24/02/2020 | Yazar: Yıldız Tar

Enes Ka, aile zoruyla gittiği “onarım terapisinde” yaşadıklarını anlattı: Seni ne kötü etkileyebilecekse onu yapıyor. Hangi pozisyonda mastürbasyon yapacağını söylüyor. Sadece o birkaç saati değil bütün hayatını etkiliyor.

“Onarım terapisiyle bedenine dokunmadan bedenine saldırıyorlar” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Enes Ka 24 yaşında, gender-fluid (akışkan cinsiyetli) bir performans sanatçısı. Yarattığı Akış Ka karakteri “ikili kalıpları gevşeten evsiz, yurtsuz ve zamansız” oyuncu bir karakter. Dudakların Cengi’ndan Red Bull Müzik Festivali’ne birçok yerde sahne aldı. Reklam filmlerinde oynadı.

Enes kendisini sahnede ifade ederken bir yandan da aktivizmini sürdürüyor. Bütün bunların yanı sıra Enes “onarım terapisine” maruz bırakılan LGBTİ+ gençlerden birisi. Enes 19-20 yaşlarında üniversitedeyken ailesinin zoruyla “onarım terapisine” gitti. Yaklaşık 6 ay boyunca “onarım terapisi” uyguladığını söyleyen, diplomasının olup olmadığı dahi meçhul bir kişi Enes’e “terapi” adı altında duygusal şiddet uyguladı.

“Onarım Terapisi” dosyamız kapsamında Enes ile bu “terapi” sürecini ve kendisinde bıraktığı etkileri, bu etkilerle nasıl başa çıktığını konuştuk.

Ofis şaibeli, diploma yok!

Sömestr tatilinde ailesinin yanına giden Enes Ka’nın ablası Enes uyurken telefonunu karıştırdı ve Enes’in özel yazışmalarını buldu. Bunun ardından aile Enes’i “onarım terapisi” yaptığını iddia eden birine gitmeye zorladı. Enes o günleri şöyle anlatıyor:

“Ben İstanbul’a gittiğimde terapiye gitmem gerektiğini söylediler ve gitmek zorunda kaldım. ‘Ben bunun değişecek bir şey olduğunu düşünmüyorum ama siz istediğiniz için gidiyorum’ dedim. İstekli değildim ama gitmek zorunda kaldım. İnternetten buldukları birinin ofisine gittim. Ofis dediğime bakmayın bu arada, duvarlarda başka birinin isminin yazdığı, haftasonu açık olan izbe bir yerdi. Çok güvenli bir yer de değildi. Terapi uyguladığını söyleyen kişinin diplomasını filan da görmedim.

“İlk görüşmede ‘Ben buraya ailem istiyor diye geliyorum ve bunun değişmeyecek bir şey olduğunun farkındayım’ dedim. Bana “Bize başvuranlar isterlerse yardım ediyoruz’ gibi bir cümle kurdu ama hemen ardından ailemin nasıl bir aile olduğunu, parayı kimin kazandığını sormaya başladı. Babam emekliydi ve bir dükkanımız vardı. Ablam da 18 yaşından sonra orada çalışmaya başladı. Reyon görevlisiydi. Ardından babam yan binasında çeyiz dükkanı açtı. Ablam oranın müdürüydü. Parayı ablam kazanıyordu. Terapist bana ‘Ailende sorumluluk ablanda olduğu için, baba figürü eksik olduğu için böylesin’ gibi saçma bir şey söyledi.”

“Ayakta mı mastürbasyon yapıyorsun, yatarak mı?”

Terapist Enes’te her ne kadar sadece istersen devam ederiz dese ve Enes aile zoruyla geldiğini söylese de görüşmeler beş aya yakın sürdü. Bu süre boyunca Enes “onarım terapistinin” tuhaf ve etik dışı sorularına maruz kaldı:

“Adamın ‘yatarak mastürbasyon yaparsan pasif olursun, ayakta mastürbasyon yaparsan aktif olursun’ gibi bir savı vardı. Anal seks yapıp yapmadığımı sordu. ‘Anal seks yapmadıysan kurtulabilirsin. Anal seks yaptıysan değişmen çok zor. Pasif olduysan bağımlı olursun, kurtulamazsın ama aktif olduysan seni düzeltiriz. Bir kere tadan kurtulamaz’ gibi şeyler söyledi.

“Bu kişi beş altı sene önce 350-400 TL gibi bir seans ücreti alıyordu. O dönem için inanılmaz çok para ve umut tacirliği yapıyor. Tamamen ticaret ve insanları kandırmak üzerine kurulu bir sistemi var. Bizi arada grup terapisine de alıyordu. Rezalet bir grup terapisiydi. Niye beni grup terapisine aldınız, korkuyorum dememe rağmen devam etti grup terapileri. Bana arada diğer gelen kişilerin bütün özel hayatlarını da anlatıyordu. Gizlilik filan diye bir şey asla yok.

“Sorduğu sorular rahatsız ediciydi. Konumundan ve oraya getirilişinden dolayı bir şeyler paylaşmak zorunda kalıyorsun. Benim için çok geçerli değildi ama diğer insanlar için üzülüyordum. Bir general çocuğunu getirmişti mesela. Sürekli bu çocuğun cinselliğini konuşuyorlardı grup terapisinde. Ben neden bu kadar insanların özeline gireyim ki?”

onarim-terapisiyle-bedenine-dokunmadan-bedenine-saldiriyorlar-1

Fotoğraf: Akış Ka sahnede!

“Sadece o birkaç saati değil bütün hayatını etkiliyor”

Bu uygulamanın “inanılmaz zararlı” bir uygulama olduğunu söyleyen Enes, kendisine yaşatılanları şöyle tarifliyor:

“İnanılmaz zararlı bir şey. Karşındaki insan seni ne kadar kötü etkileyebilecekse onu yapıyor. Cinsel saldırı bu aslında. Bedenine, bedeninin yaşayışına saldırıyor. Psikolojik etkisi var. Hangi pozisyonda mastürbasyon yapacağını söylüyor. Bedenine dokunmadan bedenine saldırıyor. Sadece o birkaç saati değil bütün hayatını etkiliyor.

Bırakmam gerekiyordu ve ailemin de ‘düzeldi mi düzelmedi mi’ muhabbetlerini çekmek istemedim. Ailemin maddi durumu yoktu zaten. Lubunyada ne gezer para, haliyle bende de yok. Ben aileme ne yapılması gerektiğini anladım diyerek bıraktım terapiyi. Tabi ki değişmedim ve değişmediğimin de farkındalar.”

*Enes’in uğradığı onarım terapisini de anlattığı hayat hikayesi çok yakında “Akış Ka’nın yolu uzun” başlıklı bir vlog’ta yayınlanacak.

Dosyadaki diğer içerikler:

“Onarım terapisi”: Sağlık örgütleri ne diyor?

CETAD’tan Psikiyatr Cesur: Onarım terapisi meslek etiğine ve insan haklarına aykırı!

Psikolog Apaydın: Çocuklara onarım terapisi uygulanması ciddi zararlara yol açıyor


Etiketler: insan hakları, sağlık, sağlık hakkı
Nefret