03/02/2020 | Yazar: Yıldız Tar

HIV ve Ayrımcılık Karşıtı Paydaş Çalıştayı’nda Muhtar Çokar, Türkiye’nin HIV’e verdiği yanıtı anlattı, 30 yılı aşan tarihi aktardı.

Türkiye’de HIV ve aktivizmin tarihi Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Kaos GL Derneği 1-2 Şubat tarihleri arasında Ankara’da “HIV ve Ayrımcılık Karşıtı Paydaş Çalıştayı” düzenledi.

Derneğin, HIV’le yaşayan kişileri hedef alan ayrımcılıkla mücadele, yeni tedavi yöntemleri, tedaviye erişim, önleme yöntemleri ve önleme yöntemlerine erişimi alandaki paydaşlarla tartışmak için düzenlediği çalıştaya çok sayıda sivil toplum kuruluşu ve gönüllü danışmanlık ve test merkezi katıldı.

Kurum ve aktivistlerin kendilerini ve çalışmalarını aktarmasıyla başlayan çalıştayın ilk oturumundan Sağlıkta Genç Yaklaşımlar Derneği’nden Pelin Anılan ve Kaos GL Derneği’nden Yıldız Tar Sağlık Bakanlığı’nın “2019-2024 Türkiye’de HIV/AIDS Kontrol Programı’nı değerlendirdi.

İlk evre: 1985-1991, İlk vakalar, medya ve damgalanma

turkiye-de-hiv-ve-aktivizmin-tarihi-1

İkinci oturumda İnsan Kaynağını Geliştirme Vakfı’ndan Muhtar Çokar, Türkiye’deki HIV aktivizminin 30 yılı aşan tarihini anlattı. Çokar; üreme sağlığı, cinsel sağlık ve aile planlaması alanlarında başlayan mücadelenin tarihsel seyrini üç döneme ayırdı. 1985-1991 yılları arasındaki ilk dönemi şöyle aktardı:

turkiye-de-hiv-ve-aktivizmin-tarihi-2

“Bu evre ilk vakaların görüldüğü ve hekimlerin buna yanıt verdiği bir dönem. Bu dönemde medyada da sıklıkla yanlış bilgiler ve damgalayıcı denebilen ifadelerin kullanıldığı bir dönem. Medyada damgalanma ve ayrımcılık çok yoğun olarak yer alıyordu. Düşük insidans ve prevelansın olduğu bu dönemde üreme sağlığı örgütlerinin çalışmaları var. Sağlık Bakanlığı’nın zorunlu testler ve kan kontrollerini uyguladığı bir dönem aynı zamanda. Bu dönemde üreme sağlığı STK’ları sivil toplumda belirleyici. Türkiye Aile Planlaması Derneği, Türkiye Aile Planlaması Vakfı ve İnan Kaynağını Geliştirme Vakfı bu dönemin STK’larından.”

İkinci evre: 1991-2008, AIDS STK’ları, AIDS Komisyonu ve örgütlenme

İkinci evreyi ise 1991 ve 2008 yılları arasında tarifleyen Çokar, bu dönemde HIV’e toplumsal bir yanıtın geliştiğini belirtti. AIDS STK’larının bu dönemde kurulduğunu hatırlatarak şöyle devam etti:

turkiye-de-hiv-ve-aktivizmin-tarihi-3

“AIDS Savaşım Derneği, AIDS’le Mücadele Derneği gibi STK’lar ve Hacettepe Üniversitesi HIV/AIDS Tedavi ve Araştırma Merkezi’nin kuruluşları da bu döneme denk geliyor. Önleme, tanı, tedavi ve destek bu dönemde yoğun olarak tartışılan meseleler. UNAIDS ve Küresel Fon’un destekleri, Sağlık Bakanlığı’nın sivil toplum katılımıyla Ulusal AIDS Komisyonu’nu kurması, uluslararası platformlarla uyum ve alana yeni sivil toplum örgütlerinin girmesi de bu döneme denk geliyor. Bizim de Kadın Kapısı projesi ile seks işçisi trans kadınlarla çalışmaya başlamamız yine bu dönemde oldu.”

turkiye-de-hiv-ve-aktivizmin-tarihi-4

Çokar, “HIV patlaması olacak” ifadelerinin bu evrenin sonlarına doğru artık gerçeği yansıtmadığının anlaşıldığını söyledi. Bu evrenin son döneminde Sağlık Bakanlığı’nın ilgisinin ve STK’lara kaynakların azaldığını ve pozitif derneklerin kurulduğunu hatırlattı. Pozitif Yaşam Derneği ve PODER’in kuruluşunu anlatan Çokar, “Bir yandan bu dönem artık tedavi olanaklarının geliştiği dönem” dedi.

turkiye-de-hiv-ve-aktivizmin-tarihi-5

Üçüncü evre: Hak savunuculuğu!

2008’de başlayan üçüncü dönemin içerisinde olduğumuzu söyleyen Çokar bu dönemi ise şöyle özetledi:

“İnsidansın arttığı, prevelansın ise hâlâ düşük olduğu bir dönemdeyiz. Alana dair sürveyans çalışması bütün taleplerimize rağmen gerçekleştirilmedi. Öte yandan tedavi imkanları çok gelişti. Cinsel sağlık alanına ilişkin fonlar azaldı. Bu dönemde yine hak savunuculuğu arttı ve sivil toplumun odağı değişti. AIDS Savaşım Derneği gibi ikinci evrenin belirgin STK’ları kapanırken; Pozitif-İz, Kırmızı Kurdele gibi hak savunucusu oluşumlar kuruldu.

Çalıştayın üçüncü oturumunda ise Deniz Gökengin “Türkiye’de kilit toplumlar ve HIV: Sorunlar ve Çözüm Önerileri” sunumu yaptı.

Çalıştay hakkında tüm haberler için tıklayın:

“HIV’le yaşayan kişilere ayrımcılık acil ve öncelikli gündem olmalı”

Türkiye’de HIV ve aktivizmin tarihi

“HIV ile yaşayanların kendisini var edebileceği bir alan istiyorum!”


Etiketler: insan hakları, sağlık, sağlık hakkı
Nefret