08/07/2020 | Yazar: Kaos GL

LGBTİ+ yurttaşları da her türlü tehdit ve baskıya karşı korumakla görevli İçişleri Bakanı, karalama ve kriminalize etmekten vazgeçmiyor.

İçişleri Bakanı LGBTİ+ toplumunu hedef göstermeye devam ediyor! Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Cinsiyet, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ayrımcılığına karşı Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks (LGBTİ+) yurttaşları da her türlü tehdit ve baskıya karşı korumakla görevli İçişleri Bakanı, karalama, kriminalize etme ve hedef göstermeye devam ediyor. 

Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı konferans salonunda dün düzenlenen “Polis Okulları Müdürleri Eğitim ve Koordinasyon Toplantısı”na katılan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “LGBT kavramı”nı bir kez daha “uyuşturucu” ve “terör” ile mücadele konuşmasında birlikte telaffuz etti.

“Bugün birtakım insanlar”ın “devlet aklı olarak ortaya koydukları her adımla, her gelişmeyle mücadele halinde” olduğunu söyleyen İçişleri Bakanı, “Hatta inançlarımızla, değerlerimizle, ahlakımızla mücadele halindeler.” şeklinde konuşurken “misal” diye araya “LGBT”yi kattı.

İçişleri Bakanının konuşmasından Emniyet Müdürlüğü sitesine kaydedilmediği görülen “LGBT” kısmını Anadolu Ajansı aktardı: “Mesela Türkiye'de bugün, LGBT kavramına tahkim ve kabul görme zemini oluşturmaya çalışıyorlar. Bunu savunan ve zemin bulmaya çalışanlarla bizi hiç yanıltmıyor, FETÖ yan yana... Bugün PKK ve onun argümanlarını savunanlarla FETÖ yan yana.”

Bakan, LGBTİ+ toplumunun eşit yurttaşlık mücadelesini yıldırmaya çalışıyor!

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 23 Haziran yerel seçimler sürecinde LGBTİ+ toplumuna, üyelerine ve kurumlarına yönelik sarf ettiği ayrımcı dilden vazgeçmiyor. 

Anayasal güvenceyi görmezden gelip LGBTİ+ yurttaşlara yönelik kurumsal ayrımcı söylemini sürdüren Bakan, daha önce de, hükümet adına İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçim çalışmaları yürütürken, “LGBT”yi de “terör” örgütleriyle birlikte telaffuz etmekte sakınca görmemiş, bir tv’nin “Bakan Soylu Seçim Özel” programında gene “LGBT”yi telaffuz etmişti.

Vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlayıp, her türlü tehdit ve baskıya karşı korumakla görevli olan Bakanlığın, LGBTİ+’ları “vatandaş”tan görmeyip kurumsal ayrımcılığa tabii tutması, nefret söylemine devam edip, hedef göstermesi yerel seçimlerin ardından da devam etti

Cinsel yönelimleri ile cinsiyet kimlikleri “şahsî” siyasî tercihlerine uymasa bile, LGBTİ+ yurttaşların da can ve mal güvenliğini gözetmesi, ifade-toplanma-gösteri ve örgütlenme hürriyetlerine yönelik yasal yükümlülüklere uymakla görevli Türkiye Cumhuriyeti'nin İçişleri Bakanı, geçen yaz katıldığı bir televizyon programında, gene hedef gösterdiği LGBTİ+’lar için, “Türkiye’de meşrulaştırılmaya çalışılıyor, aleni ortaya dökülmeye çalışılıyor” ifadelerini kullandı.

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü yürüyüşünün ardından ise “Bu milletin ahlâkını başkalaştırmak isteyen, bu milletin bütün geleneğini bütün medeniyet anlayışını başkalaştırmak isteyen 50 tane LGBT’li kadın direkt polise saldırdı. Polis hiçbir müdahale ortaya koymadı.” iddiasıyla konuştu.

Son günlerde ise Onur Haftası’nın ardından LGBTİ+’lar kamu görevlileri tarafından hedef gösterildi, sosyal medyada nefret kampanyaları yapıldı. AKP Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal canlı yayında kendisine yöneltilen sorular üzerine “LGBT kimliği sorun görmüyorum. LGBT’yi siyasi dil üzerinden konuşan yapıya dönüştürmek sorun. Eşcinselliğin dayatılmasına karşıyız” dedi.

Kaos GL’den İçişleri Bakanlığı için LGBTİ+ Hakları El Kitabı

Kaos GL Derneği’nin İçişleri Bakanlığı için yayınlandığı “LGBTİ+ Hakları El Kitabı”nda, LGBTİ+ vatandaşların yaşadıkları ağır sorunlara evrensel insan hakları hukukuna dayalı çoğulcu, katılımcı ve demokratik yönetim ilkeleri ışığında çözümler aranmakta ve bu kapsamda uygulanan politikaların, mevzuatın, kurumsal uygulamaların ve denetimin geliştirilmesine yönelik önerilere yer veriliyor. 

“Kamu hizmetlerini yürüten kamu görevlilerinin yanı sıra insan hakları savunucuları ile hak sahiplerinin bilgi ve farkındalık düzeylerinin yükseltilmesine ve aralarındaki diyalog ve işbirliğinin geliştirilmesine katkı sunmayı amaçlıyor. 

Birçok uluslararası ve ulusal hukuk normunun lezbiyen, gey, biseksüel ve trans vatandaşlar ile mülteciler, sığınmacılar, göçmenler ve yabancılar açısından yaşama geçirilmesi noktasında Türkiye’de gerekli ve yeterli düzeyde mevzuat düzenlemesi yapılmıyor ve kurumsal adımlar atılmıyor. Oysa Türkiye’de, hemen her gün, hayatın her alanında LGBT vatandaşlar insan hakları ihlallerine maruz kalıyor; fiziksel ve cinsel saldırıya uğruyor, çalışma yaşamında, eğitim sisteminde, sağlık ve sosyal güvenliğe erişimde diğer birçok alanda ayrımcılığa uğruyor, kötü muamele görüyor, bazen ailelerince reddediliyor, işkence görüyor ve öldürülüyor.”

LGBTİ+ Hakları El Kitabı, “LGBT’lerin yaşam hakkı, özgürlük ve güvenlik hakkı, işkence ve kötü muamele yasağı, konut dokunulmazlığı, düşünce ve ifade özgürlüğü, örgütlenme ve barışçıl toplanma hakları gibi insan haklarına yönelik ağır ihlallerin sona erdirilmesine ve özellikle bu hak ve özgürlüklerin kullanımını engelleyen sorunların giderilmesine yönelik İçişleri Bakanlığı’nın çalışmalarına katkı sağlamak için hazırlandı.”



Etiketler: insan hakları, siyaset
Nefret