastanede can, çekişip, geride bıraktığım yavrularıma üzülerek katledilebiliyorum. Rengimden dolayı hala dışlanıyor ve hiçe sayılıyorum. Sokakta oynarken bir maganda kurşunu ile ölüyorum. Eşcinsel olduğum için hem halk tarafından hem de sistem tarafından ötekileştiriliyorum. Toplumun inancına tabi olmadığım için halktan biri linç girişimini başlatabiliyor.”

Aydın Manşet, Arzu Yıldız: “Irkı, rengi, cinsel tercihleri, dinleri önemsemiyorum”

Aydın’dan Manşet gazetesinden Arzu Yıldız, “Ben Kötü biriyim…” başlıklı köşe yazısında, “Bazen üzerinde “ben kötü biriyim” yazan bir tişört giymek istiyorum” diyor ve devam ediyor: “Irkı, rengi, cinsel tercihleri, dinleri önemsemiyor, kişilere “değer katan” bir özellik ya da ayrıcalık olarak görmüyorum.”

Keşan Postası, Meral Filiz: “Eşcinsel kadınlarsak… Trans kadınlarsak…”

Keşan Postası’ndan Meral Filiz, “Ne Eşitliğini Sayıklıyorsun Sen?” başlıklı köşe yazısında, “Biz kadınlar insanlık tarihinin en eski köleleri değil miyiz? İtina ile politik gündemin dışında tutulan biz değil miyiz?” diye soruyor. 

Meral Filiz, “Kadınla erkeği eşit konuma getiremezsiniz, fıtrata terstir” yaklaşımını eleştiriyor ve devam ediyor: “Eşcinsel kadınlarsak kadına aşkımız, lezbiyenliğimiz yok sayılan, cinsiyet rolleri yakıştırılan ve illa bir tarafın erkek gibi davranması beklenilen, Transeksüel ve travesti kadınlarsak en çok şiddete uğrayan ama şiddete maruz kalsak da canavar ilan edilen, fuhuşa mahkum edilen, öldürülen biz kadınlar değil miyiz?”

LGBTİ+’lara selamı esirgemeyen, en azından homofobik nefret söyleminden medet ummayan “köşe”leri okumaya devam edeceğiz: “Hep kahır, hep kahır, hep kahır, hep kahır” nereye kadar…


Etiketler: medya
Nefret